9 Aralık 2012 Pazar

Pazartesi Sendromu






Birçok çalışan gibi ben de yaşıyorum. Pazar akşamüstüden itibaren bir hüzün başlıyor içimde. Hele ki en yoğun günüm Pazartesi olunca daha da geriliyorum o günü düşündükçe. İşe başladığım an yoğunluktan zaman su gibi geçtiği için sendrom neyim hiç bir şeyim kalmıyor. İnsan alışıyor be her zorluğa. Gerçi benim alışma sürem oldukça uzun sürdü, hala Pazar günleri gerginliğim devam ediyor ama ya sabır diyorum.
İçimde garip bir umut, tüm bu günlerin karşılığını alacağıma dair...
Bir umuttur yaşatan insanı misali, halimize şükrederek yaşamaya devam.
En azından bir işim var ya..
Allah herkese huzurlu iş ve hayat nasip etsin başta sağlık olmak üzere...

29 Ekim 2012 Pazartesi

Rüyalarım ve Anlamları

Bugünlerde gördüğüm rüyalar ve anlamları benim için çok önemli. Ha bu kadar önem vermek doğru mu, değil ama umut dünyası işte. Güzel rüya görünce insan ferahlıyor.
Rüyamda Fatoş bizim işyerinde deli gibi bir sofra hazırlamış. Herkes tabildotları ile sıraya girmiş, yemek alıyor. Ama masanın üzerinde neler neler var, yoğurtlu soslu mezeler, bulgur köftesi, ıspanaklı börekler..
Ben de bu yemeklerden alıyor ve yiyorum haliyle.

Meali; sofra gören, sevinecek ve neşelenecek demektir. Sofra bezi büyük bir sefere, yolculuğa, rahata işarettir.
Ziyafet sofrası görmek hayatının sonuna kadar para derdi çekmemek demektir. Bir ziyafet sofrasına oturmak istediği makama yükselir anlamındadır.
Büyük bolluğa ve huzura işarettir. Kişinin ömrü boyunca sıkıntı çekmeyeceğine işaret eder.

Oh yeahhh:)

Bakalım umarım çıkar yaa güzel şeyler olmaya devam eder hayatımda. Her şeyi hayırlısı..

27 Ekim 2012 Cumartesi

Çalışma Hayatını Hiç Özlememişim

Gerçekten.. Özlediğimi sanmıştım ama yanılmışım. İşsizken iş kadınlarını görüp* Anam ben de böyle giyinsem topuklu ayakkabılarımı eteğimi de gitsem işe oh ne güzel. Bu kumaş pantalonlar etekler dolapta hiç giyilmeden mevisimi geçip rafa kalkıyor..* derken iş dünyası elbiseleri giyip de giyinip süslenip dışarı çıkmaktan ibaret değilmişi hatırlamak zor olmadı.
Çalışmanın tek ama tek güzel tarafı hayatını idame ettirecek parayı sana vermesi. Başka da bir boka yaramıyor. Yok kendini yeniliyorsun yok kendine güvenin geliyor  haa öyle..
Benim param olsa cebimde zaten kendime güvenim gelir, zaten kendimi geliştirmek için bir sürü şey yaparım. Hem iş stresinden uzak hem de zaman bol rahat rahat...

Beni bayram sabahı bunları yazdıran iş ortamımın ta...

Huzur istiyorum arkadaş biraz huzur çok paralar değil, huzur lan..
Olacak ama, bunlar bir sınav yenilmek yok mücadeleye devam.
Gül gibi bir iş en azından bu kadar saçma bir ortamın olmadığı bir iş mutlaka vardır .
İnanıyorum, yani inanmalıyım :)

20 Ekim 2012 Cumartesi

Hayatımdaki Gelişmeler


Oy neredeyse 4 aydır yazmıyormuşum ya la.
Hayatımdaki en önemli gelişme 07.10.2012 tarihinde nişanlanmak diyebilirim. Nişanımız sadece ve güzeldi. Ama öncesi stresliydi nasıl olacak, nasıl gececek telaşı vardı. Ama geçti çok şükür..
Nişandan sonra sık sorulan sorular..
''Düğün ne zaman?''
Ah bir bilsem ne zaman... Umarım çok fazla uzamaz evlenip çoluk çocuğa karışmak istiyorum bir an önce hayırlısı tabi..

İş devam.. Ama yeni iş arama sürecine girdim. Saçma sapan insanlara sırf kıdemliler diye eyvallah çekmemenin sonu istifa sanırım. Bu yüzden de *he* diyip geçmekte fayda var, en azından yeni bir iş bulana kadar.
Huzurlu daha sağlam bir firmaya geçmek istiyorum çalışmalarım başladı. Umarım çok fazla yıpranmadan daha rahat huzurlu bir ortamda çalışmaya devam ederim.


Bakalım bu 4-5 ay önemli benim için. Evlilik hazırlıkları , iş dünyası... Nasıl geçecek neler olacak merak ediyorum.
Dua ediyorum her şey yolunda gitsin ve artık işte huzuru yakalayım diye.

Olacak işte zorla işte:)

30 Haziran 2012 Cumartesi

Gözlük Almak Farz Oldu


Bu arpacıktan sonra mıdır bilmiyorum çok ufak yazıları göremeyeye başladım. Zorlanıyorum, zorladıkça da gözlerim yanıyor ve ağrıyor.
Geçen gün markette çikolata alacağım dur dedim kalorisine bakayım. Arasına ufacık yazmışlar, okumaya çalışıyorum rakamlar değişiyor falan, kafayı yiyeceğim. okuyamadım tam olarak gözümü zorladığım için de gözüm acayip ağrıdı. Eve geldim annemin 2 numara gözlüğünü tutup okuyabildim . Tamam gözüm iki numara değildir ama o küçük yazıları rahat okuyabilmem lazım.
Bana göz doktoru yolları gözüktü anlaşılan.

