31 Aralık 2009 Perşembe

2010'da Yapılacaklar Listesi

Efenim herkes bir liste hazırlamış, ben eksik kalmayayım.

- Daha uçağa binmemiş biri olarak uçakla yolculuk etmek,
- Daha ecnebi bir yer görmemiş biri olarak yurtdışı seyahati yapmak,
- İkinci bir dövme yaptırmak,
- En superinden bir manita bulmak ve aşkların en güzelini yaşamak.
- Ezel'le Tibet yolculuğu yapmak... Yok lan bu Bahar'ın planları dahilindeydi. Olsun ben yine de yazayım belki olur, ama buna henüz tanışmadığım en süperinden sevgilim bozulur. O gün gelsin seçim yaparım.

Liste şimdilik böyle ekleme yapabilirim, hangilerini gerçekleştirdim ömrüm olursa raporalara yaparım , merak edersiniz falan çok hassasım bu konuda...

2010 Kırmızı Don



Hoşgeldin yeni yıl

Güle güle 2009 ,hadi anca gidersin:)


Efenim tüm blogumu takip edenlerin- bu arada tam 35 olmuşuz hoşgeldiniz diyorum bu yazı aracılığıyla- yeni yıllarını en içten dileklerimle kutluyorum.

Yeni yıl hepimize önce sağlık getirsin, -şu an bademciklerimin şiş olması dolayısıyla sağlığın en kıymetli şey olduğunu bir kez daha anlamış bulunuyorum,- sonra huzur , klasik dileklerden gidersek para, mutluluk ama en çok da egzotik geceler getirsin yani aşk getirsin:)

28 Aralık 2009 Pazartesi

Behlül Yeni Saçların Hayırlı Olsun Bebeğim

Evet sevgili Behlül severler, hatta Behlül'ü kısa saçlı daha da severler sonunda senaristler sesimi duydu ve Behlül'e saçlarını kestirdiler. Hem de Bihter'e ayar niteliğinde bir konseptle.
Çok tatlısın canım hep böyle kal sakın uzatma bir daha saçlarını, en azından o toplanacak boya getirme. Bihter aha bu da sana kapak olsun.
O nasıl bir cümleydi lan? ''Saçlarını bile Nihal'den daha çok seviyorsun. ''
Hahaha al sana karakan. Artık Behlül'ü pardon Aşk- ı Memnu'yu izlemek daha bir zevkli, bir de çıplak Behlül görsek arada uzun zamandır havlusunu beline sarılıp gözükmüyordu odalar arası...

Varsa Bir Karizma İşte Onun da Dağıldığı An

Cuma saat 18.45 suları. Bütün haftanın yorgunluğu, soğuk algınlığı ve ayağımın altında olan kaloriferin de etkisiyle kulağımda müzik serviste uyumuş kalmışım efenim. Beni biri dürtüyor ne oluyor diye sıçrayarak uyandım ki ineceğim durağa gelmişiz. Benim inmemi bekliyor servis, nasıl kendimden geçmişsem. -Ha tamam - diyerek kalktım ,kulağımda telefonun kulaklığı kucağımda telefon o yere düştü hadi telefonu ara...-Fena dağılmışım- cümlesi çıktı ağzımda millet beni bekliyor .Of ya offffffffff!
Bir daha kontrollü uyumak farz oldu nasıl becerebileceksem, tutacağım kendimi...

24 Aralık 2009 Perşembe

Bugünkü Rüyamda;

İki gündür ofisi ve o stres yataran tiplemeyi görüyorum. Yine bağırıp çağırıyor rüyamda bile esip geçiyor bir rahat yok. Bilinçaltımda güzel bir yer edindi sanıyorum ki hayırlı olsun.
Bir de milli piyango bileti alıyorum. Toplamda kaç rakamdan oluşuyor bilmiyorum ama ben 5 rakamanı gördüm. Söylemem ama, acaba bulabilir miyim ya son 5 rakamı rüyamdaki gibi olan bilet. Bakalım. Hiç almam bilet ama belkim bu sefer alırım. İşaret mi la yoksa bu:)

Lan Stresss

En katlanamadığım şey haksızlığın yanında özgürlüğümün kısıtlanmasıdır.
Hayatımın yolla+ hazırlanmakla birlikte 13 saati işte geçiyor. 7 saat uyku desem, kalıyor 4 saat. Bir saati duş+ yemek vs. kalan süre max. 3 saat. Bu 3 saat için 13 saate katlanıyorum hem de dışarıda hiç biraraya gelmeyeceğim insanlarla.
Hele bir de bir otorite bozması var ki bende stres unsuru yatarattı iki gündür. Düşüncelerimi ifade edemediğim için de hasta oldum boğazım ağrıyor. O kim oluyor yahu kim ki, bu hastalığı düşünce gücüyle yeneceğim:)
Tüm değişikliklere hazırım, hayata karşı esneğim ve o otoritenin ben taa......Evet kendimi daha iyi hissediyorum şimdi...

22 Aralık 2009 Salı

Güzel Anlatmışlar





İlk fotoğrafta anlaşıldığı üzere sakin halis Van kedisi, ikincide ise serseri İzmir kedisi:)
İzmir bundan ibaret olmasa da güzel bir anlatım yolu bulmuşlar:)


Yani haftaiçi bile kordon tıklım tıklım doluysa insan hak veriyor elbet bu fotografa...




18 Aralık 2009 Cuma

Aşk-ı Memnu- 17.12.2009'daki bölümünden

Adnan en nihayetinde Bihter'e ayar verebilmiştir. Ardından Nihal'in ve en son Behlül'ün kendince verdiği ayar sayesinde artık Bihter'e -ne oluyo la sana kendine gel- diyen birileri olmuş tümünün de aynı güne denk gelmesiyle en sonunda gözlerinden akan bir kaç damla görebilmişizdir.
Sait adamım ya kökünü kurtuacak Ziyagiller'in. Hemen de Süleyman Bey'in güvenini kazandı. Bu hafta eve de yerleşti mi yasak aşkı da kısa sürede öğrenmiş olur zaar.
Bihter kahvaltıda Firdevs'e pis pis bakmaya çalışmış ve yine becerememiştir. Nasıl başrol oyuncusu bu Beren kötü kadını hiç iyi oynayamıyor bir de eşek kadar para alıyor bölüm başına, içim gidiyor yaaa...
Adnan'ın durumu gerçekten acınacak halde. Sen koskoca yalının sahibi ol, kıçıkırık bir kadın gelsin seni göt kadar odada yatmaya mahkum etsin, hem de sana çemkirsin. Adnan'ın *eh yeter artık, bura benim evim benim yatak odam git sen nerede yatarsan yat *demesini iple çekiyorum.
Ayrıca Nihal sütyen olarak ne giyiyorsa aynsından ben de istiyorum. Ne lan öyle ne mucizeler yaratılıyor iççamaşırı dünyasında...
Son olarak Behlül'e sesleniyorum. Tamam yeter ağlama artık gözler kan çanağına döndü uzun boylu erkeklerin kısa boylu kızlardan hoşlanması önermesini doğru çıkarmana uyuz oluyorum ve lütfen saçını kestir bebeğim...

17 Aralık 2009 Perşembe

Günün Sözü Niteliğinde

''Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol.''

MEVLANA

Yine Elektrik Hezeyanı

Annem hala eve dönmediği için akşam yemeklerini genelde kahvaltılık ve makarna tarzı yemeklerle geçiştiriyorum. Dün iş çıkışı dedim yufka alayım bir de patetes kayanatırım, patetesli börek yapar; çayla sıcacık evimde duşumu da yaptıktan sonra huşu içinde bir akşam geçiririm. Servisten indim alışverişimi yaptım, bizim sokağa bir girdim ki yarısı aydınlık yarısı karanlık. Tabii ki bizim ev karanlıklar içindeydi. Bir ay içerisinde ikinci kez yaşanılan vaka neticesinde tepemin tası çok fena attı. Arıza diye bulduğum numarayı arıyorum, cevap veren yok. Kime şikayet etsem, yarın ne yapsam ne etsem diye de sürekli düşünüyorum. Dedim inat ettim duşumu da yapıcam, böreğimi de. Hayır iş ,kariyer ,aşk konuşarında bu kadar hırslı olsam başarıdan başarıya sekeceğim ama bu sadece konu yemek olunca işe yarıyor. Patetesleri ocağa koydum ,onlar kaynarken daha fazla bekleyemeyip ikerim böyle hayatın ızdırabı diyerek banyoya girecekken geldi mal elektrik. Hayallerimi gerçekleştirdim akşama dair. Neymiş efenim :İnandığın şey senin gerçeğindir. İnandım ve oldu :))

16 Aralık 2009 Çarşamba

Ne Çoçuk Ama

Dün akşam eve geliyorum bizim yan komşunun çocuğu ve ekürileri toplaşmışlar bizim evin yamacında ellerinde alevlenen bir cisim sallayıp ateş saçıyorlar etrafa. Bizim evde Turkcell net çekmediği için kapının önünde konuşuyorum telefonla. Bu zibidiler alev saçmaya devam ettiler. Karanlıkta da yüzlerini tam olarak seçemiyorum. Telefon görüşmem sona erdikten sonra -Kimsiniz siz ,nerde eviniz -dedim.
*Az ilerde abla *dedi şişman olan.
Alev saçan susuyor.
-Tamam o zaman, hadi oraya gidin- dedim.
Alev saçan isyankar serseri *Niye* diye sordu.
-Nasıl niye benim evimin önü ,gidin kendi evinizin oraya- dedim.
*Burası arkadaşımızın evi* dedi.
Bizim komşu çocuğu da fırlama nasıl gülüyor ve yorumsuz kalıyor.
Dedim -Bu ne,böyle ateşle oynuyorsunuz.-
*Evet ne olmuş *dedi serseri.
-Ya sen ne kadar saygısızsın önce büyüklerine saygılı olmayı öğren- dedim.
*Niye * dedi.
Ya nasıl pişkin ,nasıl saygısız, nasıl rahat ,nasıl utanmaz!
-Annen görse ateşle oynadığı kızmaz mı?- diye sordum
*Yoo kızmaz* dedi.
Oy dedim oyyy! Biz olsak bize bir büyüğümüz bir şey diyecek nasıl utanırdık, hemen özür dilerdik.Yazık gerçekten yazık...
Tamam farklı bir çocuk, cesur ,özgüven sahibi ama bunu saygısızlık yaparak değil de olumlu yönlerde değerlendirse başarıdan başarıya sekecek ;ama onu yönlendirecek bilinçli anne baba lazım önce..
Allah öğretmenlere sabır ihsan etsin ve anne babalar da daha bilinçli çocuk yetiştirsin.

15 Aralık 2009 Salı

Çabuk Affetmek

Henüz çok iyi bir özellik mi, yoksa saçma sapan bir davranış mı karar veremediğim eylem. Tamam kin tutmak, nefret önce kendine zarar verir bunda hemfikirim. Ama çabuk affetme halinde bu affetme davranışının değmediğini gördüğümde -niye bu kadar iyiniyetli düşünüyorum- diye kendime kızıyorum. Bir örnekle açıklayayım.
Zamanında ipleri kopardığım ama allahın selamıdır hesabı gördüğümde selamı esirgemediğim tipleme beni aradı. Artık şehirden ayrılacağını istersem görüşüp görüşebileceğimizi teklif etti. Dedim- yağmur, soğuk, rüzgar çıkamam- .
*Ben seni alırım arabayla . dedi.
Dedim: Zor olmasın iyi düşün.
*Yok ya ne olacak, gelirim.* dedi.
-Ok ,eyvallah.- dedim.
Çıkmamıza bir saat kala *ben yorgunum* diyip planı iptal etti.
Ben seni affetmiştim, buralardan gidiyorsun diye de görüşelim son bir defa demişim yine iyiniyetimle. Teklif de senden gelmiş , nasıl utanmadan iptal ediyorsun. Hem de son dakikada. Mal olduğunu biliyordum lakin ah işte bunu niye utuyorum ki..
Neyse .ikimde değil onunla çıkıp çıkmamak. Hatta sabah aman iyi ki çıkmamışım uyuzla dediğim de oldu. Ama bu kadar iyiniyetli olmayacağım artık böyle gerzeklere ...

İşyerinde Gülmek İstediğimde...

Birinin bir fotoğrafı var ona bakıyorum ve tüm dertleri unutup şen kahkahalar atma dürtüsüyle mutlu oluyorum.
En salaş halini vermeye çalışmış fotografta. Evinde oturuyor, eşofmanı var üstünde.
Gençliğini yaşayamamış ,çoşmak istiyor ama evlenmiş erken yaşta çoçuğu da olmuş. Aklı fikri gezmekte tozmakta. Çünkü maddi imkanları olmasına rağmen yapamıyor ,sorumluluk var. O da o fotoğrafını koyarak- ben salaşım ,özgürüm imajını -vermeye çalışmış. Yemezler bebeğim yemezler..
Ama sen böyle mutlu olacaksan kabulumdür. Bir insanın mutlu olması halka misali benim ve bir çok kişinin mutluluğu olabilir diyerek bağlayalım pozitif düşünceye...

10 Aralık 2009 Perşembe

Bir Öğle Arası Versiyonu

Nası yağmur yağıyor dışarda, soğuk da çıkmış. Yağmura karşı bir parlament tüttürdüm sevgili blog. Başım döndü ufaktan alışık değil bünye . Hemen dişlerimi fırçaladım, elimi yıkadım amma sindi la üstüme başıma. Ne pis bir şeymiş şu cigara. Her daim nasıl içiyorlar anlamam...

İki Rüya Birden

Sevgili günlük, bugün yine beni etkilen iki rüya gördüm. Bir yoldan geçmem gerekiyor. Akşam vakti yolun biraz ilerisinde topraklar yığılmış yer de toprak zaten ve karanlık oradan geçersem ilerde evler ve lamba var. Ama acayip tırsıyorum karanlık diye ve bir adam görüyorum ondan da korkuyorum ( Lan şimdi aklıma geldi geçen elektrik kesintisindeki taciz falan mı bilinçaltımı etkiledi, neyse devam edeyim) Yolun başında durmuş ne yapsam acep diye düşünürken bir çift görüyorum karı koca olabilir yanlarında golden köpekleri var. Ahanda diyorum onları takip edeyim ve onları izliyorum. Onlar farklı bir yoldan geçiyorlar daha uzun ama güvenlive aydınlık. Hatta onlarla bir ceyizlik dükkan gibi bir yere geliyoruz. Bu kadarını hatırlıyorum. Hatun tombiş ,sevimdi uzun düz saçlıydı( dün wipe outta yarışan kızdan esinlendim sanırım .)