17 Haziran 2012 Pazar

Pilates Eşeği


İlk gördüğümde çok güldüm. İsmi de komik zaten. Çocuk nasıl pilates yapacak ki bununla? Ama çok şirin ya. Binicem üstüne vericem kırbacı!:)
Tam üzerinde binip zıplamalık. Çocuğuma alsam ben üzerinden inmem ayol.
Denemek lazım:)

16 Haziran 2012 Cumartesi

Bikiniyle Hala Fazlalıklarım Var Lan

Yememe dikkat ediyorum dostlar, spor yapıyorum. Tatlıyı bile minimum düzeye indirdim,çoğu gün yemiyorum bile. Pirinç pilavı yemiyorum ya, özledim tadını.
Tartı da da güzel rakamlar görüyorum. Giyinik de kot ,etek falan güzel duruyor tamam diyorum oldum ben.
Anam bikiniyi bir deniyorum yok abi hala kalça çanak gibi, basenler yanlardan şiş duruyor.
Çıplak hala ince durmuyorum. Üst taraf güzel eyvallah ,ama alt taraf... Üstle alt arasında en az  2 beden fark var.
Denize girmekten soğudum. Gülben Ergen gibi denizden çıkar çıkmaz havluya sarılacağım bu sene de!

11 Haziran 2012 Pazartesi

Sevmediğim Mevsim Yaz

Birçok kişinin aksine sevmediğim mevsimdir yaz. Bir kere gündüzden hiç yararlanamıyorsun. Dışarı çıksan çıkamazsın güneşten, sıcaktan, nefes bile alamazsın, yürüyemezsin, spor yapamazsın. Anca güneş batınca bir şeyler yaparsın.
Bir tek denize girme muhabbeti var onu da çok sevmiyorum tuzlu su , güneş yok yaa sevmiyorum ben yazı.
Oysa ilkbahar ne güzeldi sonbahar da öyle.. Neyse 3  ay hatta İzmir'de 4 ay katlanacağız:(
Hayırlı yazlar, umarım çok bunaltmadan güzel bir yaz olur.

20 Mayıs 2012 Pazar

Eyvah Düşüyorum


Esen Yenenler'in sunduğu StarTv'de Çarşamba 23.15 ve Perşembe 20.00'de yayınlanan yarışma programı. Süper eğlenceli arkadaşlar. Esen Yenenler yarışmayı harika sunuyor, çok eğlendiriyor. Çok başarılı.
Eskiden sadece Çarşamba günüydü , şimdi Perşembe günü de yayımlanıyor. Yalnız yarışan tipler biraz marjinal tipler, bilerek seçiliyor olsa gerek, eğlence olsun diye. Sonuçta şov dünyası. Ama eğleniyorum izlerken. Tavsiye ederim.

18 Mayıs 2012 Cuma

Deniz Börülcesi


Efenim önce Vikipedi'den bilgi vereyim.

Deniz börülcesi, deniz kıyısına yakın yerlerde yetişen bir bitkidir. Türkiye'de en çok Gökova'da yetişir, Tuz Gölü ve çevresi, Aksaray, Ereğli, Burdur ile Tarsus kıyılarında da rastlanır.
Deniz kıyılarında suyun gel-git yaptığı yerlerde sular çekildikten sonra yetişen bu bitki, tuzlu, ekşi ama lezzetlidir. Daha çok ilkbaharda tüketilir; çünkü sonbahara doğru deniz tuzunu iyice içine çeker. Haşlanarak salatası yapılır. İyotlu topraklarda yetiştiğinden iyot eksikliğine bağlı guatr hastalığına iyi gelir. İdrar artırıcı ve kuvvet vericidir. Çiğ tüketildiğinde mutlaka sirke kullanmak gerekir. Sarımsak, limon ve zeytinyağı karıştırılarak yapılan sos ile de tüketilir.

Yapılışı: Deniz börülcesini yıkayıp 15 dakika suda kaynatıyoruz. Sonra tek tek evet arkadaşlar tek tek o kılçıkları ayıklıyoruz. Uzun bir ot düşünün ince uzun, ucundan o kılcığını çekerek ayıklıyoruz. Sonrada sarımsak , çok az zeytinyağı ve az limonla servis yapıyoruz. Sakın ha tuz koymayın zaten deniz kıyısında yetiştiği için tuzludur. Tavsiyem de limonunu ve yağını çok koymamanız.
Şu mevsim tüketmenizi tavsiye ederim. Oldukça lezzetli , yemediyseniz mutlaka deneyin.

17 Mayıs 2012 Perşembe

Bugün Günlerden Özgürlük


Aşkım bugün terhis oldu. Sayılı gün geçiyormuş. Çok şükür sağ salim askerliğini bitirdi. Allah tüm askerlerimize böyle bir günü nasip etsin. Gerçekten bekleyen için de onur ve gurur verici bir durum. Sıra şimdi hayallerimizi gerçekleştirmekte....

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Astroloji Falan Hepsi Hikaye

Bir süredir kahve falı baktırmıyorum ve de buna inanmıyorum. Astroloji ile ilgili de şüphelerim vardı ne zamandır. Bugün Üstün Dökmen hocamı da dinleyince iyice karar verdim. Kesinlikle pozitif bilimle alakası olmayan astrolojinin saçmalığına karar verdim.
Ne zamandır burç yorumlarımı da okumuyordum zaten.
Ne kadar saçma! Arkadaşlar hepsi yalan, hikaye. Hele ki 3 tane boğa burcu insanını ard arda tanıyıp birbirirlerinden ne kadar farklı olduğunu görünce inancım sarsılmıştı zaten.
Bundan sonra burç falan kimse bana hikaye anlatmasın.
Oh be rahatladım, pozitif bilim gibisi yok:)

01- Adana ( Şafak Burada Biter)


Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı güney-orta Anadolu'da bulunan 2011 yılı itibariyle 2.108.805 nüfusuyla Türkiye'deki en kalabalık beşinci ildir. İin idarî merkezi, sakinlerinin %76'sına ev sahipliği yapan Adana şehridir. İl, coğrafi ve ekonomik olarak Mersin, Osmaniye ve Hatay ile beraber Çukurova'nın bir parçasıdır.
Dünyanın en önemli mutfaklarından biri olarak kabul gören ve geleneksel Türk ve Akdeniz Mutfağının birçok özelliğini içerisinde barındıran Adana mutfak kültüründe; acı, ekşi, narenciye, deniz ürünleri, zeytinyağı ve yeşillikler sıkça kullanılmaktadır. Adana Mutfağı'nda et oldukça önemli bir malzemedir ve mutfak ürünlerinin çoğunda et kullanılmaktadır. Adana Mutfağı'nın en ünlü yemeği tabiki lezzetiyle bağımlılık yapan, dünyaca meşhur Adana Kebap'tır. Kebap, genellikle bol salata çeşidinin yanı sıra yanında şalgam ile tüketilir.

15 Mayıs 2012 Salı

02- Adıyaman



Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir ilidir.
Sanayi siteleri:
Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi
1991 yılında kuruluş çalışmalarına başlanan Adıyaman Organize Sanayi Bölgesinde, 1996 yılında kamulaştırma ve etüd-proje işlemleri tamamlanmıştır. 1997 yılında altyapı çalışmalarına ve arsa tahsis işlemlerine başlanmıştır.
İl Merkezine 6 km uzaklıkta, ilimiz kuzeybatı istikametinde, Belediye sınırları içerisinde, TPAO tesisleri ile açılacak olan Adıyaman Kuzey Çevre Yolunun bitişiğinde 150 hektarlık alan üzerinde kurulan Bölge, 86 adet sanayi parseli ile 1. Derecede Kalkınmada Öncelikli Yöre, teşvik, imkân ve kolaylıklarıyla sanayicilerimizin hizmetine sunulmuştur.
Adıyaman Küçük Sanayi sitesi 1969 yılında kurulmuş 1987 yılında ihale edildikten sonra yapımına fiilen 30.4 1988 yılında başlanmış ve 2000 yılı içerisinde tamamlanarak hizmete açılmıştır. Toplam 350.000 m² alana sahip olan sitede 350 adet iş yeri bulunmaktadır.
Ancak Küçük Sanayi sitesinin ihtiyacı karşılayamaması nedeniyle 200 ek iş yeri 2001 yatırım programına alınarak inşaatına başlanmıştır.
Besni Küçük Sanayi sitesi
Besni'nin kayaardı mevkiinde 06.12.1993 tarihinde ihale edilen sitenin inşaatına Nisan 1994 yılında başlanılmıştır. Besni Küçük Sanayi Sitesi % 85 sanayi ve Ticaret Bakanlığı kredi desteği ile yürütülmektedir. Tamamlandığında 278 iş yerinin bulunacağı sitenin inşaatı % 30 oranında tamamlanmış olup, faaliyete geçtiğinde 1500 kişi istihdam edilecektir.
Gölbaşı Küçük Sanayi sitesi
22 Kasım 1989 yılında kurulan küçük sanayi sitesinin inşaatı Gaziantep yolu üzerinde belediye imar planı içerisinde 30 dönüm üzerinde devam etmektedir. K.S.S 100 iş yeri kapasiteli %70 sanayi ve Ticaret Bakanlığı Kredi desteğine sahiptir. Site tamamlandığında küçük esnaf ve zanaatkar daha sağlıklı ortamlarda daha iyi hizmet verme imkânına kavuşacaktır.

Öz Kahta Küçük Sanayi Sitesi

Kahta Küçük Sanayi Sitesi 27.09.1996 yılında kurulmuş olup, proje çalışmaları tamamlanmıştır. 2001 yılı revize yatırım programına alınması için girişimler devam etmektedir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.adiyaman.gov.tr/

14 Mayıs 2012 Pazartesi

22 Gün Sonra Tatlı İle Buluşma Anı


Tarif edilemez bir mutluluk... Kesinlikle öneriyorum arkadaşlar yapın bunu. Elinizdekinin kıymetini anlıyorsunuz.
Her gün tatlı yerken bunun zevkini tam olarak bilemezken böyle aralar vererek yenen tatlının kıymeti o kadar büyük oluyor ki.
Hem iradenizi ölçmüş oluyorsunuz, hem her gün bir sürü kalori almıyorsunuz.
Ben kendimi ölçtüm, hedefim 3 haftaydı,bunu yaptım. Sıra bunu bir haftalık periyotlarda devam ettirmek.
Super bir duygu, kendimi tebrik ediyorum:)

Fotograf  İStanbul Cihangir, Elvan Pastanesi'ndeki Venedik isimli pastanın görüntüsüdür ve tadı enfes ötesidir.