Yorumu: Sevgili purplelife kızım şu an riskli belki de cesaret göstermen gereken ama başına bir iş de gelebilecek bir dönemeçtesin. Ama sen bu yolu denemeyi değil birilerinin de sayesinde uzun meşakatli ama güvenli yolu tercih edeceksin, sonunda da evlilik var her ne kadar damat adayını göremediysen de ceyizlik eşya buna delalettir:)

Sonra abi ofisteyiz nası kalabalık iki gruba ayrılıyor gibi insanlar. Biz bilmem ne grubundayız ama ben bir ara dışarı çıktığım için konuya tam hakim değilim. Hatta biri soruyor grubun ismi ne diye söyleyemiyorum. Ama Uğur Mumcu ile başlıyormuş( Bu da geçen gördüğüm kitaptan esinlenmedir.) Sonra telsiz telefon dağıtıyorlar ben de alıyorum. Nereme sokcaksam. Sonra tek sıra halinde duruyoruz. Ne bileyim ya burdan sonrasını da hatırlamıyorum. Buraları çok anlamsız olmuş tam uyanmaya yakındı sanırım.Bu rüyam yorumlanamayacak kadar saçma..

Yılın Son Kapıdışarı Edileni

Gün geçmiyor ki facebooktan bir kişiyi daha silmeyeyim. Ne kendini bilmez biriymiş arkadaş. Az kalsın onunla görüşmek gibi büyük bir hata yapıyordum da Allahtan Fatoş'cuğum sözleri beni engelledi. İyi de engelledi. Gerçek yüzünü gördük, tam da tahmin ettiğimiz gibiymiş Fatoş'um. Diyaloglar cinsel içeriğe kaydı mı devamı var ve hatta daha da ilerletmek istiyor, ilerletmezsen de kapatıyorum muhabbeti diyor. Bu ne lan! Sapık mıdır nedir? Acıdım ona, zor günleri destek olurum belki dedim pes, neyse büyüklerin sözünü dinlemeye devam...

8 Aralık 2009 Salı

Ezel/ Sadakat

Ne diziymiş kardeş , müptelası oldum. Böyle Türk dizisi izlemedim, hem de show tv'de.
Bu son bölümünde dayının sadakatla ilgili şu cümleleri beni benden almıştır.
'' Sadakat ya birine doğru koşmaktır, ya birinden kaçmaktır .Sadakat erdem değildir aslında, sevgiden kör olmaktır. Hep kaçtığın şeye, eninde sonunda yakalanmaktır sadakat. Yemin etmeden bir daha düşün, çünkü sadakatle başlayan her şey ihanetle biter.''
Ne sözler ama...
Dayının o düğümleri çözüp adamlarını da yanına aldığı sahnede yani bir bakıma da Ali'nin göt gibi kalıp arka arkaya ne oluyo lan repliğine geçişinde sevinçten evde bir başıma el çırpıp çığlık attım.
Benim de dayım olur musun Ramiz?

Ezel'in tuvalette Ali'ye verdiği ayar çok iyiydi. Ali'nin -Kimsin sen?- sorusuna -Ben her şeyi olan ama kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adamım.- lafıyla ayar vermesi ve Cengiz'in Eyşan'ı aldatma görüntülerinde Eyşanla birlikte şahit olurken o aradan Cengiz'e intikam dolu pis pis bakışı harikaydı.
Ömer'in babasının sofranın başında Ömer için ağlaması ve atölyede Ömer'in eşyalarını Can'a verdikten sonra hafiff pişmanlık içeren konuşmaları hüzünlendiriciydi.
Eyşan'ın aldatılan kadın profolinde o anda yani aldatıldığını öğrendiği anda neler hissedebileceğini çok iyi anladığımdan sonraki merdiven başında ağlaması başarılı ve inandırıcıydı.
ve son olarak;

Dayı yigenin olmak istiyorummmm...

7 Aralık 2009 Pazartesi

Bir Cumartesi Opus Gecesi

Gecenin daha doğrusu sabahın bir vakti yatıp sabahın 9'u gibi makul bir saat dilimde uyanınca haftasonu daha bir uzun geliyormuş.
Cumartesi Opus gecesinden izlenimlerim şöyle ki: Eh be Yiğit'im anladık eşinin doğumgünüsü. Anladık çok seviyorsun eşini, ona da tabiyki eyvallah da bilader hey hacı tüm şarkılarda şarkı aralarında barda sadece o varmış gibi yapman seni izlemeye gelmiş bizlerle hiç ilgilenmemen biraz sinirimizi bozdu elbet. Demek 5 Aralık civarı seni izlemeye gelmemek gerekmiş. Bu da bir tecrube. Tabi Dungeon'daki performansı göremedik Opus'ta lakin eğlendik.

Saatın 4'unde Alsancak'ın gündüz vaktiymiş gibi kalabalık olması *way anasını biz rüya remlerinin bilmem kaçıncı evrelerindeyken insanoğlu eğleniyormuş meğer* dedirtip gece hayatına özendirmedi değil bu yaşta.
İzmir'i seviyorum üleynnn..

3 Aralık 2009 Perşembe

Bu Hasretlik Başkaymış Yaw

Gerçekten bambaşka bir hasretlik bu. Ahmet Abi'nin şafak 45. Manisa'dayız. Adana göreceğimiz günler de gelekecek nasipse.
Canım kankam, kardeşim, biriciğim seni çok özledim....

Pilatesle 8. Ayımız

Son üç aydır ilişkimiz sekteye uğradı maaalesef. Hoca değişti, saatler değişti, kış geldi, hava erken karardı vs derken ilişkimiz geçen ay durma noktasına geldi. Ama bu ay ilişkimizi alevlendirme çalışmalarım olacak.
Annem evde olmadığından güzel yemekler yok ve gecenin bir vakti de olsa evde tv izlerken mesela pilates yapabiliyorum. Bu ay için dün bir saatlik çalışma yaptım. Bakalım ayda 10 saat yapabilirsem iyi benim için. Şubat ya da Mart gibi bir salonda devam ettireceğim.

Diş Tellerimle 3. Ayımız

Diş tellerimizle birlikteliğimizin 3. ayını da tamamlamış bulunuyoruz. Geçen sıkıştırma operasyonunda canımı bayağa bir acıttıydı ama olsun seven ne yapmaz. Acısına katlanıyorum. Beni asosyalliğe itse de aşkları bile erteletse de bekliyorum sabırla. Sanırım en az bir üç ayımız daha var. Düzelme var elbet. Ama istediğim düzeyde değil. Daha zamanı var zaten. Fotoğraflar mı yok artık, o en son. Önce -sonra şeklinde yayınlayacağım..
İnsan alışıyor tabi belli bir süreden sonra. Ama sabır gerektiren bir şey. Bazı fedakarlıklar gerektiriyor. Mesela her allahın günü içtiğim türk kahvesini içmiyorum. Braketleri sarartıyor diye. Kontrole yakın içeceğim, o da braket yenilendiği için. Yoksa sapsarı dişlerle gezmek daha da eziklik yaratıyor. Şimdik kahve içmediğim ve her yemekten sonra fırçaladığım için fena gözükmüyor. Bu ay çift lastiğe geçildi, ve üst taraftaki tel daha kalın imiş. Öteki aya görüşürüz canım bakalım bu ay değişiklik ne düzeyde olacak?
Sabırla beklemedeyim...

Elektrik Kesintisi

Son günlerde mahallede sıkça yaşadığımız saçmalık. Ayıp lan. Bu kış günü saatlerce hem de akşam elektrik kesilir mi? İşin enteresan tarafı karşı sokakta full aydınlanma, bizim sokak karanlıklar içinde. Sokak lambalarının da yanmamasından cesaret edip akşamın henüz 19'unda laf atıp elle tacizde bulunmaya çalışan o or. çocuğuna da bildiğim bütün küfürleri saymadım değil. Artık eve gelirken çayımı demlerim, açarım klimayı ,geçerim televizyon karşısına dinlenirim demeye korkuyorum. Salı günü dedim karanlıklar içinde kaldım. Tekrarlanmasını ümit ediyorum, çok da ümitli olmasam da...

2 Aralık 2009 Çarşamba

2009 Aralık Ayı Kova Burcu Yorumu

Aşk ve İlişkiler
2 Aralık tarihinde Güneş ve Ay gezegenleri arasında meydana gelecek Dolunay etkisi altında, aşk hayatınız, sanatsal faaliyetleriniz, sosyal hayatınızla alakalı konularda ani kararlar vermemeye özen göstermelisiniz. Bu günlerde karşınıza çıkabilecek kişi konusunda iyimser davranmamaya çalışmanız faydalıdır. Aşk hayatınızla ilgili sorunları bu enerji altında çözmeye çalışmanızın pek bir anlamı olmayabilir. Borsa ve spekülasyon, şans oyunları veya bu türlü mevzularda paranızı risk altına alabilecek kararlardan uzak durmanız faydalıdır.
2-25 Aralık tarihleri arasında Yay burcunda ilerlemeye başlayacak Venüs gezegeninin sizler açısından anlamı özellikle yabancı uyruklu kişilerle tanışmanız, sosyal faaliyetlerinizin ön plana gelişi olduğu gibi, yolculuk, eğitim, ekip halinde yapılan çalışmalar esnasında karşılaşacağınız özel bir kişinin işareti de olabilir. Bu enerji kısa sürelidir. Aralık ayının kendi içindeki yoğunluğu nedeniyle geri hareketler başlayana kadar bu olumlu dönemin keyfini sürünüz. Size yeni dostluklar kazandırması ve herkesin yararına olabilecek çalışmalarda ön sıralarda yer almanızı sağlayıcı olan bu enerjiyi bir hediye paketi gibi düşünün. İçini açın, keyfini sürün ve lezzetinden yararlanın. Sosyal haklarınız konusunda duyarlı, barış dolu bir dünya kurmak için elbirliği, farklı kültürleri araştırmaya gönüllü bir ruh haliyle hareket edeceğiniz bu dönemde, ilginç projelerde yer alarak, ülke dışına çıkarak güçlü insanlarla bir araya gelerek kendinizi geliştirebilir, büyütebilirsiniz.
16 Aralık tarihinde Yay burcunda meydana gelecek Yeniay etkisi altında öncelikle arkadaşlık ilişkileriniz fazlasıyla ön plana çıkabilir. Gerek iş yerindeki arkadaşlıklar gerekse sosyal hayatın içinde birlikte olduğunuz dostlarınız için her türlü fedakarlıkta bulunabilir, arkadaşlarınıza destek vermekten zevk alabilirsiniz. Kimileriniz, bir yakın dostu sayesinde iş bulabilir veya yine bir dost sayesinde işinizde başarılı noktalara gelebilirsiniz. Sizin için bu enerji altında dostluklar son derece önemli olduğundan iyi bir can dosta büyük ihtiyaç duyabilirsiniz. Grup aktivitelerinde söz sahibi olabilir, projelerinizi geniş bir grubun içinde uygulamaya çalışabilirsiniz. Çevre değişikliği size oldukça iyi gelebilir ve siz bu yeni çevrede sizinle aynı amacı paylaşan kişilerle bir araya gelerek faaliyetlerde bulunabilirsiniz. Duygusal ilişkilerinizde ise, eşinizle arkadaşlık kurmak ve onunla paylaşımda bulunmaktan zevk alabilirsiniz. Bu iki haftalık süreç içinde, evlenmiş, ayrılmış çocuğu olan biri dikkatinizi çekebilir veya böyle bir ilişkiniz varsa bu süreçte ilişkinizin yaşamınızda daha fazla yer edineceğini söyleyebiliriz. Kimileriniz için özgür ilişkiler önemliyken bazı Kovalar bu süreçte yalnız kalmayı tercih edebilirler. Her Kova aynı olayları yaşamıyor olsa da, Yeniay etkisinin sizler açısından gayet olumlu gelişeceğini söyleyebiliriz. Bu enerjinin sizlere güç, başarı ve mutluluk getirmesini diliyorum.
Mars Geri Hareketi Hakkında Genel Not
20 Aralık-10 Mart 2010 tarihleri arasında Aslan burcunda geri harekette olacak Mars gezegeni tüm burçlar açısından son derece önemli bir dönemin göstergesidir. Geri hareket dönemleri bana göre onarım sürecidir. Yani durursunuz, şöyle ardınıza bir bakarsınız, neler aksamakta neler ters gitmekte, neleri tamamlamanız gerekiyor veya hangi konuda temkinli olmanız lazım. İşte bütün bunları gözden geçirmek için aslında son derece yararlıdır. Ancak tek dikkat edilmesi gereken nokta bu tarihler arasında önünüze çıkacak fırsatları iyi incelemek, hemen olur yanıtı vermemek, beklemede kalıp yakından gözlemlemektir. Ben geri hareketi, seyahat esnasında verilen kısa molalara benzetiyorum. Yani hedefe gitmeden önce durup eksikleri giderme zamanı. Fakat bilirsiniz insan egosu gereği sabırsızdır. İster ki bir an önce amacına erişsin, beklemeyi bilmez. Oysaki bazen durup dinlenmek gerekir. Fakat o bekleyiş süresi canımızı sıktığı için doğal olarak her geri hareket sözünü duyduğunuzda canınız sıkılır. Halbuki bu dönemin de kendi içinde oldukça faydalı yanları vardır. Şimdi gelin her burca göre etkili olduğu alanları, bu alanlarda yapılması gerekenleri ve tüm burçlar olarak ne yapmalıyız sorusuna cevap arayalım.
Mars Geri Hareketinin Siz Kovalar Açısından Etkili Olduğu Alanlar
1-Uzun süredir devam eden ilişki2-İlişkinizdeki ortaklık duygusu 3-Evlilik hayatınız 4-Seçilecek eş, yakın ve samimi dostluklar, hak, adalet, hukukla ilgili konular,5-Çiftler arasındaki uyum ve uyumsuzluklar
Mars Geri Hareketi süresince yukarıda belirtilen alanlarda:
-Başkalarının onayına ihtiyaç duyabilirsiniz.-Hareketleriniz kısıtlanabilir.-Tek başına kaldığınızı hissedebilir, kendi kendinizle mücadele edebilirsiniz.-Sinirli tepkiler gösterebilirsiniz.-Kendinizden şüphe edebilirsiniz.-İhtiyaçlarınızı karşılamakta zorluk çekebilirsiniz.-Bu konularla aşırı ilgilenebilir veya tümüyle vazgeçmeye kalkışabilirsiniz.-Saplantılı, aşırı gururlu, kibirli, kendini beğenmiş davranabilirsiniz.-Sıra dışı davranabilirsiniz.-Kendi içinize dönerek olayları gereğinden fazla abartabilirsiniz.-Mücadeleden kaçabilirsiniz.
Tüm Burçlar Ne Yapmalı?
-Geri hareket boyunca maddeler halinde sıralanan konularda eksiklerinizi gözden geçirmeli,-Yenilik anlamında herhangi bir karara varmamalı, beklemede kalmalı, ölçüp tartmalı.-Sabırsız olmamalı, bildiğinizi okumamalı.-Gücünüzü yanlış kullanmamalı.-Enerjinizin düşük olacağından kendinize fazlasıyla dikkat etmeli, özen göstermeli.-Tartışmalardan kaçınmalı, durumunuzu bilinçli bir şekilde ele almalı.-Bu dönemde ertelenmeler, gecikmeler veya tümüyle durmalar söz konusu olabilir. Sakin olmalı.-Meydana gelen gelişmelere, değişen koşullara temkinli yaklaşmalı ve sabırlı olunmalı.-Kendinize olan güven duygunuzu kaybetmemeli, bekleme süresince olayları kendi akışında değerlendirmeli.
Merkür Geri Hareketi
26 Aralık 2009-15 Ocak 2010 tarihleri arasında Siz Kovalar
1-Gizli ilişkiniz, bastırılmış öfkeleriniz, seçimleriniz, geçmişe ait deneyimleriniz,2-Bilinçaltınızdaki tüm meseleler, dünyadan uzaklaşma isteğimiz(inziva), kaçışlarınız,3-kaçamaklarınız, gizli işleriniz, gizli düşmanlarınız, yüzleşmekten kaçındığınız konular, geçmiş hayatınızla ilgili tecrübeler,4-Edebiyatla ilgili çalışmalar (roman, şiir, senaryo), rüyalar, kaçışlarınız(televizyon izlemek, alkol, ilaç bağımlılığı, sürekli bilgisayar başında olma hali, sürekli uyumak gibi),5-meditasyon, iyileşme ve tedavi yeteneğiniz(nekahet dönemi), yüksek bilinci, istekleriniz ve zorunluluklarınız, yaşamdaki yönünüzü etkileyen güdüleriniz,6-fizikötesi deneyimleriniz(mistizm, huşu, arınmak için yapılan tüm eylemler), şefkat ve merhametiniz, gizlilik içinde yaptığınız iyilikleriniz,7-Gizli görüşmeleriniz, ruhsal sınır ve sınırsızlıklarınız, sırlarınız
Merkür geri hareket süresince yukarıda belirtilen alanlarda:
- Belirtilen tarihler arasında yeni bir karar alınmamalı, dikkatli olmalı.- İletişimde hoşgörülü tarzda, birlik beraberlik ruhu içinde hareket etmeli.- Hedeflerinizi gözden geçirmeli, acele kararlar almamalı.- Durumunuzuriske atacak faaliyetlerde bulunmamalı, dikkatli olmalı. -Bu süreç içinde yukarıdaki konularda baskılarla, gecikmelerle, tersliklerle karşılaşmanız halinde ani kararlar vermemeli, karar değişikliklerine gidilmemeli, elinizden geldiğince sakin olmaya çalışmalı.-İletişim kurmakta zorlanacağınız için, olayları kendi akışı içinde değerlendirmeye çalışmalı.-Geri hareketten çok önce karar verilmiş konular-Yukarıdaki konularda çok önemli bir gelişmeyle karşılaştınız ve karar vermek için süre ne yazık ki az ve şöyle bir düşündüğünüzde bir daha böyle bir fırsatın önünüze çıkması neredeyse imkansız. O zaman yapmanız gereken çok çok dikkatli incelemek, analiz etmek ve güvenliğinizi kesinlikle sağlayacak tarzda hareket etmektir. Görünenlerle yetinmeden, her şeyi detaylı bir şekilde ele alarak, tek bir açık nokta bırakmadan veya tek bir parça eksik kalmadan hareket edebiliyorsanız geri hareketin bitmesini beklemenize gerek yoktur. Uygulayabilirsiniz.-İç dünyanıza yönelerek her ayrıntı üzerinde iç gözlemde bulunmaya başlayabilirsiniz.-Unuttuğunuz, aklınızdan çıkmış düşünceler birdenbire yenilenmiş haliyle hatırınıza gelmeye başlar. Bunlar üzerinde gözden geçirmelerde bulunabilirsiniz.-Anlaşmazlık yaşadığınız her kim varsa onunla bir araya gelerek sorunlarınızı çözebilirsiniz.-Daha önce verilmiş bir kararı tekrar ele alabilirsiniz.-Bütün bu durumlar gözden geçirildikten sonra yukarıda maddeler halinde sıralanan alanlardaki planlarınızı 22 Ocak 2010 itibariyle yürürlüğe koyabilirsiniz.
Gölgeli Günler: Tedbirli olmak açısından geri hareketin başlangıç tarihinin bir hafta öncesi olan 19 Aralık 2009 ve bitim tarihinin bir hafta sonrası 22 Ocak 2010 tarihleri göz önüne muhakkak alınmalıdır. Bunlar geri hareketin gölgeli günleri olarak bilinmekte ve etki alanı içinde olduğu düşünülmektedir.
İş ve Kariyer
5 Aralık tarihinde Oğlak burcunda ilerlemeye başlayacak Merkür gezegeni 26 Aralık tarihindeki geri hareketine kadar düz olarak seyrini sürdürecektir. Bu enerjinin sizler için anlamı, geri plana çekilerek gerek iş ve gerekse her konuda kendinizi gözden geçirmeniz ve sizin için önemli meselelerde doğru kararlar verebilmek adına, olayların üstüne ciddiyetle eğilmeniz demektir. Bu süreç içinde, özgür yaklaşımlara sahip bir kişi olarak sorumluluk içinde hareket etmeniz mümkündür. Geçmişte yaşananların muhasebesini yapacağınız bu dönemde, şu ana kadar yaşadığınız olayları ciddi bir bakış açısı altında süzgeçten geçirerek yeni düzenlemelerde bulunabilir, yanlışlarınızın, eksiklerinizin farkında olarak bundan sonrası adına daha dikkatli hareket etmeye özen gösterebilirsiniz. Bu süreç içinde oldukça sakinsinizdir. Hiçbir şeyi aceleye getirmemeye özen gösterebilirsiniz. Özellikle bu dönemde incelemeden, üzerinde düşünmeden anlaşmalar imzalamamaya dikkat ediniz. Önünüze çıkabilecek fırsatlar üzerinde iyice incelemede bulununuz ve bunları sürecin bitiminden sonra yürürlüğe almaya çalışınız.
31 Aralık tarihinde Yengeç-Oğlak burç aksı üzerinde meydana gelecek Dolunay ve hemen akabinde oluşacak Kısmi Ay Tutulması etkisi tüm burçlar için farklı yaşam alanlarında yapılacak düzenlemelerin ve dikkat edilmesi gereken noktaların altını çizmekte. Siz Kovalar için anlamını birlikte ele alalım. İş hayatınızı düzenli ve verimli sürdürmeniz için herşeyden önce bedensel ve zihinsel açıdan sağlıklı yaşamanız, düzenli beslenmeniz ve gündelik hayatınız içinde stres, yorgunluk ve gerilimli tepkilerden uzak durmanız lazımdır. Günlük yaşamda her insanın yapmakla yükümlü olduğu görevleri bulunmaktadır. Kimileri evde, kimileri ise iş yaşamının içinde rutin bir şekilde yapılması gereken görevleri yerine getirmeye çalışır. Bunlar şöyle bir genel olarak düşündüğümüzde belirli bir düzen içinde sürüp gider. İhtiyaçların düzgün bir şekilde karşılanması ve güven dolu bir hayat sürebilmek için sağlığımıza son derece dikkat etmek, düzenli beslenmek, uykumuza, dinlenmemize özen göstermek gerekir. Bu konularda dikkatsizlik yapmak, bile bile zararlı alışkanlıkları sürdürmek zamanla iş gücü kaybına ve rahatsızlanmamıza neden olabilir. Bütün bunların sonucunda ise, görevlerinizi yerine getiremediğiniz gibi gereksinimlerinizi karşılamanız da güçleşebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bundan sonrası adına hayatınıza bir düzen kurmak, yeteneklerinizi gösterebileceğiniz bir alanda iş sahibi olmak, seçimlerinizi doğru düzgün bir şekilde yaparak yaşamınıza yön vermektir.
Böylece hem başkalarına hem de kendinize karşı olan sorumluluklarınızı yerine getirmiş olur hem de geleceğinizi garanti altına almış olursunuz. Gelişiminizi bu şekilde sağlamanız zamanla çalıştığınız alanda ustalaşmanıza ve diğer insanlara bilgi ve deneyimlerinizi aktararak onların da verimli bir şekilde hayata katılmasına yardımcı olabilirsiniz. Bu durum gerek ruhsal açıdan gerekse maddi anlamda kimseye muhtaç olmadan hayatınızı kurgulamanızı sağlayabilir. Şimdi dolunay etkisi altında kendinizi bir kez daha gözden geçiriniz ve aksayan noktaları tespit ederek, izlediğiniz yolda varsa eksiklerinizi tamamlayınız yoksa daha fazla ilerlemek adına neler yapabilirsiniz bunları tespit ediniz. Bu alanda olabilecek ters gelişmelerde lütfen dürüst olunuz, sizden kaynaklanan bir yanlış varsa bundan sonrası adına hatalarınızdan ders alarak yeni düzenlemelerde bulunmaya çalışınız. Böylelikle apansız durumlarla karşılaşmaz, dünyadan soyutlanmaz, keyifsiz ve sağlıksız yaşamaz mutlu ve huzurlu olursunuz. Tam tersi durumda ise bu dolunay sizin için oldukça eğitici ve tedirgin edici geçebilir.
Parasal Konuları
Merkür gezegeninin geri hareketi sadece aşk yaşamınız ve geri planda kalan konularla alakalı kalmayıp başkalarıyla ortaklaşa paylaştığınız paralar ve aşağıda maddeler halinde size bildirilen finansal konularda da etkilidir. Şimdi gelin bunları birlikte gözden geçirelim.
26 Aralık 2009-15 Ocak 2010 tarihleri arasında Siz Kovalar
1-Bankalarla alakalı kredi girişimleri veya borçlarınız,2-Yatırım ve muhasebe ile ilgili tüm hesaplar3-Ortak kazançları, evlilikle kanalıyla edinilen maddi gelirler,4-Başkalarıyla olan finansal ilişkileriniz5-Vergiler, sigorta, mirasla ilgili durumlar, değişimler
Merkür geri hareket süresince yukarıda belirtilen alanlarda:
- Belirtilen tarihler arasında yeni bir karar alınmamalı, dikkatli olmalı.- İletişimde hoşgörülü tarzda, birlik beraberlik ruhu içinde hareket etmeli.- Hedeflerinizi gözden geçirmeli, acele kararlar almamalı.- Durumunuzuriske atacak faaliyetlerde bulunmamalı, dikkatli olmalı. -Bu süreç içinde yukarıdaki konularda baskılarla, gecikmelerle, tersliklerle karşılaşmanız halindeani kararlar vermemeli, karar değişikliklerine gidilmemeli, elinizden geldiğince sakin olmaya çalışmalı.-İletişim kurmakta zorlanacağınız için, olayları kendi akışı içinde değerlendirmeye çalışmalı.-Geri hareketten çok önce karar verilmiş konular-Yukarıdaki konularda çok önemli bir gelişmeyle karşılaştınız ve karar vermek için süre ne yazık ki az ve şöyle bir düşündüğünüzde bir daha böyle bir fırsatın önünüze çıkması neredeyse imkansız. O zaman yapmanız gereken çok çok dikkatli incelemek, analiz etmek ve güvenliğinizi kesinlikle sağlayacak tarzda hareket etmektir. Görünenlerle yetinmeden, her şeyi detaylı bir şekilde ele alarak, tek bir açık nokta bırakmadan veya tek bir parça eksik kalmadan hareket edebiliyorsanız geri hareketin bitmesini beklemenize gerek yoktur. Uygulayabilirsiniz.-İç dünyanıza yönelerek her ayrıntı üzerinde iç gözlemde bulunmaya başlayabilirsiniz.-Unuttuğunuz, aklınızdan çıkmış düşünceler birdenbire yenilenmiş haliyle hatırınıza gelmeye başlar. Bunlar üzerinde gözden geçirmelerde bulunabilirsiniz.-Anlaşmazlık yaşadığınız her kim varsa onunla bir araya gelerek sorunlarınızı çözebilirsiniz.-Daha önce verilmiş bir kararı tekrar ele alabilirsiniz.-Bütün bu durumlar gözden geçirildikten sonra yukarıda maddeler halinde sıralanan alanlardaki planlarınızı 22 Ocak 2010 itibariyle yürürlüğe koyabilirsiniz.
Gölgeli Günler: Tedbirli olmak açısından geri hareketin başlangıç tarihinin bir hafta öncesi olan 19 Aralık 2009 ve bitim tarihinin bir hafta sonrası 22 Ocak 2010 tarihleri göz önüne muhakkak alınmalıdır. Bunlar geri hareketin gölgeli günleri olarak bilinmekte ve etki alanı içinde olduğu düşünülmektedir.
Aralık Ayı Astrolojik Takviminiz
Pozitif Enerjili Günler :2-3-10-11-14-15-16-19-20-21-24-25-26-29-30
Zayıf Enerjili Günler :1-6-7-12-13-27-28
Aşkta En Şanslı Günler :24-25-26
Parada bereketli günler : 22-23
Yeniay :19-20-21(Ay gezegeninin Kova burcunda olduğu günlerdir. Sizin için yeniay anlamı taşır. Bilinçli istekleriniz ile bilinçaltınız uyumludur ve yeni başlangıçlar için taze enerji anlamı taşır)
Dolunay :6-7(Ay gezegeninin Aslan burcundan geçtiği ve sizin burcunuzla karşıtlık yaptığı günlerdir. Final, bitişler, duygularınızla düşünceleriniz arasındaki çekişmedir. İyi dengelenmesi halinde yapıcıdır. Zayıf enerjidir. Fiziksel olarak kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz.)