03- Afyon


Ege Bölgesi'nde İç Batı Anadolu Bölümü'nde yer alan bir ildir.
Afyon'da iklim oldukça sert ve or­ta derecede yağışlıdır (466 mm). En çok yağış kışın ve ilkbaharda olur. Ortalama sıcaklık en soğuk ayca 3 derece, en sıcak ayda 22 derecedir Ama sıcaklığın yazın 38 dereceye çıktığı, kışın sıfırın altında 27 dereceye düştüğü de görülmüştür.
Afyonun Temel sanayi ürünleri Mermer ve gıda üzerinedir. Mermer ve Traverten taşında Dünyanın önde gelen Üreticilerindendir Afyon sanayisi.
Et tavuk ve yumurtacılık'ta son derece gelişmiştir. Türkiye Et ve yumurta borsasına yön vermektedir.
Türkiye içinde ise Afyon deyince akıla şu ürün ve nesneler gelir:
Milli mucadele:Cumhuriyetin kazanıldığı topraklar; anadolunun kilidi Afyonkarahisar. Kurtuluş savaşında çok önemli savaşlara sahiplik yapmıştır (Kocatepe, Dumlupınar), yunanlar burada husrana uğratılıp İzmire kadar püskürtülüp denize dökülmüştür. Günümüzde utku anıtı anıt parkta bunu simgelemektedir.
Termal; Türkiyenin termal başkentidir; en fazla termal yatak kapasitesine sahip ildir. Türkiyede kişi basina duşen beş yıldızlı otel sayısında en fazla tesise sahip ildir. En önemli merkezleri: Gazlıgöl, Ömer, Gecek, Hüdai, Heybeli, Anemon, İkbal, Korel, Oruçoglu,
Mermer: Iscehisar ilçesinden dünyanın en kaliteli beyaz mermeri çıkmaktadır. Antik çağlarda birçok yerde kullanılmıştır; örneğin Efes antik tiyatro. Günümüzde birçok yerli ve yabancı ünlünün evini süslemektedir. Amerikadaki Beyaz Saraya'da döşenmiştir.
Haşhaş: isminden belli olduğu gibi haşhaş'ın anavatanıdır. Türkiyenin tek alkaloid(morfin)fabrikasi Bolvadin ilçesindedir.
Kaymak: En iyi Kaymak, Manda sütünden elde edilir. Ancak günümüzde pek bulunmamaktadır ve inek sütünden imal edilmektedir.
Sucuk: Afyon sucuğu Kayseri sucuğundan lezzet bakımından daha farklıdır. Türkiye çapında 4-5 ulusal markası vardır.
Sucuk döneri: Afyonkarahisar mutfağına özgü lezzetli sucuktan yapılan döner türüdür.
Lokum: Afyonun lokumu her damak zevkine hitap eden tiplerde üretilir. Özellikle Kaymaklı lokumu son derece popülerdir.
Afyon ev ekmeği: Patates ezmesi ilave edilen meşhur ev ekmeği, 1 haftalık dayanma süresi ile çok sevilen ve besleme değeri normal ekmeklerden daha yüksek olan bir ekmek türüdür.
Yumurta: Türkiyenin yumurta borsasıdır, ayda 40.000.000 üretimi vardır Et: Türkiyenin et borsası. İstanbul etinin 60 % temin ediyordur.
Ekmek kadayıfı: Afyon orijinli bir tatlı türü olup, tüm Türkiyede sevilerek yenen bir tatlı türüdür. Özellikle Süt kaymağı ile beraber yenilmesi tercih edilmektedir. Ekmek kadayıfı çeşitleri ise vişneli, cevizli, olmak üzere birçok çeşit içermektedir.
Yün: dünyanın yun borsası Bolvadin ilçesindedir.
Sandıklı ve Şuhut Patatesi: Sandıklı ve Şuhut bölgesinde sınırlı miktarda yetişen bir tür tatlı patetesi ile, Türkiyenin her yerinde aranan ve tercih edilen değerli bir patates türüdür.
Napolyon kirazi: Sultandağı ilçesi ve Erkmen beldesinde yetiştirilmektedir. Ihracata gitmektedir. Türkiyenin besin değeri en yuksek kirazıdır, tescillidir.
Kızılay Maden Suyu: Ihsaniye ilçesinde çıkmaktadır. Dünyanin en iyi maden suyudur; defalarca uluslararasi ödüller kazanmıştır (1934 Paris fuarı), tesis dünyanın en modern dolum tesisidir, dakikada 100.000 şişe dolum yapılmaktadır. Sade ve meyveli olarak dünyanin dört bir yanına ihrac edilmektedir. Osmanlı döneminde padişahlar Afyonkarahisardan Istanbula getirtirlermiş.
Arpa: Türkiyenin en kaliteli arpası burada üretilmektedir. Bu yüzdendir ki Efes Pilsen yıllar önce buraya bira fabrikasını kurmuştur.
BuğdayTürkiyedeki en önemli buğday üretim merkezlerinden olup, Konya ve Ankaradan sonra başı çekmektedir. Bayat kokboya kilimi: Dünyaca ünlüdur ve Bayat ilçesinde dokunmaktadır.
Ulaşım: Turkiyenin Istanbuldan sonraki en işlek kavşağıdır. Yaz günlerinde günde 100-150.000 araç geçmektedir. Türkiyenin 4 istikametine demiryolu olan tek ilidir. Türkiye demiryollarının 7 bölgesinden biridir.
Karahisar Kalesi; Afyonkarahisar'a adını vermiştir.

Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.afyonkarahisar.gov.tr/

13 Mayıs 2012 Pazar

04- Ağrı


Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir ildir  Adını içinde bulunan Ağrı Dağı'ndan almıştır. 1834 yılında bucak, 1869 yılında ilçe olan Ağrı, 1927 yılında il olmuştur.
Orta Asya'dan gelen kavimlerin Anadolu'ya girişleri sırasında Ağrı, bir geçiş oluşturmuş, dolayısıyla birçok medeniyete sahne olmuştur. Ancak bu medeniyetler Ağrı'yı bir giriş kapısı olarak gördüklerinden burada çok köklü bir uygarlık oluşturamamışlardır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.agri.gov.tr/

12 Mayıs 2012 Cumartesi

05- Amasya


Karadeniz Bölgesi'nde bulunan bir ildir. Merkezi Amasya'dır. Amasya'nın bilinen ilk adı "Amaseia"'dır. Bu isim dünyanın ilk coğrafyacısı olarak bilenen Strabon tarafından verilmiştir. "Amaseia" amozonlardaki yaşayan halkın kraliçelerine verdikleri isimdir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler için. http://www.amasya.gov.tr/