2009 Aralık Ayı Yay Burcu Yorumu

22 Kasım-21 Aralık tarihleri arasında, Güneş gezegeninin bugünden itibaren bir ay boyunca burcunuzda seyredecek oluşudur. Bu sizler için yeni bir yaş anlamı taşıyacağı gibi, kendinizi dış dünyada ifade etmeniz açısından da oldukça şanslı bir dönemdir. Sizler bu etki altında, özgürlüğünüz konusunda her zamanki gibi hassas davranacak, yeni girişimler için hevesli olacak ve başkaları üzerinde liderlik gücünüzü göstermek isteyeceksiniz.
Kimileriniz bu etki altında kozasından çıkmış kelebek misali yenilikleri yaşamak adına abartılı bir şekilde hareket edebilir, kimileriniz ise uzun zamandır girişimde bulunmayı düşündüğü halde geri planda bırakıldığı için bir türlü adım atamadığı konularda daha cesur davranabilirler. Her ne olursa olsun gayet olumlu bir süreçtir fakat yay enerjisinin aşırı genişlemeyi tetikleyen enerjisinin bilincinde olarak dikkatli hareket etmeyi de ihmal etmemelisiniz. Şimdi sizler, dış dünyada kendi varlığınızı insanlara ispat edebilir, coşkunluğunuzla birçok kişiye örnek olabilirsiniz. Sizi baskı altına alan herşeyden uzak kalmayı isteyeceğiniz bu dönemde size tavsiyem sorumluluklarınızı ne olursa olsun ihmal etmeyiniz.
2-25 Aralık tarihleri arasında burcunuzda ilerlemeye başlayacak Venüs gezegeni, aşk ve ilişkiler konusunda sizi destekleyici, huzur duygusu ve yaşamın zenginliklerini yüreğinizde hissetmenizi sağlayıcıdır. Bu etki altında siz Yaylar bir yandan popülerliğinizin yükselişine diğer yandan dış dünyada sizi tanıyan tanımayan herkesin dikkatini kolayca üzerinize çekiyor olmanın keyfini çıkarabilirsiniz. 225 gün sonra gelen bu şanslı dönem kısa süreli olsa da, bunu bir hediye paketi gibi düşünüp keyfini çıkarmaya bakın. Bu enerji sayesinde tavırlarınızdaki asalet ve doğallık, konuşmalarınızdaki dürüstlük ve akıcılık, sizi diğerlerinden ayıran son derece etkili silahınız olacaktır. Karşı cins üzerinde hem bilginiz hem de görünümünüzle etkili olacağın bu üç haftalık dönemi en güzel şekilde değerlendirmeye bakın. Sevdiklerinizle bir araya gelin, kendinizi şımartın, birlikte olduğunuz kişiyle güzel anlar yaratmaya bakın. Sorunları olanlar oturup tatlılıkla konuşun. Eğer yüreğinizdeki sevgi devam ediyorsa, altından kalkamayacağınız hiçbir sorun yoktur. Beraberliği olmayan Yaylar ise, bu kısa seyirde yeni biriyle tanışma fırsatı bulabilirler. Yine bu dönemin bir başka yansıması ise, yolculuklar, keşif gezileri, hukuk, yasalar, politika, halkla ilişkiler gibi alanlarda yapılacak girişimlerdir. Şimdi kendinizi tanıtma ve dış dünyada gösterme gücü bulabilirsiniz.
5 Aralık tarihinde Oğlak burcunda ilerlemeye başlayacak Merkür gezegeni, 26 Aralık tarihindeki geri hareketine kadar bu pozisyonunu sürdürecektir. Bu süreç içinde, eşiniz veya sevgilinizle aranızda iletişimsel açıdan belli bir mesafe söz konusu olabilir. Fazlasıyla gerçekçi ve ciddi düşünebilir. Hatta kimi zaman karamsar bir tutum içinde olması da mümkündür. Merkür haberleşme ve iletişimle alakalı konularda astrolojik olarak meraklılık, çabuk harekete geçme, hızlı düşünme ve bağlantı kurmayla alakalıdır. Yani daha aktiftir. Fakat Oğlak burcundaki Merkür tam tersine ciddiyet, sorumluluk, mesafelilik anlamındadır. Kısaca Merkür gezegeni Oğlak burcunun ciddi doğasıyla pek uyuşmaz. Ayrıca sizin gibi son derece hareketli kişiler için bu enerji, yavaşlamak, temkinlilik ve daha fazla dikkatli olmak demektir. Bu enerjinin bir diğer anlamı ise, eşinizin sizin tarafınızdan desteklenme arzusunun simgesi olabilir veya eşiniz bu dönemde maddi anlamda kafası karışık olduğundan sizinle iletişimde sorunlar yaşaması muhtemeldir. Böyle bir olasılıkla karşılaştığınızda onu sakinleştirmeniz, iletişimde bulunması için zorlamamanız, anlayışla karşılamanız gayet faydalı olabilir. İlişkisi olmayanlar için bu enerji, birlikte olacağınız kişinin, sizden farklı düşünen ve hayatı sizin gibi coşkulu ve spontan bir şekilde değil, daha ciddi ele alan birisi olması olasılık dahilindedir. Ayrıca sizler bu enerji altında, parasal konularda işyerinizle görüşmelerde bulunabilir, ortak işler yapıyorsanız finans konusunda yıl sonu olması dolayısıyla yeni ayarlamalarda bulunmanız mümkündür.
16 Aralık tarihinde burcunuzda burcunuz üzerinde meydana gelecek Yeniay oluşumu, tüm burçlar açısından iyileştirici, pozitif düşünmeyi sağlayıcı bir yansıma olarak dikkat çekiyor. Aralık ayının kendi içindeki yoğunluğunu düşünürsek Yeniayın güçlü enerjilerine hepimizin ihtiyacı var. Şimdi bu güçlü enerjinin sizler için olabilecek yansımalarını birlikte inceleyelim. Yeniay, sizin burcunuzda gerçekleşeceği için doğal olarak bu durumun güçlü ışığı öncelikle sizleri aydınlatıcıdır. Girişim isteği, cesaret ve yenilik arzusu veren bu enerji altında, önümüzdeki iki hafta boyunca yeni insanlarla tanışabilir, kendinizi güçlü bir şekilde ifade edebilir, hem ruhsal hem de fiziksel manada sesinizi dünyaya duyurabilirsiniz. Hayatın anlamını, derinlerde yatan sırları kısaca kendinizi yeniden keşfetmenizi sağlayan bu enerjinin desteği altında, çevrenizle yakın temasta bulunabilir, imajınızı güçlendirebilirsiniz. Gizli konulardaki çalışmalarınızı, becerilerinizi, bilgi birikiminizi, yeteneklerinizi kolayca ifade edebilir, farklı yanlarınızı diğer insanlarla paylaşarak kendi tanıtımınızı yapabilirsiniz.
Pozitif yanınızın yükselmeye başlayacağı bu dönemde, hak ve adalet duygusu içinde çevrenizdeki insanlara yardımcı olabilir, hayır dualarını alabilirsiniz. Fiziksel açıdan size olumlu tesiri olacak bu enerji, cazibenizin yükselmesini, tensel arzularınızın yoğunlaşmasını ve sıcaklığınızı sevdiğiniz kişiye hissettirmenizi sağlayıcıdır. Ayrıca yine bu etki altında bilge yanlarınız ortaya çıkabileceği için insanlar size danışabilir ve örnek almaya çalışabilirler. Yüksek eğitim, felsefe, yayın hayatı, medya, turizm, ticaret, spor, tercümanlık, astroloji, hukuk gibi meslekler aracılığıyla dünyaya sesinizi duyurabilirsiniz. Size düşen cesaretle öne atılmak ve artık kendinizi göstermektir. Bu enerjinin sizlere güç, başarı ve mutluluk getirmesini diliyorum.
İş ve Kariyer
Mars Geri Hareketi Hakkında Genel Not
20 Aralık-10 Mart 2010 tarihleri arasında Aslan burcunda geri harekette olacak Mars gezegeni tüm burçlar açısından son derece önemli bir dönemin göstergesidir. Geri hareket dönemleri bana göre onarım sürecidir. Yani durursunuz, şöyle ardınıza bir bakarsınız, neler aksamakta neler ters gitmekte, neleri tamamlamanız gerekiyor veya hangi konuda temkinli olmanız lazım. İşte bütün bunları gözden geçirmek için aslında son derece yararlıdır. Ancak tek dikkat edilmesi gereken nokta bu tarihler arasında önünüze çıkacak fırsatları iyi incelemek, hemen olur yanıtı vermemek, beklemede kalıp yakından gözlemlemektir. Ben geri hareketi, seyahat esnasında verilen kısa molalara benzetiyorum. Yani hedefe gitmeden önce durup eksikleri giderme zamanı. Fakat bilirsiniz insan egosu gereği sabırsızdır. İster ki bir an önce amacına erişsin, beklemeyi bilmez. Oysaki bazen durup dinlenmek gerekir. Fakat o bekleyiş süresi canımızı sıktığı için doğal olarak her geri hareket sözünü duyduğunuzda canınız sıkılır. Halbuki bu dönemin de kendi içinde oldukça faydalı yanları vardır. Şimdi gelin her burca göre etkili olduğu alanları, bu alanlarda yapılması gerekenleri ve tüm burçlar olarak ne yapmalıyız sorusuna cevap arayalım.
Mars Geri Hareketinin Siz Yaylar Açısından Etkili Olduğu Alanlar
1-Uzun seyahatleriniz(iş,eğitim,özel), yabancı bir ülkeye yerleşim(evlilik, iş, eğitim ),2-Yüksek eğitiminiz, akademik eğitiminiz, ahlaki görüşünüz,3-Yabancı kültürlere duyduğunuz merak, din ve inancınızla alakalı tüm konular,4-Fanatik görüşleriniz, gelenek ve göreneklere verdiğiniz önem, bilgelik yolundaki inanışlarınız,5-İthalat ve ihracatla ilgili meseleleler, yasalarla alakalı görüşleriniz, yargı konuları, araştırma ve keşifleriniz, maceralarınız, gönül ilişkiniz, eşinizin akrabalarıyla olan ilişkiniz(kardeşleri, yeğenleri),6-Taraftarlık(spor v.b), yabancı dil öğrenmek, felsefik görüşleriniz, ihtisaslaşma ile ilgili durumlarınız, dini kurumlar, yayıncılık, denizaşırı ülkeler,7- Kendi içinize yolculuk(ben kimim, nerden geldim nereye gidiyorum sorularının cevaplarını arama),8-Egzotik yerler, sezgisel olarak algılama gücünüz, yabancılarla tanışmak(maceralar, evlilik), prensipleriniz9- Mesleki uzmanlık, ihtisaslaşma konuları
Mars Geri Hareketi süresince yukarıda belirtilen alanlarda:
-Başkalarının onayına ihtiyaç duyabilirsiniz.-Hareketleriniz kısıtlanabilir.-Tek başına kaldığınızı hissedebilir, kendi kendinizle mücadele edebilirsiniz.-Sinirli tepkiler gösterebilirsiniz.-Kendinizden şüphe edebilirsiniz.-İhtiyaçlarınızı karşılamakta zorluk çekebilirsiniz.-Bu konularla aşırı ilgilenebilir veya tümüyle vazgeçmeye kalkışabilirsiniz.-Saplantılı, aşırı gururlu, kibirli, kendini beğenmiş davranabilirsiniz.-Sıra dışı davranabilirsiniz.-Kendi içinize dönerek olayları gereğinden fazla abartabilirsiniz.-Mücadeleden kaçabilirsiniz.
Tüm Burçlar Ne Yapmalı ?
-Geri hareket boyunca maddeler halinde sıralanan konularda eksiklerinizi gözden geçirmeli,-Yenilik anlamında herhangi bir karara varmamalı, beklemede kalmalı, ölçüp tartmalı.-Sabırsız olmamalı, bildiğinizi okumamalı.-Gücünüzü yanlış kullanmamalı.-Enerjinizin düşük olacağından kendinize fazlasıyla dikkat etmeli, özen göstermeli.-Tartışmalardan kaçınmalı, durumunuzu bilinçli bir şekilde ele almalı.-Bu dönemde ertelenmeler, gecikmeler veya tümüyle durmalar söz konusu olabilir. Sakin olmalı.-Meydana gelen gelişmelere, değişen koşullara temkinli yaklaşmalı ve sabırlı olunmalı.-Kendinize olan güven duygunuzu kaybetmemeli, bekleme süresince olayları kendi akışında değerlendirmeli.
Para Konuları
31 Aralık tarihinde Yengeç-Oğlak burçlarında meydana gelecek Dolunay ve hemen akabinde oluşacak Kısmi Ay Tutulması etkisi, halk arasında bilinen anlamıyla gerilim olarak düşünülse de, astrolojik açıdan kişinin yaşamıyla alakalı önemli bir gerçeğin daha net anlaşılması ve düzenleme yapılmasıdır. Şimdi bu etkinin size göstermeye çalıştığı gerçeği ve dikkat edilmesi gereken noktaları birlikte inceleyelim. Meydana gelecek Dolunay yaşamınızla alakalı yeni bir dönüşümde bulunma isteğiniz, duygusal ve ruhsal olarak kendinizi güvende hissetmek adına başkalarıyla olan her türlü bağlantınız, cinsel tercihiniz, istekliliğiniz, eş, ortak veya başka kaynaklı maddi ve manevi paylaşımlarınız konularında etkili olacağından, sizin şimdi yaşamınızı şöyle bir gözden geçirerek yeniden kurgulamanız gerekmektedir. Bunun adı yenilenmedir, toparlanmadır ve güçlenmek adına içgüdüsel olarak kendinizi hazırlamanızdır. Bazen ayrılıklar veya yaşanan maddi, manevi krizler neticesinde insan büyüdüğünü, geliştiğini hissedebilir.
Ne kadar kabul etmeseniz hatta isyan etseniz de bazen bu tür durumların ne kadar faydalı olduğu yıllar sonra anlaşılabilir. Şimdi siz de, içinde bulunduğunuz duygusal ve ruhsal hayatınızı gözden geçirerek yaşamınıza yeni bir yön vermek adına, kimseye güvenmeden kendi ayaklarınızın üstünde kalabilecek şekilde düzenlemeler yapmalısınız. Kimsenin sizin gibi düşünmesini beklemeden ve onlar üzerinde etki yaratmaya çalışmadan, mantık gücünüzden yararlanarak yeni bir yön çizmeniz ve sorumluluklarınıza sahip çıkmanız gerekmektedir. Hayatınızı genel anlamda gözden geçirdiğinizde işlevini çoktan yitirmiş, bozulmuş ve işe yaramayan ne varsa bu bir ilişki olabilir veya maddi bir konu olabilir hayatınızdan çıkarmalı, yeniden doğmak adına bunları geride bırakmalısınız. Bu bir yerde sizin yaşamınıza yeni ve bembeyaz bir sayfa açmanız anlamına gelecektir. Bunu yapmanız halinde, hem maddi hem de manevi açıdan başkalarına bağımlı kalmadan özgüvenli bir şekilde kaynaklarınızı değerlendirebilir, yeni yatırım alanları keşfedebilir ve sizin için değer taşıyan herşeyi kontrolünüz altına alabilirsiniz.
Merkür Geri Hareketi
26 Aralık 2009-15 Ocak 2010 tarihleri arasında Siz Yaylar
1-Yetenekleriniz yoluyla elde edilen tüm maddi kazanımlarınız,(geliriniz), kayıplarımız (parasal),2-Duygusal anlamda güven sağlayan değerleriniz, yatırımlarınız, gelir ve giderleriniz(bütçeniz), yetenekleriniz, becerileriniz, kar ve zararlarınız, harcamalarınız3- Zenginlik, hırsınız, sağlamlaştırmak (maddi ve manevi)isteğiniz, üretim şekilleri,4-Değer yargılarınız, menkul değerler, ticaret gelirleri, parasal sorunlarınızla mücadele gücünüz, borçlarımızla alakalı konular
Merkür geri hareket süresince yukarıda belirtilen alanlarda:
- Belirtilen tarihler arasında yeni bir karar alınmamalı, dikkatli olmalı.- İletişimde hoşgörülü tarzda, birlik beraberlik ruhu içinde hareket etmeli.- Hedeflerinizi gözden geçirmeli, acele kararlar almamalı.- Durumunuzu riske atacak faaliyetlerde bulunmamalı, dikkatli olmalı. -Bu süreç içinde yukarıdaki konularda baskılarla, gecikmelerle, tersliklerle karşılaşmanız halinde ani kararlar vermemeli, karar değişikliklerine gidilmemeli, elinizden geldiğince sakin olmaya çalışmalı.-İletişim kurmakta zorlanacağınız için, olayları kendi akışı içinde değerlendirmeye çalışmalı.-Geri hareketten çok önce karar verilmiş konular-Yukarıdaki konularda çok önemli bir gelişmeyle karşılaştınız ve karar vermek için süre ne yazık ki az ve şöyle bir düşündüğünüzde bir daha böyle bir fırsatın önünüze çıkması neredeyse imkansız. O zaman yapmanız gereken çok çok dikkatli incelemek, analiz etmek ve güvenliğinizi kesinlikle sağlayacak tarzda hareket etmektir. Görünenlerle yetinmeden, her şeyi detaylı bir şekilde ele alarak, tek bir açık nokta bırakmadan veya tek bir parça eksik kalmadan hareket edebiliyorsanız geri hareketin bitmesini beklemenize gerek yoktur. Uygulayabilirsiniz.-İç dünyanıza yönelerek her ayrıntı üzerinde iç gözlemde bulunmaya başlayabilirsiniz.-Unuttuğunuz, aklınızdan çıkmış düşünceler birdenbire yenilenmiş haliyle hatırınıza gelmeye başlar. Bunlar üzerinde gözden geçirmelerde bulunabilirsiniz.-Anlaşmazlık yaşadığınız her kim varsa onunla bir araya gelerek sorunlarınızı çözebilirsiniz.-Daha önce verilmiş bir kararı tekrar ele alabilirsiniz.-Bütün bu durumlar gözden geçirildikten sonra yukarıda maddeler halinde sıralanan alanlardaki planlarınızı 22 Ocak 2010 itibariyle yürürlüğe koyabilirsiniz.
Gölgeli Günler: Tedbirli olmak açısından geri hareketin başlangıç tarihinin bir hafta öncesi olan 19 Aralık 2009 ve bitim tarihinin bir hafta sonrası 22 Ocak 2010 tarihleri göz önüne muhakkak alınmalıdır. Bunlar geri hareketin gölgeli günleri olarak bilinmekte ve etki alanı içinde olduğu düşünülmektedir.
Aralık Ayı Astrolojik Takviminiz
Pozitif Enerjili Günler :6-7-10-11-14-15-16-19-20-21-24-25-26
Zayıf Enerjili Günler :2-3-8-9-22-2329-30
Aşkta En Şanslı Günler :24-25-26
Parada bereketli günler : 17-18
Yeniay :14-15-16(Ay gezegeninin Yay burcunda olduğu günlerdir. Sizin için yeniay anlamı taşır. Bilinçli istekleriniz ile bilinçaltınız uyumludur ve yeni başlangıçlar için taze enerji anlamı taşır)
Dolunay :2-3-29-30(Ay gezegeninin İkizler burcundan geçtiği ve sizin burcunuzla karşıtlık yaptığı günlerdir. Final, bitişler, duygularınızla düşünceleriniz arasındaki çekişmedir. İyi dengelenmesi halinde yapıcıdır. Zayıf enerjidir. Fiziksel olarak kendinizi güçsüz hissedebilirsiniz.)

24 Kasım 2009 Salı

İyi ki Doğdum Ben :)



İyi ki doğdum benn, iyi ki doğdum bennn. İyi ki doğdum, iyi ki doğdum, iyi ki doğdum ben:)
Yaş da kemale erme yaşında lakin içimdeki bebe hep aynı. Güzel mesajlar alıyorum hem de hiç beklemediğim kişilerden. Mutlu oldum. Eyvallah yiğenlerim :)

23 Kasım 2009 Pazartesi

20. Efes Pilsen Blues Festivali


21 Kasım Cumartesi İzmir Hilton'da iliklerime kadar bluesa doyduğum tek kelimeyle muhteşem festivalti. Sahneye ilk Ray Schinnery çıktı , adamı kimse iplemedi. Herkeste bir sohbet muhabbet havası hakimdi. İnsanlar kendilerini tepinmeye çoşmaya endeksledikleri için melodinin on katı hızında dans eden gecenin başında kendinden geçen gençler ön sıralarda yerlerini almışlardı. Bu çoşma isteği o kadar aşikardı ki adam programını bitirip veda ederken bitti sonunda gibilerinden salondan büyük alkış koptu.
Sahneye Terry Evans&Band çıkınca ilk şarkı itibariyle herkes çoştu. Lan o nasıl şovdur herkesi kadın -erkek ayırarak miyavlatması, gitaristle atışmaları çok komikti. Klavyecinin popo dansı müthişti. bir ara Terry Evans elinde üç cd sahnenin önüne doğru ilerledi tabi sazan gibi cdleri bize fırlatacak sandık .Parayı veren düdüğü çalar diyerek ayarı verdi ama olsun terry evans acayip sempatik bir adam. Yeşil barış işaretli siyah tişörtünü de çok sevdim.
En son sahneye Shemekia Copeland çıktı. Hatunda bir ses var ahanda zenci gırtlağı bu olsa gerek dedik hep birlikte. müthişti, gerçe Terry Evans&Band kadar çoşturmasa da sesiyle bizi büyüledi. Bir ara sahneye evans band'ın gitaristi geldi ve Shemekia Copeland'ın grubunun gitaristle birlikte çaldılar. müthişti. Yalnız o yeşil bluzunu hiç beğenmedim ama sesi bunu örtecek kadar güzeldi.
Ortamdaki insan karelerinden 60 yaş civarı bir çiftin deli gibi dans edip ceplerinden konyak çıkarıp içmeleri ve amcanın fil ve geyik desenli gri yeleği, hemen arkamızda ortamdan kendilerini soyutlayıp patron-sekreter ilişkisini andıran 45 yaşlarında bir adamla 25 yaşlarındaki kızın sürekli yiğişmesi aklımda kalanlar.
Gerçe 20. yıla özel ne bileyim beleş bir bira olsun, bir tişört olsun verirler mi ki acep şeklinde bir ümit beslemiştim içimden ama çıkışta sadece blues festivallerinin geçmişiyle ilgili hazırladıkları bir gazete verdiler.2005 yılında Erkin Koray 'ın misafir sanatçı olarak katıldığı festival kadar olmasa da yine de blues anlamında hakkını veren bir festival olmuştur benim için.

16 Kasım 2009 Pazartesi

Ahmet Abi'den Mektup Var

Telefon konuşmalarımızda mektup yazdığından bahsetmemişti kereta. Supriz oldu bizim için. Fotoğraflarını da koymuş mavi üniformalı. Ne tatlı çıkmış canım benim.. Mektup geldiğinde teyzemler de bizdeymiş. Geyiğine -Ağladınız mı bakim- diye sordum anneme, teyzem ağlamış. Yemekten sonra -sesli oku- dedi annem. -Tamam -dedim mektubun ilk satırını okuyana kadar ağlayabileceğim aklıma gelmemişti. Özlem var elbet ama telefonla da konuştuğumuz için hani öyle duygulanabileceğimi düşünmemiştim. Tabi bunda Ahmet'in şiir gibi cümlelerinin de etkisi büyük. Hepimize kendince bizi anlatan cümlelerle hitap etmiş. Bana'' radyomun en güzel şarkısı, kahvemin şekeri, içimdeki enerji canım ablam '' şeklinde hitap ederek beni benden aldı. Özlemini öyle güzel ifade etmiş ki her cümlede duygu seli yaşadık. Ben de ona mektup yazacağım, fotograf da koymayı düşünüyorum...
Mektubun yeri ayrı.
Şafak 61...

Daha Ne Olacaktı?

Aklıma gelen başıma geldi en nihayetinde. Annem eve geleli daha bir ay olmadan aldığım kilo : iki. Yuh ya insan üç haftada iki kilo alır mı aq. Çok mutsuzum günlük çok:(
Dikkat etme zamanı :(

9 Kasım 2009 Pazartesi

Fuck You

Lily Allen 'in ikinci albumu It's Not Me, It's You albümününden tüm eski sevgililerime ve de eski sevgili adaylarıma gelsin efenim :)))

Look inside, look inside your tiny mind, then look a bit harder
Cause we're so uninspired, so sick and tired, of all the hatred you harbour
So you say it's not ok to be gay, well i think
You're just evilyou're just some racist, who can't tie my laces
Your point of view is medieval

Fuck you fuck you fuck you very very much
Cause we hate what you do and we hate your whole crew
So please don't stay in touch
Fuck you fuck you fuck you very very much
Cause your words don't translate and it's getting quite late
So please don't stay in touch
Do you get, do you get a little kick out of being small-minded?

You want to be like your father, it's approval you're after
Well that's not how you find itdo you,
Do you really enjoy living a life that's so hateful?
Cause there's a hole where your soul should be
You're losing control a bit
And it's really distasteful

Fuck you fuck you
Fuck you very very much
Cause we hate what you do and we hate your whole crew
So please don't stay in touch

Fuck you fuck you
Fuck you very very much
Cause your words don't translate and it's getting quite late
So please don't stay in touch

Fuck you, fuck you, fuck you
Fuck you, fuck you, fuck you
Fuck you

You say you think we need to go to war
Well you're already in one
Cause it's people like you
That need to get slewno one wants your opinion

Fuck you fuck you
Fuck you very very much
Cause we hate what you do and we hate your whole crew
So please don't stay in touch

Fuck you fuck you
Fuck you very very much
Cause your words don't translate and it's getting quite late
So please don't stay in touch

Fuck you
Fuck you
Fuck you
Fuck you
...

Aylar Sonra...

5 ay sonraki ilk karşılaşma. Hiç beklemediğim bir anda kalabalığın içinde parladı gözüme. Saygıda kusur etmedi yanıma kadar geldi selam vermek maksatlı. Ne sarılıyorsam elin adamına. Ama güzeldi ya özlemişim serseriyi.. Acaba o da beni özlemiş miydi? Aman ne özleyecek kendinden başka kimseyi sevmez özlemez o:)
Ona sarılmak iyi geldi sonradan hüzünlendirse de beni..

Mimlenmişim Ayol

Lavinia, bebegim mimlemissin beni. Büyük bir zevkle cevaplayacagim soruları:)

Dolabını açtığında hangi renkler daha fazla?
Sİyah ve mor tonları...

Alışverişe gittiğinde hangi mağazaya uğramazsan olmaz?
Benim de gittiğim fix mağazalar yok, gözüme kestirdiğim her mağazaya uğrayabilirim.

Kendini rahat hissettiğin giyim tarzı?
Ayakta düz spor ayakkabılar olsun yeter.

Asla giymem dediğin kıyafetler?
Ugg botlar ve vatkalı olan her şey.

Fiyatları gereği ulaşılması zor yabancı markalardan en beğendiğin?
Söylemem reklam olur:) Ama birgün uğrayacağım bebeğim size.

Kitap, film, spor hangisini diğerlerinden daha çok yapıyorsun?
Bugünlerde spor- pilates-yapıyorum ve de kitap okuyorum serviste.

En fazla yatırım yaptığın sektör?
Tartışmasız tekstil sektörü.

Dışarıdayken yemek yemeği en çok tercih ettiğin yerler?
Tellerden kaynaklı dışarda yememeye özen gösteriyorum:) Ama Alin's , Stafilina' da yerim bir şeyler. Aslında Meşhur Söğüşcü Hüseyin Usta'nın söğüşlerini de özlemedim değil...

Enerjim huzurum ben de seni mimledim yavrukuşum:)

6 Kasım 2009 Cuma

Nasıl Kelebekti O Yaw

Bir sey ucuyor siyah bu ne lan böcek mi demeye kalmadan kelebek olduğunu görüyorum ama siyah renk. Elime konuyor falan...
Baktım netten rüya yorumlarına. siyah kelebek şeklinde bulamadım lakin kelebek olarak bir şu yorumu aktarmak istiyorum

''Zenginliğin ve bol şansın habercisidir. Kelebeklerin uçtuğunu gördüyseniz, uzak bir yerdeki arkadaş ya da akrabanızdan hoş haberler alacaksınız demektir. Rüya sahibi kadınsa, sadık bir sevgili bulup onunla evleneceği anlamına gelir. ''

Son cümle beni benden aldı:P

5 Kasım 2009 Perşembe

Kahvaltı Jesti

Bir insan evladı bu kadar mı temiz kalpli olur. Keske baligim da arasa beni. Neyse

Her allahın günü işyerinde yemek üzere evden kahvaltı hazırlıyorum. O da ekmek içine yağlı teneke peynirinden ibaret. Sonra bu tellerden kaynaklı hazırladığım ekmeği yiyebileceğim lokmalar halinde kesiyorum bir poşete koyup işyerine getiyorum ve çekmecemdeki çatalımla onları tek tek ağzıma atıyorum. Şirkettekiler kantinden simit, boğaça neyim alıyorlar. Ben ise kuru ekmek peynir. Lan diyorum bir gün boğaça alayım evden hazırlamayayım da , mübarek mis gibin kokuyor. Sonra aman diyorum git kantine sıra bekle, oradakilere sabahın kör vakti selam ver, yok para ver ,ne gerek var hazırla evinde.
Bugün bir mail geldi kahvaltılarımızı şirket karşılayacakmış. E ne edem şimdi beleş mal baldan tatlıdır. Alıcam boğaçaları bir yicem bir yicem:P
İyi oldu bu böyle alaa...