11 Mayıs 2012 Cuma

06- Ankara


Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti, Türkiye'nin en kalabalık ikinci ve dünyanın en kalabalık otuz sekizinci kenti. Topraklarının büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya bölümünde yer alır. Türkiye'nin coğrafi merkezine yakın olduğu için, hem konum hem de işlev itibariyle Türkiye'nin kalbi benzetmesi yapılır. Ortalama 938 metre rakıma sahip olan kentin nüfusu, 2011 yılı nüfus sayımına göre 4.890.893'dur.
Ankara; kedisi, keçisi, tiftiği, tavşanı, armudu, balı, çiğdemi ve Kalecik Karası denilen misket üzümü ile ünlüdür.
Frigya dili ve Yunancada Ἄγκυρα (telâffuz: Anküra), gemi çapası demektir. Bazı efsanelere göre Ankara, Frig Kralı Midas’ın bir gemi çapası bulduğu yerdir. Büyük İskender'in Doğu Seferi sırasında Anküra’ya MÖ 333'de geldiği kayıtlara geçmiştir. 2. yüzyıla ait ve Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen bazı paralarda gemi çapası figürü bulunmaktadır.
Mustafa Kemal, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandıktan sonra, Padişah VI. Mehmet tarafından 30 Nisan 1919'da 9. Ordu Müfettişliğine atandı.19 Mayıs 1919'da Refet Bey (Bele), Kâzım Bey (Dirik), 'Ayıcı' Mehmet Arif Bey ve Hüsrev Bey (Gerede) ile birlikte Samsun'a çıktı. Anadolu'da Havza ve Amasya Genelgesi'ni yayınlayan ve Sivas ile Erzurum Kongresi'ni düzenleyen Mustafa Kemal, İstanbul Hükümeti ile Amasya Protokolü'nü imzaladı. Bu protokol üzerine Meclis-i Mebusan açılmıştır. Mustafa Kemal, meclis çalışmalarını daha yakından izleyebilmek için 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelmiştir. Ankara'ya gelmesinin nedenleri arasında buranın demiryolu ağına sahip olması, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmemiş olması, merkezi bir konumda bulunması ve Batı Cephesi'ne yakınlık gibi nedenler de etkili olmuştur. Meclis, 28 Ocak 1920'de oybirliği ile Misakımillî'yi kabul etmiştir. Bunun üzerine İstanbul işgal edilmiş ve meclis kapatılmıştır. Mustafa Kemal, 19 Mart 1920'de illere ve kolordu komutanlıklarına bir genelge göndermiş ve Ankara'da olağanüstü bir meclisin açılacağını duyurmuştur. Seçimlerin ardından 23 Nisan 1920'de TBMM açılmış ve hükümet kurulmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı bu meclisten yönetilmiş, savaşın kazanılmasının ardından Lozan Antlaşması imzalanmış ve I. TBMM seçim kararı almış ve yerini II. TBMM'ye bırakmıştır. İnkılap Meclisi olarak da anılan bu meclis 13 Ekim 1923'te Ankara'yı başkent ilan etmiştir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.ankara.gov.tr/

10 Mayıs 2012 Perşembe

07- Antalya


Akdeniz Bölgesi'nde yer alan Antalya şehrinin aynı ismi taşıyan merkez ilçesidir.
Antalya, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden biridir. Doğası, palmiyelerle sıralanmış bulvarları, geleneksel mimarisini korumuş merkezi Kaleiçi ve büyük ölçekli turizm yatırımları ile Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Antalya aynı zamanda, Türkiye'nin büyük ölçekli göç alan kentlerinden biridir.
2010 yılı verilerine göre Antalya şehir merkezinde 502.491 erkek, 498.827 kadın olmak üzere toplam 1.001.318 kişi yaşamaktadır.
Antalya, Akdeniz Bölgesi'nin batısında yer almaktadır. İl merkezi kuzeyinde Burdur, doğusunda Serik, güneyinde Akdeniz, batısında ise Korkuteli, güneybatısında ise Kemer sınırları ile çevrilidir.
Akdeniz ikliminin bitki örtüsünü olan maki türü bitkiler Antalya'nın da bitki örtüsünü oluşturur. Batı Torosların güneyi ile Akdeniz arasında kalmış bir bölümde bulunmaktadır. Şehrin yukarı kısımlarında kızılçamlar görülür.
Antalya'dan geçen tek akarsu şehrin doğusundaki Aksu Çayı'dır. Bu akarsuyun üzerinde Düden Şelalesi de bulunmaktadır.
Antalya ili iklimi genel olarak Akdeniz iklimine girmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olarak ifade edilen iklim tipi diğer bir değişle mutedil deniz ve sıcak deniz iklim sınıfına girer, daha iç kesimlerde ise soğuk ve yarı-kara iklim tipi görülmektedir. Yazın ortalama sıcaklık 30—34 derece arasındadır. Ocak ayında ise sıcaklık ortalama 9—15 derece arasında değişir. Şehirde kar yağması ve don gibi meteorolojik olaylar hemen hemen hiç olmaz.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.antalya.gov.tr/anasayfa

Ayrıca bu il biizm aşkımızın başladığı şehir:)

9 Mayıs 2012 Çarşamba

08- Artvin


Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer alan, Karadeniz'e kıyısı bulunan bir ildir.
Coğrafi ve kültürel yapısıyla Anadolu'nun diğer bölgelerinden keskin çizgilerle ayrılır. Yüzey şekilleri çok engebelidir. İklim çeşitliliği fazladır. İlin en önemli akarsuyu, 1956 yılına kadar adını veren Çoruh Nehridir. Artvin boğalarıyla meşhur bir il olup simgesi boğadır. Artvin il topraklarının yaklaşık %55’ini ormanlık alanlar kaplamıştır. Murgul'da bakır madeni vardır. Tarihte genellikle Livane ve Çoruh adıyla bilinir. Artvin il nüfusunu Gürcü,Kıpçak Türkleri ve Lazlar oluşturur.
Millî parklarıyla ünlüdür. Şavşat ilçesinde bulunan Karagöl Sahara Millî Parkı içerisinde bulunan Şavşat-Karagöl ve Borçka-Karagöl görülmeye değerdir. Efeler-Gorgit Tabiatı Koruma Alanı esas olmak üzere Camili yöresi Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü tarafından biyosfer rezerv alanı olarak belirlenen Türkiye'deki tek bölgedir ve bir dünya mirası olarak görülmektedir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler için: http://www.artvin.gov.tr/