Peki Bakam Öyle Olsun

Hem bu kadar gözlerinin içi gülsün, sana baktığımda önüne geçilemez bir sırıtma kaplasın suratımı, böyle mutlu mesut olayım. Bir de bir sürü ortak zevklerimiz çıksın konuştukça, boy fizik de eyvallah . Hem de beni arama sorma, yüzüme bile bakma.
Aman yaa, bu sefer bulduğumu sanmadım elbet, bir beklenti içine de girmedim lakin ihtimal varken niye olmadı? Off yine tevekküle veriyorum kendimi vardır bir hayrı...
Güle güle balığım:(

2 Kasım 2009 Pazartesi

Ahmet Abi Yolu Yarıladı Bile

Yavrumun kısmetse 77günü kaldı. Ankara bayağa bir soğuk yapmış dün itibariyle. İzmir bile soğuktu haftasonu. İki haftada bir çarşı izinleri. Bir sürü anı biriktiriyor. Dinlemek için sabırsızlanıyorum... Özledim keratamı...

28 Ekim 2009 Çarşamba

Bu Sabahtan İnsan Profilleri

Kimsenin kusuruyla dalga geçecek kadar sığ değilim. Fakat arkadaşım allahın sana verdiği kusuru öne çıkaracak hareketler niye yaparsın? Profil 1: Zayıf ,45 yaşlarında klasik takım giymiş kadın. Altına 12 puntoluk çekmiş ince topukluları .Hayır yürüyemiyor ki iki büklüm gidiyor herkesi kendine baktırma merakı varsa başarılı. Ama düştüğü durum kötü.
Profil2: Lise öğrencisi kız. Bacakları inanılmaz yamuk, hani pergel bacaklardan. Tamam eyvallah ,takdir- i ilahı.Ama neden okul eteğini dizinin bir karış üzerine çekiyorsun.
Bilemiyorum insanların bu özgüveni mi diyeyim salaklığı mı , o ince çizginin neresindeler.. Bilemiyorum....

İşyerinde Kot Giyebilme Özgürlüğü

Bayram niyetine yarım gün olan mesaide kot giyebilme ,altına spor ayakkabıları çekebilme özgürlüğü adına akşamına bunu herhangi bir alkollü madde ile taçlandırmak caizdir.

27 Ekim 2009 Salı

Araba İçinde Pusuya Yatanlar

Sabahın 06.40'ında servise doğru yürüyorum yere bakaraktan. Yerde iğrenç balgamımsı bir şey gördüm ve haliyle yüzümü buruşturdum ,hatta kendi kendime söylendim . Yürümeye devam ederken kafamı bir kaldırdım ki arabanın içinde pusuya yatmış şerefsiz bana bakıyor. Bu ne sinsiliktir arkadaşım yaa. Ben orda kimse yok diye söyleniyorum kendi kendime, yüzümü o hale sokuyorum. Senin orada olduğunu bilsem bu toplara girmezdim. Salak bir duruma düşmüş hissettirdi beni. Genelde sabahın kör vakti ya da hava karardıktan sonra piyasaya çıkar bu denyolar. O yüzden siz siz olun etrafta kimse yok diye aklınıza bir şey gelip dışınızdan küfür etmeyin, kendi kendinizle konuşmayın ,yani saçmalamayın her an pusuya yatmış bir dingil bir köşe başında pis pis gülerek size bakabilir...

26 Ekim 2009 Pazartesi

Yine mi Bamya

İkea'nın son reklamındaki şirinlik abidesi kızın repliği. Yerim ben onu yaw. İşte tam olarak bundan istiyorum ben. Varsın bamya yemesin, ben de sevmem zaten. Ona hep sevdiği yemekleri yaparım. Canım benim...

Saatlerimizi Ayarlayalım Gençler

Ne güzel bir kıyaktı yaw. Kalktım saat 9.30 da .Meğerse saat daha 08.30'muş. Bu güzel geldi. Nalanımla uzun kahvaltı ,kahve çay keyfi, dışarda ayakkabı beğenememe seansları, sonra yine kahve tavla ülen bir sürü şey yaptık otobüse bindiğimde saat 19.30'du. Kötü tarafı havanın neredeyse 17'de kararıyor olması. Welcome kış diyebiliriz gibi gibi...

24 Ekim 2009 Cumartesi

Ebru Şallı'ya Biraz Katılıyorum

Ebru Şallı geçenlerde şöyle bir açıklama yapmış.

''Şişman kadın bence güzel değil. Hiçbir erkeğin kilolu kadından hoşlanacağını sanmıyorum. Fit olmak önemli. Bence güzel kadın spor yapan kadındır."

Katılıyorum çünkü bana göre de bir kadın istediği kadar yüzü mükemmel oranlarda düzgün olsun şişmansa güzel değildir.Kilo gözümde her şeyi bitirir.
Hiç bir erkeğin kilolu kadınlardan hoşlanacağını sanmıyorum demiş. Buna katılmıyorum. Çünkü şişman kadın seven onları kollarına takıp gezen erkekler gördüm. Fantezi bu olsa gerek!

Hastalıktan kilo alırsın ne bileyim hormonlardır, iğneler ilaçlardandır kilo alırsın ona bir şey diyemem. O takdir- i ilahi. Onları suçlayamam. Lakin homigırtlak yemekten ,hiç hareket etmemekten yani tembellikten kilo alınmışsa orada dur hele diye ikazımı yaparım. Bir kere görünüşü geçtim, sağlık için lan. Bir kilo bile dize 5 kilo yük bindiriyormuş, bele ve sırta yaptığı bindirmeleri saymıyorum. Kıyafet bulmakta zorluk çekersin, yürümekte hareket etmekte buna keza. Amelelik resmen. Doğru beslenme ve sporla her şeyin çaresi bulunur diye düşünüyorum. Ve şişmanlara bir an önce kilolarından kurtulup öncelikle kendilerine sonra da ele güne söyledikleri - yok ya ben aslında böyle mutluyum, kendimi beğeniyorum- yalanlarından vazgeçmelerini diliyorum.


Size Sesleniyorum Taze Ebeveynler

Aha çocuk sussun diye el kadar bebelere bilgisayar emanet edip onları oyun oynamaya teşvik eden anne babalar; bu haber ve video size gelsin...

http://www.habervakti.com/?page=news_details&id=16446

Tövbe yarabbim yaa çocuk ne hale geliyor, resmen sinir krizi geçiriyor. Şımarık da tabi velet. Bok var bu kadar şımartırlar çocukları.. Anne babanın çocuk yetiştirme de organize olmaları şart. Anne disiplini koyar, baba kayırırsa ya da tam tersi o çocuktan bir cacık olmaz. Bilinçli nesiller için ailelere çok iş düşüyor , tabi kim ilgilecek nerde!! Onlar önce eğitimli ve bilinçli olmalı. Katı yağı kahvaltıya sokan ve bunu çocuğuna yediren anne babadan ne hayır beklersin gibi bir şey buna yorumum da.. Çok sinirendim yaw...


Bu Sabaha Dair

Değişik bir cumartesi sabahıydı. Herzamanki gibi evde yatmıyor ya da işyerinde internette dolaşmıyordum. Sabahın bir vakti diş teli sıkıştırma operasyonu için Alsancak yollarına düştüm. Değişik insanlar görmek( bir haftadır ev iş arası takılıyorum da), o sokakları o kadar boş görmek çok güzeldi. Otobüste göz göze geldiğimiz çocuğun eşek gibi alyansını gözüme sokması benim alınganlığım mı yoksa - ne bakıyorsun la ben evliyim mesajı mıydı, bilemiyorum. Sonra boğaça yemek için Gazi İlköğretim Okulu'nun karşısındaki banklara oturdum . Okul çocuk ve veli doluydu. Yanımdaki çocuklara -ne kursu var- diye sordum türkçe , matematik ,ingilizce allah ne verdiyse varmış. -Haftasonu bile okul, sizin işiniz de zormuş- dedim. Bu acı dolu ama samimi cümlemin farkında olmayacak kadar çocuklardı.. Sadece gülümsemekle yetindiler.
Oradan dişçiye gittim. Kadın beni -geç kalsınız ,siz işe yetişin diye hasta hasta erkenden geldim -diye azarladı.* Ama ama ben 8.45'te burada olacaksınız biliyordum *dedim, Hakikat da buydu, ama ne yazar. Benden önce gelen bir hastayı önce aldı ,sonra benim dişleri sıkıştırdı. Dokunca bile acıyan dişleri iktirdi, yonttu bir şeyler yaptı anlık da olsa ağzıma sıçıldı. Oradan bir otobüs bir dolmuş ile 11 gibi işe gelebildim. Yalnız Torbalı dolmuşuna bir ter kokusu hakimdi aklıma geldikçe midem bulanıyor. Bu ne tesir arkadaşım. Bir yıkan aq yaa! İçimden mütemadiyen bu cümle geçti. Bir süre sonra kokuya alıştım, hatta yolda uykuya bile dalacaktım ki ineceğim yere geldiğimi fark edip -müsait bir yerde inebilir miyim -diye seslendim, adam durmayınca duymadı herhal diye düşünüp bu sefer bağırarak aynı cümleyi tekrarladım. Kulağımda da kulaklık var bir tanesini çıkarmıştım ama seslenirken. Adam -bir dakika ışıkların orada indireceğim- demiş ki ilk seslenmemde -hanfendi duracağım ışıkların orada dedim ya- diye azar çekti. İçinden kimbilir ne küfürler de savurmuştur. Hayat böyle işte sen bir başkasına, başka biri de sana...Ben kendime kendim bana:)
Neyse mesainin bitmesine de 2 saat kalmış. Koca hafta bitti lan 2 saat mi geçmeyecek...Pazartesi görüşürüz ,günlük gibi oldu bu yazı idare edin...

23 Ekim 2009 Cuma

Öğle Arasında

Yimeği yedikten sonra yürüyüş yapayım dedim. Hava müthişti. Şair boşuna dememiş''Beni bu güzel havalar mahvetti '' diye. Babam aklıma geldi aradım denize giriyormuş ,yürüyüş yapıyormuş -beklerim- diyor. İnşallah babacığım...
Sonra oturdum arkadaşların yanına. Manyak Alper nasıl güldürdü beni şen kahkahalar attım şöyle bir dönüp bakanlar olunca son kahkaham içimde patladı ve hıııp diye bir ses çıktı.
Lan gönlümüzce gülemiyoruz bile. Özgürlük nanay... Ama bahar müthişşş!!

22 Ekim 2009 Perşembe

Canım Carlos

Ülen serviste adım deliye çıkacak bu Ayça ve Carlos yüzünden. Kulaklıkla onları dinliyorum, arada kopuyorum haliyle. Bir ara kulaklığımı çıkardım ortam ne kadar sessizmiş meğer, nefes sesi bile duyuluyormuş. Kim bilir sesli gülmemek için kendimi kasarken ne garip sesler çıkarıyorumdur. Napim yaw acayip iyilerdi bu sabah da. Çok fazla dinleyemiyorum onları ama dinlediğim kadarıyla yetiyor zati...

21 Ekim 2009 Çarşamba

Turkcell'linin Gücü Turkcell'in Çekim Gücü

Turcell'in son günlerdeki en iyi reklamı bence.( Hele o Vınn reklamlarından sonra) Her ne kadar bizim evde Turkcell çekmemesine rağmen, reklamı güzel olmuş. Reklamda en beğendiğim kişi doğu kökenli çok güzel yüzlü genç kadın. O ne güzel bir gülümsemedir yaw.. Çocuklar da çok tatlı, yemyeşil gözler...

Öğrendiğim son bilgiye göre; bu çekim gücünün diğer operatörlere göre farklılığından kaynaklı hatlarını bırakan Turkcell'liler tekrar hatlarına geri dönüyorlarmış. Ben öyle duydum.

Şimdilik Turkcell'e devam...

Yoga Nidra (Yogik Uyku)



Yoga uykusunu herkes uygulayabilir. Bunun için sadece sırtüstü uzanabileceğiniz sessiz bir yere gereksinme vardır. Ortalama otuz dakika süren uygulama sırasında kesinlikle uyunmamalıdır. Başka bir deyişle yapılması gerek bilinçli bir uykudur.
Yogik uykuda bedensel etkinlik en az düzeydedir. Zihin ise sistematik bir şekilde, önce tek tek organları rahatlatır. Fiziksel rahatlama sağlandıktan sonra sıra daha derinlerdedir. Nefese yoğunlaşılır; bu, yatarak yapılan bir tür meditasyonu andırır, Zen Meditasyonuna benzer bir şekilde nefesler sayılır. Son bölüm, görselleştirmeler bölümüdür. Zihinle kasların tam gevşemesi, nefeslerle gerginliklerden arınmanın ardından tam bir imgelem dünyasına girilir.
Yogik uyku, tam olarak uygulandığında dört saatlik bir uykunun sağladığı dinlence sağlanır. Bu, her gün yarım saatlik uyku yogası yapılarak dört saat az uyunacağı anlamına gelmez. Uyku saatinin azaltılması başka etkenlerle de bağıntılıdır, yoga buna sadece yardımcı olabilir.

Kaynak: http://www.yogahariom.com/index.php?option=com_content&view=article&id=64:uyku-yogas&catid=35:yoga&Itemid=54

20 Ekim 2009 Salı

Başlayacağım İnşallah

Paranla rezil olmaya bir örnek daha. Ülen pilatese tekrardan başlayacağız yok hoca değişti, yok hoca gelmedi yok 19'da ders yok diyip sallayıp duruyorlar. Zaten Tülay Hoca orada değil artık Karşıyaka'da. Orası bana çok ters. Yeni hoca nasıldır bir bilgim yok. Eğer bunlardan bu Çarşambaya kadar ses çıkmazsa Eylem'in yamacına Hilton'a gideceğim. Hem eve yakın, hem istediğin gün gidebiliyormuşsun. İster haftada iki gün git, ister dört gün. Hem de Eylem'in anlattığına göre yakuşuklu abiler de varmış. Bir görüp test etmek gerek. Diğerine göre biraz daha pahalı ama ders sınırlaması olmadığı için aslında değil. Dur sen dur, kız Eylem geleceğim galiba yanına beraber topları kaldırırız ayağımızda ,lastikle esnetiriz bacaklarımızı ehhehe

I Hate Techno

Salak telefonun şarjı full gösteriyorken gecenin bir yarısı bitmiş ve ben mışıl mışıl uyumuşum efenim ta ki annemin 07.45'te -sen işe geç kalmadın mı- cümlesine kadar.Telefonun saatine bakamıyorum, kolumda saat yok ,odamda da. Gözümü açtığım gibi antreye koştum , duvardaki saate bakarak önce saat dilimi algılamaya çalıştım ve saatin 06.45 olmasını diledim. Ama saat 07.45'ti ve 15dk sonra ta anasının gözündeki şirketimde mesai başlayacaktı. Hayır annem olmasa kesin 10'a kadar uyuyacak olmama rağmen kadına -niye kaldırmadın beni- diye çıkıştım. Kalktıktan 10 dakika sonra dolmuş beklemeye başladım. 1.20 dk sonra bir otobüs, iki dolmuş ve 10 dklık yürüme ile şirkete geldim. Bu da böyle bir sıradışılık hayatımın rengidir güne dair, takdim ederim.

13 Ekim 2009 Salı

Herkes Sevdiğini Öldürür

Beni dün itibariyle haykıra haykıra ağlatan şiir, takdim ederim....

Her insan öldürür gene de sevdiğini
Bu böyle bilinsin herkes tarafından,
Kiminin ters bakışından gelir ölüm,
Kiminin iltifatından,
Korkağın öpücüğünden,
Cesurun kılıcından!

Kimisi aşkını gençlikte öldürür,
Yaşını başını almışken kimi;
Biri şehvetin elleriyle boğazlar,
Birinin altındır elleri,
Yumusak kalpli bıçak kullanır
Çünkü ceset soğur hemen.

Kimi pek az sever, kimi derinden,
Biri müşteridir, diğeri satıcı;
Kimi vardır, gözyaşlarıyla bitirir işi,
Kiminden ne bir ah, ne bir figan:
Çünkü her insan öldürür sevdiğini,
Gene de ölmez insan.

Efenim düzeltiyorum: Şiir Oscar Wilde'in Çeviren: Özdemir Asaf

12 Ekim 2009 Pazartesi

Nuray'ı da Everdik...

Cumartesi Nuray'ın düğününe gittik Nalanımla. Aman allahım Nalan bir döktürdü bir döktürdü beni de sahnelere çıkarttı. Meğerse benim sahne fobim varmış. Herkeş bana bakıyormuş gibin geliyor. İki kıvırtma özelliğim varsa dahi onu bile yapamadım. Gelinimiz süper oynadı, Nalanım ona keza. ben sap gibi el çırptım. Kazık gibi takıldım. Oynamak fiili için sahneye çıkmamla bile kendimi aştığımı düşünüyorum yine de...
Şanssızlık şu ki tam oyun havaları çıktı acık oynayalım ayıp olmasın gelinimize derken tak şarkı değişti disko tarzı çalmaya başladı.
Alo alo aşkım susmaaa alo aloo
sonra Hadise
Anam bir geyik çevirdik orda kamera çekmişse iyi gülecekler bize.
Zevkliydi valla çok eğlendim yine de.
Gerçe Nalanım kıyafeti biraz daha dışarıya uygun olaydı düğün çıkışı Opus konusunda belki onu kandırabilirdim.
Bir cumartesiyi de sıfır alkol tek cigara ile bitirdik:)

Bir Şeyler Hep Eksik Kalacak

Bebeğim bir karar vermişsin, bu da yetmemiş bunun üzerine bir de yemin etmişsin.
Seninle sohbet etmek, gecenin bir yarısı karşı apartmanda abuk subuk hareketler yapan genci izleyip ne yaptığını tahmin etmeye çalışmak ve bir türlü bulamamak, yemek yemek, balkon sefası yapmak hepsi hepsi çok güzel. Ama kahve falı bakma rituelimizi niye hayatımızdan kaldırdın? Bu olmadan bence hep bir şeyler hep eksik kalacak..

Seni anlıyorum rahatsız olmanı... Önüne gelene fal bakarsan eninde sonunda olacağı buydu onu da biliyordum. Seçici davranacaktın bebeğim .Bir bana bir Eylem'e bakacaktın falı , sen gittin hiç görmediğin insanlara bile fal baktın. Aldın olumsuz enerjileri, en niyahetinde noktayı koydun. Benim ve Eylem'in enerjisi ancak pozitif olurdu sana.

Ne yapalım alışacağız bu yeni duruma, ben kendi falıma bakmaya çalışırım ne edelim:)

Empat Mıyım Yoksam:P

Eğer bir tesadüf değilse şunu fark ettim ki kimin bir hastalığını can kulağı ile dinlesem, uzun uzun konu hakkında yorum yapsam bir benzeri başıma geliyor. O yüzden bu konulara yüzeysel bakmaya karar verdim.

9 Ekim 2009 Cuma

Kaza Geliyorum Aç Kapıyı Demez Genelde

Benim gibi 1.71 boyunda hatunu da görmüyorsan yuh sana arkadaş..
Kaderin cilvesinden başlayacağım anlatmaya. Dün pilatese gitmek için düştüm yine Balçova servisiyle yollara. Servis şoförü değişmiş ,adamın ilk günü ,yolları bilmiyor, Balçova'ya giderken otobandan yanlış yola girince taa Pınarbaşı'na kadar gitmek zorunda kaldık. Kızlar da bugün Alsancak'a çağırmışlardı beni .Pilates var diye ertelemiştim. Dedim pilates pij oldu, bari kızlarla buluşayım. Kızların çıkışına gittim. Nalanım iş mevsuzunda dertli ,asabi .O bir tur anlattı olan biteni.. Yemek yedik Alsancak'a yürüyoruz tam Bonjour'u geçtik oradan yine yaya kaldırımda bekliyoruz karşıya geçeceğiz. Çat diye bir ses ve ben bir adım öndeyim. Adam arabasıyla geri geri giderken sırtımdan geçirdi bana, hem de ben yaya kaldırımındayken. Ben şokta. Arkamızdaki ecnebi amca o da şaşırdı -Are u ok- diyo ben cevap veremiyorum. Nalan'dan ok, Thanks repliği geldi. Deniz bana çarptığından habersiz olan adamın yanına giderek - Arkadaşıma çarptınız, inip özür dileyin- demiş. Adam indi arabasından, Nalan zaten agresif tam adamdan alacak hıncını adam melek çıktı, nasıl kibar, nasıl özür diliyor falan. Lan en ufak bir olayda sesini çıkartan ben süt dökmüş kedi gibi oldum, gıkım çıkmıyor. Nasıl bir şok yaşadıysam.. Son durum; boynumda ve sırtımda ağrı var efenim. En ufak bir dokanmada insanın kimyası böyle değişiyorsa diğer trafik kazalarını düşünemiyorum.
Allah beterinden korusun hepiciğimizi...

8 Ekim 2009 Perşembe

O neydi La Öyle

Evet bazı entelektuel (entelektueli tek ''l'' ile yazacak kadar bilgim var çok şükür hıh:p) arkadaşların hezeyanlarının aksine Var mısın Yok musun'u izliyorum, Aşk- ı Memnu ve Yaprak Dökümünü de.. Hanımının Çiftiliği'ne biraz göz gezdirdim, belki Ezel'e de takulabilirim. Neyse konumuz : Var mısın Yok musun. Dün Yaprak Dökümü ile eş zamanlı idare ettiğim yarışmada bu kadar hırs, oyunculuk, utanmazlık arsızlığa pes dedim arkadaş. Yaprak Dökümü'nde reklam çıkınca yarışmayı açtım, hatun yarışmacı peş peşe 500.000'leri açtırmış, maviler olduğu gibi duruyor. Neyse tekrar diziye döndüm, bir yandan da pilates yapıyorum. Neyse saat 23'e doğruydu yarışmaya döndüm. O da ne kızın iki 500bini kalmış maviler yine çoğunlukta.
Sonra onları da vakit kaybetmeden tek tek açtırdı ve hatun çıldırdı. Nasıl ağlıyor bağırıyor, tepiniyor sanırsın ki çocuğu ölmüş. Hayır yaşanan acıyı gösterme onu yaşama biçiminin de bir adabı var. O ne la öyle! Nasıl bağırarak ağlıyor. Son 500bini açan salak Emin'de -beni açtırmayacaktın, benimle gidecektin- diye gözleri dolu dolu sinirden kırmızı bir suratla kıza bağırıyor. Acun eliyle yüzünü kapatmış ,başını öne eğmiş, durumu nasıl toparlarım diye düşünüyor. Allahım ya... Valla güldüm haa ,bak yazarken de aklıma geldi gülüyorum kendi kendime... Sinirlerim bozuldu tabi 45 saniyeden fazla dayanamadım bu arsızlığa değiştirdim hemen kanalı. Ferhunde'nin işe giderken giydiği travesti elbisesi ve 15 puntoluk platform ayakkabıları ve bed suratı bile daha iç açıcıydı.
Hey allahım yarabbim sen bizi böyle hırslardan koru yarabbim...

7 Ekim 2009 Çarşamba

Ondan İstiyorum

İlk gördüğümde hele ki konuşmasını duyduğumda -anam dedim ne datlu bir şeymişsin sen-. Sevimli bir de komik. Bunu hissetmemin ardından çok kısa bir araştırma ile yani sol el yüzük parmağına bakmam ile maalesef evli olduğunu ,sonraki duyumlarımda da yakında bir bebeği olacağını öğrenmem hüsran değildir de nedir?

Sen kalk aylar sonra birini beğen, o da evli çıksın.. Ya bu erken yaşta niye evleniyorsun hemennn, bir de çocuğun olacak. Allahım yarabbim ne diyeyim mutluluklar...

Ya Ondan istiyorum ben aynısından ,var mı acep bir tane daha?

Dün ilk kez bir diyaloğum oldu da kendisiyle duygularım depreşti.

Vardır Bir Hikmeti

Dün yaklaşık bir bucuk ay ara verdiğim pilatese gitmek için elimde spor çantam Bolçava servisiyle düştüm yollara. Sonu hüsran.. Salak Yağmur bana dün ders olmadığını bildirmeyi unutmuş. Kafasını kırıcam onun, bu iki oluyor. Ders Perşembe günüymüş. O gün toplaşıp yeni gelen hocayı da tanımış olacakmışız ve tam ders günlerini belirleyecekmişiz. Bana hatasına karşılık rüşvet olarak -spor tesisimizden yararlabilirsin- dedi ama o kadar sıkıcı ki tek başına koşu bandında koş, duran bisikletin pedallarını çevir. -Yok anacım- dedim -gideyim ben evime paşa paşa Geniş Aile'yi de yakalarım belkim-. Merdivenlerden indim ki dürtülerim beni ayakkabı dükkanına doğru çekti. Gittim bir de spor ayakkabı modelinden iş yerinde de giyebileceğim siyah ayakkabı aldım. Dersin olmadığı gerçeğini kızın bu salaklığını kadere bağlayarak içimdeki agresifliği bastırmaya çalışıyorum ama saat 19 civarı trafiğin en boktan olduğu saatte 1,5 saat sonra otobüsten indiğimde kader kısmet hiç bir şey gözüm görmüyordu.
Markete gittim ekmek neyim alacağım. Hadii hiç sıra olmayan markette sıra var ve kasadaki adam acayip yavaş. Önümdeki çocuk doldurmuş sepetini. Benim elimde iki parça var. Dedim neyse çıkıntılık yapmayayım bekleyeyim. E gerizekalı herif niye sepetini boşalt mıyorsun? Kasadaki adam senin eşyalarını mı boşaltacak, onların hesabını mı tutacak! O kadar sinirlendim ki adamın sepetindeki eşyaları çıkardım hızlıca ,kasiyere yardımcı olarak sıra bana gelmesi için. Ama adam hala mal gibi bakıyor, bir hareket yok. Bir posta da buna sinirlen.. Eve kendimi attığım gibi midemin ağrınını hissettim. Duş al, saçları kurut derken saat 21 'i geçti. Dizi de pij oldu. Demek İstanbul'da falan yaşamaya kalksam o trafik insanların mallığı falan iyice hasta olurdum kesin..
Güya spor yapmaya rahatlamaya gittiğim yerden sinir harbi ve bir çift yeni ayakkbıyla döndüm. Vardır bir hikmet diyelim akıl sağlığımız açısından...
Sinirden mi bilmiyorum pilates yapmış kadar yorgundum erkenden uyudum...

5 Ekim 2009 Pazartesi

Ugg Bot


Ne ayak anlamadım ben bu botları. BU kadar çirkin kaba bir şey nasıl oluyor da moda olup tüm tikilerin ayağında olabiliyor. Mini şort asklı bluz altına bu çizmeler, mini asklı elbise hop bu çizmeler.
İğrenç lan. İstediği kadar moda olsun hayatta giymem giyeni de sevmem..

Not: Oha diyorum fiyatları da eşek gibiymiş...( 300 lira civarıymış)Tövbe tövbe

Dağılın Lan

Yaz tatili boyunca hemen hemen her haftasonu yazlıktaydım. Bu cumartesi Alsancak piyasası ne alemde bir bakayım dedim ve büyük bir şok yaşadım.
Bu ne kalabalık arkadaş! Okullar açılmış, herkes yazlığından dönmüş, üniversite için öğrenci milleti gelmiş. Sokaktakilerin yüzde sekseni genç ve çoğunluğun yaş ortalaması 16-18 arası. Gül sokağın ve Bonjour'un sokağı hele aman allahım ne tiplemeler ne tiplemeler. Mini elbise, mini şort altına Ugg cizme- Ona bir sonraki yazımda değineceğim- . Hepsi tek tip.. Oradaki ciks kafeler tarzım olmadığı için dedim buralar herhalde hep kalabalıktı uğramadığım için. Anam yok, Dar Sokak Gazi Kadınlar'da öyleydi. Biz saat 23 gibi eve dönerken bir o kadar da Alsancak'a yeni gelenler vardı.
Boş mekan bulabilmek imkansız hale gelmiş memleketimizde ,haberimiz yok.
Alışmak sevmekten daha zor geliyor..
Umarım sadece bu cumartesiye özgüdür ne diyeyim umut işte...