8 Mayıs 2012 Salı

09- Aydın


Ege Bölgesi'nde bulunan, turizm ve tarım açısından en gelişmiş illerdendir. Ege Denizi'ne kıyısı vardır. Plaka kodu 09'dur. Aydın Türkiye'nin ilk demiryolu kurulan şehridir. Aydın'da çok sayıda tarihi eser bulunur. Türkiye'nin en uzun ikinci tüneli buradadır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.aydin.gov.tr/

7 Mayıs 2012 Pazartesi

10- Balıkesir


Türkiye Cumhuriyeti'nin Marmara Bölgesi'nin Güney Marmara Bölümü'nde, topraklarının bir kısmı ise Ege Bölgesi'nde yer alan, hem Marmara hem de Ege Denizi'ne kıyısı bulunan bir ildir.
Ayvalık ilçesinden de Yunanistan'ın Midilli Adası'na komşudur.Merkez ilçesi dahil 19 ilçeden oluşmaktadır. Yüzölçümü bakımından en büyük 12. il, 2010 nüfus sayımına göre de 1.152.323 kişiyle Türkiye'nin en kalabalık 17. ilidir.
Tarihte genellikle Misya ve Karesi adlarıyla bilinen Balıkesir yöresi, zamanla Roma, Bizans, Anadolu Selçuklu, Karesi Beyliği ve Osmanlı egemenliğinde kalmıştır. Temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olup bamya, börülce, kavun, zeytin, zeytinyağı, kelle peyniri gibi zirai ürünleri ile ayrıca daha çok yerli turizmde öne çıkan sahil kasabalarıyla meşhurdur. Yağcıbedir halısı, kolonyası, kaymaklısı, kozak üzümü, ayvalık tostu, saçaklı mantısı ve höşmerimi diğer bilinen yöresel ürünleridir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.balikesir.gov.tr/

6 Mayıs 2012 Pazar

İrade Testi 2

Daha önce de bir kaç irade testi yaptım kendime. Şu an da nirvanaya ulaştım galiba çünkü şeker tüketmeyeli ( şeker içeren aklınıza ne gelirse) tam 15 gün oldu. Bir hafta daha yemeyeceğim, hedefim ayın 13'üne kadar daha bunu sürdürmek. Sonra inşallah sevgilimin yanına İstanbul'a gidince Cihangir'de Elvan Pastanesi'nden krokanlı pasta ile kendimi ödüllendireceğim.
Sonraki hedeflerimde hafta bir belki bitter çikolata ya da küçük tatlılar. Çok ara verirsem de pasta ile ödüllendirebilirim kendimi.
Kesinlikle bunu yapmanızı öneririm. Tatlı yediğinizin önemi oluyor, o an özel oluyor ve kıymetini biliyorsunuz bu anların.
Ayrıca şeker insanı yaşlandıran ve insan vücuduna hiç yararı olmayan bir şey. Şekeri meyvelerden almanızı öneririm.
Ha tabi bunu uygulamak baba gibi bir irade ister. O da ben de var. Hıh! Darısı olmayanların başına.

11- Bilecik




Türkiye Cumhuriyeti'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan bir ildir.
Şeyh Edebali'nin türbesi buradadır. Bilecik, Marmara Bölgesi'nin güney doğusunda yeralmaktadır. İlginç olarak Türkiye'de dört bölgede de toprakları olan tek şehirdir.
Bilecik Marmara, Karadeniz, İçanadolu ve Ege Bölgelerinin kesiştiği noktadadır. Şehir en eski bilinen adları Agrilion ve Belekoma'dır. Bilecik, Osmanlı İmparatorluğu' nun kurulduğu topraklardır. Sakarya Nehri'nin etrafında toprakları olan şehrimiz antik çağlardan dünümüze değin tarihin her döneminden izler almıştır. Zengin dereleri, gölleri, ormanları ve maden ocakları ile ayrı bir özellik taşır.
Bilecik'te Batı Anadolu ağzı kullanılmaktadır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.bilecik.gov.tr/

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Arpacık Ameliyatı

Aklıma bile gelmeyen şey başıma geldi. Bundan 3 ay önce çıkan arpacık, merhemler ve damlalarla geçmeyince doktor en son ameliyat önerdi. Ben ki gözüme elimi sürmeye korkan kişi gitti ameliyat oldu. Vay be insanın başına yaşadığı sürece her şey gelebiliyormuş.
Ameliyatı anlatayım biraz da içiniz açılsın:)
Giydirdiler yeşil önlüğü, yeşil boneyi , yeşil terliği. Yatırdılar ameliyat masasına. Önce gözünün altına iğne vuracağız dediler ki ne iğneymiş kardeşim. Acısından ahlayıp vahladım. Onun ardından gözünü açıkta tutacak ve kapağı kıvıracak bir aparat taktılar, göze sürekli ışık geliyor bu arada.
Doktor- evet şimdi sıkacağız irini - dedi ki orada acıdan yine inlemeye başladım. Kistleşmiş mübarek. 5 dakikalık ameliyat bana 5 yıl sürdü. Resmen sinirimden acıdan ağladım. Doktor beni teselli etmek için elimi tuttu. Canım doktorum, onun sayesinde ikna oldum zaten ameliyata.
Sonra bandajladılar gözümü, ama ben ağlamaya devam ettim. Annem beni o halde görünce kadının kalbine iniyordu.
Bir saat kadar bekledim, doktor tekrar kontrol etti, kanama durmuş mu diye baktı. Sonra eve döndüm. Saatte bir buz kompleksi yaptım, tabi babam yardımcı oldu ben uzandım paso. Krem de sürdüm gözüm şişti bir de hafiften kanadı. O gün doğru düzgün uyuyamadım.
Ertesi gün kontrole gittim ,doktor badajı çıkardı. Her gün gözüme sabah ve akşam olmak üzere iki tane merhem sürdüm. Şimdi ameliyattan sonraki 11. gün. Pazartesi kontrole gideceğim. Morluklar geçti ama şişlik hala var. Umarım irin tamamiyle geçmiştir. Pazartesi önemli benim için.
Allah kimsenin başına vermesin, şu anda bile hala çok fazla bilgisayar kullanamıyorum, kitap okuyamıyorum , gözümde ağrı oluşuyor.
Umarım tekrarlamaz ve bir daha Allah yaşatmaz.
Sağlıklı günler diliyorum herkese. Bu hayatta sağlıktan değerli hiçbir şey yok.