3 Ekim 2009 Cumartesi

Kontes ve bebeleri










Yazlıktaki Kontes ve bebelerinden görüntüler efenim.. 2 dişi, 2 erkek yavrusu var. Geçen sene yine doğurmuş Kontes zillisi. Yavrusunu çok sevdiler diye onu kıskanıp sakat bırakmış. Bu yüzden bu yeni yavrularını severken ondan da sevgimizi esirgemiyoruz. Süt verme seansını yakaladık annemle birlikte, hemen kayda aldım foto ve videosunu çektim. Erkekler daha irice, dişiler biraz küçük kalmışlar.Hepsinin rengi farklı, hepsi de çok ama çok sevimli...

''Fortis et liber''

Hoşgeldin Ekim



Sonbahar mevsiminin ortalarına yaklaşıyoruz. Ekim ayı.. Tüm yılı gözde geçirme, yeni kararlar alma, sakinleşme, kendini dinleme ve kendine zaman ayırma ayı...Umarım keşke demeyeceğimiz isabetli kararlar alıp bunları en güzel şekilde uygulamaya sokarız. Mutlu bir ay geçirmek umuduyla...

''Dum spiro spero''

30 Eylül 2009 Çarşamba

Diş Telinde 2. Ay

Diş teli hikayesinde bir ayı da geride bıraktık. Dün de alt çeneye tel takıldı. Alt sol azıdan bir diş çekilmişti. Onun bittiği yerdeki azı dişe oradan güç alınacağı için metalden bir bant yapıldı. O metal hafif çıkıntı yaptığından tam olarak çiğneme fonsiyonunu gösteremiyorum. Sağ üst azı da yıllar önce kanal tedavisi olmuştu ,o ağrıyor iki haftadır.Ülen acımdan öleceğim. Dün beyaz kağıttan önlük boynumda kuzu kuzu bant takılma işlemini beklerken- ne yapıyorum la ben, burda ne işim var- dedim.
Şu an bile bu metalleri braketleri söküp çıkarmak istiyorum ama her şey için çok geç. Girdik bir yola dönüşü yok. Ne diyim sabır....

İçimdeki Çocuk Sevgisinin Kırılma Anı



Dün belediye otobüsündeki 6 yaşlarındaki kız çocuğuna tahammül eden anneyi tebrik ediyorum. Allah ona göre sabrını veriyor demekki. Önce kendi bedeninden beklenmeyecek desibelle - uykum var benim- diyip durdu. Sonra sürekli -ama ben uyuyacaktım, ama ben eve gidecektim ,şunu al ,bunu ver -diyip bütün otobüsdekilerin beynine girişti. Yazık anne sürekli telkin cümleleriyle -geliyoruz kızım ,az kaldı, eve gideceğiz ,şu oyunu oynarız, bunu yaparız- şeklinde onu sakileştirmeye çalıştıysa da çocuk aynı şımarıklığına devam etti. İçimden neler söyledim neler... Onları yazmayayım, ama etrafımdakilerin de benimle aynı duyguyu paylaştıklarına eminim. Zira herkes ters ters çocuğa bakıyordu.

Allahım bana lütfen çocuk nasip edersen böyle şımarığından verme yarabbim. Ne diyim bugünün duası bu olsun...

29 Eylül 2009 Salı

İlginç Karşılaşmalar

Nasıl bir tipmişim ben de anlamadım arkadaş. Biri İstanbul'da sadece 15 dk durduğum bir otobüs firmasının ofisinde beni görür, İzmir'e gelir,o gün tepeden tırnağa ne giymişim, saçımın çantamın şekli nasılmış eksiksiz sayarak beni İstanbul'da gördüğünü ispat eder. Bknz: Pagan kadını benzetmesi.
Diğeri de denizde sahilde takılmayıp direkt yüzüp çıktığım halde beni gittiğim cafede ta üşenmeyip dışardaki masasından içeriye yanıma gelerek -siz dün denizdeydiniz - diyip yer mekan bildirerek tanıdığını ispatlar.
Hehehe iyi havaya sokuyorsunuz beni, moral oluyor valla, allah razı olsun. Eyvallah:)

Not:1: Saçımı toplayarak dışarda gezdiğimi en yakın arkadaşlarım dahi ya bir ya iki kez görmüşlerdir. İki durumda da saçım topluydu. beni tanımaları ilginç.Çünkü iki hal arasında ciddi fark var.
Not:2 Dünkü tanıdık çok şekerdi.Ona hiç haberi olamasa da burdan selam ederim:)

28 Eylül 2009 Pazartesi

Rüyada Yağmur Görmek

Rüyada Yağmur görmek: Rüyada yağmur görmek daima iyiye yorumlanır. Yağmurda yürümek, sıkıntılarından ve hastalığından sıyrılmak demektir. Bu rüyayı gören kişi İşsizse çok güzel bir iş bulacağına yorumlanır. Para derdi varsa gelecekte para sıkıntısı çekmeyeceğine, aşıksa sevgilisine kavuşacağına yorumlanır.

Her allahın günü rüya görüyorum ve rüyalarım genelde o gün yaşadığım şeylerle ilgili günlük hayattan etkilendiğim şeyler ama neden yaklaşık iki haftadır her rüyamda yağmur yağdığını görüyorum ,bunu anlamıyorum. Her rüyamda yağmur teması var. Hep yağmur yağıyor ya da yağmur başlıyor.. Ne ki acep...Hayırdır inşallah...

İzmir farkı...

Nasıl güzel bir şehirsin sen. Sana bu Eylül'de bir kez daha hayran oldum. Dün güneşlendim, yüzdüm, denizin tadını çıkardım. Harikaydı tek kelimeyle... Eylül'ü seviyorum ama İzmir'de...

Ekşi Yeniden Bağrına Bastı Beni

Girdiğim on tane cillop, tanım entry sinden sonra yine yazar oldum. Seri eksi veren .pndeden de kurtuldum mu her şey daha güzel olacak şalalala:)

Kanca Gecesinden...

Dungeon'daki tadilat ve yenilenme Kanca'nın repertuarına da uğramış, eh iyi de olmuş diyemeyeceğim bir hal almış. Michael Jackson'dan Black or White 'ı çalmaları hadi Michael'ın anısınadır bahanesine sığınabilir fakat Levent Yüksel'den ''Yatağıma gel'' şarksını duyunca nasıl yani demeden kendimizi alamadık. Deep Purple'dan allah rızası için Perfect Stranger'ı çaldılar neyse ki.
Dungeonada böyleyse Opus'ta Kenan Doğulu 'da çalabilirler diyorum.

Neyse kışa doğru öğrenciler de geldi mi ortam daha da kalabalık olacağından eski hallerine döneceklerini hatta daha sert çalacaklarını umut ediyorum ve onları yine de çok sevdiğimi belirtmeden geçemiyorum.

24 Eylül 2009 Perşembe

Sizi Artistler Sizi



Daha önce yarışan renkli yarışmacılardan bir demet oluşturulmuş 5 tane 500.000 lira para ağacıyla yarışmanın son bölümleri şu anda ekranlarda. O değil de benim şu renkli tiplere iki çift lafım olacaktı.
Birincisi Furkan. Ne bilmişsin sen arkadaş, yaşın kaç başın kaç senin? Görmediğin kutu için kesin mavi ya da kırmızı nasıl diyebiliyorsun, müneccim misin? Yarışanlar ve Acun'da buna söz verip duruyorlar sen ne düşünüyorsun ,sen ne hissediyorsun diye o da kendini bir şey sanıp ''yüzde yüz ,kesin'' gibi kelimelerle yorum yapıyor. Ne oldu geçen yarışmacıya kutunda kesin 500bin var dedin adamın kutusundan 200lira çıktı. Bunun istatistliği falan yok. Bu ne çok bilmişlik! Yüzde 50. Yok 1 ve 2 numaralı kutuda mavi çıkmış da 3'te kırmızı kesinmiş. Ha bir siz akıllıydınız bunu hazırlayanlar maldı bunu akıl edemeyecekler. Allahım yarabbim sinirleniyorum yazdıkça.
Bir diğeri Oğuzhan. Dün iyi ki bir doğru hissetti yarışmacının kutusunda 500bin var dedi. ve doğru çıkınca da masaya çıkmalar ben demiştim diye avazı çıktığı gibi bağırmalar. Ne oluyor yahu 50 tane tahmininden biri doğru çıktı diye bu ne taşkınlık. Yaşından başından utan önce.
Emin: En komiği de bu. Kullandığı her cümlede'' format'' kelimesini kullanmasa olmaz. Biri ona -format nedir loo- dese açıklayamaz eminim ki. Geçen Amerika'dan gelen taksici çocuğa- Beni seviyor musun? Amerika'da beni seyrediyor musun, beni seviyorlar mı orda gibi abuk subuk sorular sordu. Sevgi eksikliği hissediyor sanırım. Acun ona sürekli laf sokuyor o da teşekkür ediyor. Ama komik adam.
Kemal: Tribünde misin yoksa televizyonda mı? Bu ne kendini bilmezlik anlamıyorum. Bağıra bağıra konuşmaktan zaten sesi kısılmış. Kendini çok bilmiş havalarda.
Hepsi kumarbaz bunların teklif gelmiş 112bin . bir 200 kalmış bir 500bin. Kutuna git diyorlar. Ha oldu onlara giren çıkan olmuyor ne de olsa.

Hakan ve Ömer'i tutuyorum orda.Tony de komik. Kızlar da çok güzel, akıllı, uslu zaten bir Seda dışında.
Seda iyi kalpli ama belli.
Benim uyuz olduklarım Furkan, Kemal, Oğuzhan.
Ama bunlara söz hakkı verenlerde suç. Ya da yarışma formatı bu. Ne bileyim ben.
Neyse bitiyor yarışma bakalım Acun'un yeni yarışmasında ne ilginç tiplemeler göreceğiz...

23 Eylül 2009 Çarşamba

Bayramda...

Nasıl geçti anlamadım üç günlük tatil. Gayet sakin , huzurlu ve baklavası bol bir bayramdı. Bayram sabahı yazlığa gittiğim gibi annem eliyle açtığı börekleri baklavaları dayadı önüme. Ben de hiç kasmadan yedim de yedim. 2 günde 2 ayda verdiğim kiloyu geri almanın gerçekliğiyle karşılaşmam evde 3 gün şort eşofman takılıp eve dönerken üzerime tam oturan kotu giymemle su yüzüne çıktı. Kot her adımında kasıldıkça kasıldı. Yiyip yiyip kilo almıyorsun diyenlere ya da öyle sananlara kapan niteliğinde bir örnek. Offf şimdi yine uğraş dur o kiloyu vermek için..

Neyse dün denize girdim, nasıl bir güzelliktir yaw nasıl ılık deniz dümdüz tertemiz. O da tam döner ayak tatilin super bir kıyağı oldu.
Sağolun anne baba allah razı olsun ne diyim:)

Cuma Kurtarıcım



Sadece cuma değil, her anımın kurtarıcısı insan. Tek dostum belki de. Kardeşim gibi.. Onu 23 yıldır tanımam , onun gibi birinin benim dostum olması ve beni çok sevdiğini bilmek hayatımındaki en büyük güzelliklerden biri , bir şans.
Sevincimde, üzüntümde, endişemde, heyecanımda, korktuğumda yanımda olacağını, bana yol göstereceği bilmek bana güven veriyor belki de yaşadığım tüm saçma sapan şeylere gögüs germemi sağlıyor.
Cuma günü de aynısını yaptı işte, işyerinde geçirdiğim en zor günümde yanımdaydı . O gün eve gitseydim kendi kendime kurup daha da zarar verecektim kendime... Ama o bana cesaret verdi , güzel bir terapiden geçirdi beni.
Enfes yemekler,balkondaki super manzara ve orada içtiğimiz türk kahvesi ve fal seansımız, içimizde biriktirdiğimiz asabiyet sonucu korkunç bir olaya bile gülmek ve sonrasında ağlamak şeklindeki tepkilerimiz üzerine cila oldu.

Senin de dediğin gibi 'biz birbirimize yeteriz''.
Ailemin hayatımda olması gibi senin de hayatımda olduğunu bilmek bana güç veriyor.
Seni çok seviyorum can dostum...

15 Eylül 2009 Salı

3. Kişinin Merakını Giderme Aksiyonu

Tutturmuş o çok kötü durumda yok bunalımlarda ara yaa onu bir sor nasılmış diye hissediyorum bak o çok iyi biri , ara ne çıkar en azından nasıl olduğunu öğreniriz bence sigara içip içip düşünüyor o...

Bu gazla zaten son günlerde aklımda olan şahsına münhasır tipe mesaj çekmek suretiyle aslında hal-i ruhiyetinin ne kadar iyi olduğunu öğrenmem bana güzel bir kapak olmuştur.
Nasıl olacağdı ha nasıl ?Tabiyki iyi.. o bencil insan kendinin rahatından başka hiç bir şeyi düşünmeyen insan niye bunalımlarda olsun?

Ha bir de hemen kesip attı mesajlaşmayı aman daha ne beklenir ki.
Ne edelim herkes sağ olsun yerinde dursun bu bize yeter...

Ekşi Sözlükteki İlk Çaylaklığım

Way anasını bugünleri de görecekmişiz, ilk karmam olan Sakallı Tavernacı olduğum yetmiyormuş gibi bugün öğrendiğim kadarıyla 24'üne kadar lanetlenmişim:)
İyi iki kez aynı şeyi yazmışım hayır gambazlayacağına bana uyarıda bulunsa gerizekalı. Bak beni bu mübarek günde günaha sokuyor o gambazlayan kimse. Ha seri halinde eksi puanı dayayan .bneyi de anmadan da edemiyorum. Yok kimseyle muhattap olmayacağım bundan sonra, birilerine yüz vermeyince eksiyi basıyorlar anlamıyorum bu kompleksli insanları...

Hayırlısı olsun...

Biten ve Bitmeye Ramak Kalan Dostluklar

40'lı yaşlara dayandık be yavrular. Arkadaşlık, dostluk kavramlarına hep  önem vermişimdir hala da veriyorum. Bu zamana kadar çok...