12- Bingöl



Bingöl, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir ildir. 2010 TUIK verilerine göre ilimizde merkez ilceyle beraber 8 ilce, 5 belde ve 305 köy vardir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.bingol.gov.tr/

4 Mayıs 2012 Cuma

İzmir Seni Seviyorum Ama

İzmir, İzmir'im seni seviyorum ve senden ayrılmayı hiç istemiyorum ama böyle giderse sevgilimle iş bulamazsak eğer mecburen bize yol görünecek. Lütfen yüzümüzü güldür artık:(  Burada aile kurmamıza izin ver...
Hayırlısı ne diyelim...

13- Bitlis


Doğu Anadolu Bölgesi'nde Van Gölü'nün batısında bulunan bir ildir.
İsmi Makedonya Kralı Büyük İskender’in, şehirdeki kaleyi yaptırttığı komutanlarından Bedlis’ten gelmektedir. Tarihsel yapıların ağırlıkta olduğu bir vadi içinde kurulduğundan “Vadideki Güzel Şehir” diye anılır.
I. Dünya Savaşı esnasında bir süre Çarlık Rusya’nın işgali altında kalan Bitlis, Cumhuriyet'in ilanından sonra il yapıldı. Bitlis adını Bedlis'ten almıştır. Bitlis'in en büyük ve en gelişmiş ilçesi Tatvan'dır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.bitlis.gov.tr/

3 Mayıs 2012 Perşembe

14- Bolu



Bolu, Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz Bölümü'nde yer alan bir ildir.
Türkiye yüzölçümünün %1,015'lik bölümünü kaplayan Bolu İli, 8.276 km² (827.600 Ha.) yüzölçümü ile Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. İl arazisinin yaklaşık % 18’in tarım alanlar oluşturmaktadır. Orman alanları ise % 59’luk bir oran ile Türkiye ormanları içinde % 2,55’lik paya sahiptir. Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık % 15’tir. Geriye kalan % 8 dolayında alan ise tarım dışı alanlardır.
Ortalama rakım 1000 m., merkez ilçe rakımı ise 725 m. civarındadır. Matematiksel konum açısından 30 derece 32 dakika - 32 derece 36 dakika doğu boylamları ile 40 derece 06 dakika - 41 derece 01 dakika kuzey enlemleri arasındadır.
Bolu, Karadeniz iklimi ile karasal iklim arasındaki geçiş alanında bulunur. Karadeniz kıyısındaki ilçelerde Karadeniz ikliminin özellikleri ağır basarken; iç bölgelere gidildikçe, kıyıya paralel uzanan dağların Karadeniz üzerinden gelen nemli havanın önünü kesmesiyle iklim karasallaşır.Seben, Mudurnu ve Kıbrısçık, Gerede'nin en güneyi ve Dörtdivan'ın güneyinde karasal iklim özellikleri ağır basmaktadır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler için: http://www.bolu.gov.tr/

2 Mayıs 2012 Çarşamba

15- Burdur


Burdur, Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde bulunan bir ilidir. Burdur'un plaka kodu 15, il sınırlarındaki toplam nüfus 256.803'tür.Merkez nüfusu : 78.400'dür.
Burdur, Göller Yöresi veya Göller Bölgesi adı verilen bölgede yer almaktadır.
Burdur Akdeniz Bölgesinde karasal ic tarafinda yer aldığından karasal iklim hüküm sürmekte olup, kış mevsimi sert ve genellikle kar yağışlı, yaz mevsimi ise kurak ve sıcak geçmektedir.
Burdur'da bol sayıda göl ve orta boy akarsu bulunmaktadır.
Türkiye'nin önemli göllerinden olan Burdur Gölü her türlü su sporları için elverişlidir. İlin diger önemli gölleri ise Salda, Yarışlı, Karataş ve Gölhisar Gölüdür. Birçok sulama göletlerinin yani sıra, Karacaören, Yapraklı, Onaç 1 ve Onaç 2 ve Karamanlı Barajları vardır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.burdur.gov.tr/

1 Mayıs 2012 Salı

16- Bursa


Bursa, 2,730,750 2011 nüfusu ile Türkiye'nin 4. büyük ilidir. Türkiye'nin İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonraki 4.büyük Metropol ilidir.
Türkiye'nin önemli sanayi kentlerinden biri olmanın yanında medya, iletişim, ulaşım ve sağlık hizmetlerininde en yoğun olduğu kentlerden biridir.
Bursa; otomotiv, tekstil, makine, gıda sanayi sektörlerinde söz sahibidir. Tarihte ilk havlu üretiminin Bursa'da gerçekleştiği söylenir, halen de havlu üretimi ve ihracatı gerçekleştirilir. İpek üretimi ve bıçakçılık Bursanın eskiden dünyaca tanınmasını sağlamasına rağmen, şu anda bitme noktasına gelmiştir.
1961 yılında kurulan Türkiye'nin ilk organize sanayi bölgesi Bursa Organize Sanayi Bölgesi ile daha sonra oluşan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi ve özellikle İzmir ve Ankara yollarının çevresi Bursa'da sanayileşmenin yoğun olduğu yerlerdir.Kaplıcaları, Uludağ'ı, kestane şekeri, şeftalisi, havlusu ile meşhurdur.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler için: http://www.bursa.gov.tr/

30 Nisan 2012 Pazartesi

17- Çanakkale



Türkiye Cumhuriyeti'nin kuzeybatısında, topraklarının büyük bölümü Marmara Bölgesi sınırları içinde kalan, 25° 40' - 27° 30' doğu boylamları ve 39° 27' - 40° 45' kuzey enlemleri arasında 9.887 km²'lik bir alan kaplayan, Asya (Anadolu) ve Avrupa (Trakya) kıtalarında toprakları bulunan, kendi adını taşıyan boğaz ile ikiye bölünmüş Trakya'da İstanbul'dan sonraki en büyük ildir.
Anadolu'nun en batı noktası olan Baba Burnu ile Türkiye'nin en batı noktası Gökçeada'daki İncirburnu il sınırları içindedir. Ege Denizi'nde Türkiye'ye ait en büyük adalar, Bozcaada ve Gökçeada, Çanakkale iline bağlıdır. 2010 TUIK verilerine göre ilimizde merkez ilceyle beraber 12 ilce, 22 belde ve 565 köy vardir.
Çanakkale, binyıllar boyunca farklı toplumların egemenliğinde kalmış, gerek mimarisinde gerek yaşamda onlardan izler taşımaktadır. 70'li yıllardan itibaren ile yapılmaya başlayan ticarî yatırımlarla ildeki geleneksel toplum yapısı yerini hızla modernize olmuştur. Ticarî yatırımlarla ile ulaşım kolaylaşmış ve şehrin görünümünün değişmesi böylece başlamıştır. Bugün Çanakkale Türkiye'nin en modern çevrelerindendir. Geniş kaldırımları, temiz caddeleri, bakımlı binaları ile örnek bir şehirdir. Henüz altyapısı tam oturmamışsa da kültürel anlamda Çanakkale ili Türkiye'de önde gelen çevrelerdendir. Toplumda çekirdek aile yaygındır. Toplum,Göçmenler , Türkmenler, Pomaklar, Yörükler, Çerkezler ve az sayıda Boşnak'tan oluşur. Pomak ve Yörükler genelde tarım ile uğraşırlar. Bir Yörük kişisi ile Pomak farklı biçimde geleneksel giysiler giyer.
İl ve ilçe merkezlerinde büyük ölçüde modern giyim örnekleri benimsenmiştir. Kırsal kesimden gelen bayanlar, beyaz Yemenî adı verilen eşarp ve şalvar ile siyah naylonumsu kumaştan pardesü (ferace) giyerler, kırsal kesim erkeklerinde ise baskın giyim türü, pantolon, ceket ve kaskettir. Yörede erkeklerin şalvar giydiği pek görülmez. Yöre mutfağı ise birbirinden lezzetli tatlara sahiptir. Çanakkale mutfağını anlatacak kilit sözcükler; zeytinyağ, zeytin, sardalya, peynir helvası ve keşkektir. Adalar bağcılık ve şarapçılık konusunda başı çekmektedir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.canakkale.gov.tr/

29 Nisan 2012 Pazar

18- Çankırı


İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir ildir. Kuzey ilçeleri Karadeniz Bölgesi'nde kalan il, kuzeyde Karabük ve Kastamonu, doğuda Çorum, güneydoğuda ve Kırıkkale, güneyde Ankara ve batıda Bolu illeriyle çevrilidir. 2010 TUIK verilerine göre ilimizde merkez ilceyle beraber 12 ilce, 19 belde ve 366 köy vardir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler http://www.cankiri.gov.tr/

28 Nisan 2012 Cumartesi

Keşke...




''Keşke şunu yapmasaydım''dan ziyade ''keşke şunu yapsaydım'' demek daha çok koyar insana..


Çok kısıtlı bir zamanda yaşıyoruz, her şey akıp gidiyor ve o yaşadığımız an geriye gelmiyor bir daha. Zaman bu yüzden çok değerli... İçinizde tutmayın sözleri, yapmak istediklerinizi olanaklarınız ölçüsünde yapın, ertelemeyin..
En önemlisi de sevginizi ailenizden arkadaşlarınızdan saklamayıp söyleyin geç olmadan...

19- Çorum


İç Orta Karadeniz Bölgesi'nde Çorum ilinin merkezi ve aynı isim ile merkez ilçesi olan şehir. Toprak sanayi ve makina imalat sanayi çok gelişmiştir. Orta Karadeniz Bölümü'nün iç kısmında yer almaktadır.
Şehrin nüfusu 2010 yılına göre 218.130'dir.
İlk önce Çorum'un en meşhur leblebisi gelir. Sonra düğünlerde yenilen bulgur pilavı, tarhana çorbası, mantı ve lahana çorbasının yanı sıra kıymadan yapılan topaç'ı çok meşhurdur.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.corum.gov.tr/

27 Nisan 2012 Cuma

Mahalledeki Gürültü Manyaklığı

Bizim mahallede kafayı yememek için camı pencereyi açmamak, uyurken kulaklıkla müzik dinlemek gerekiyor. Odam evin arka tarafında ve arka çapraza yeni biri taşındı, kiracı. Bir köpek getirmiş. İki ev yanımızda çatıda köpek vardı zaten. Biraz ileriye de bir kiracı daha taşınmış o da çatıya köpeği salmış. Bütün gündüz yan gelip yatan köpekler gece 12 olunca havlamaya başlıyorlar. Ama öyle 5-10 dakikalık değil. Saatlerce...
Türkiye'den nefret etme sebeplerinden biri işte. İnsanların biribirine saygısı yok. Ülen köpeğin havlıyor saatlerce, bir kere ilgilenmiyorsun hayvanla. Sonuçta köpek bu, işi havlamak. Git çiftlikte yaşa çok meraklıysan. Almış Sibirya Kurdu'nu, bir de İzmir'de ona bakacak. Yazık hayvana. Hayvanı bir kere dolaştırdıklarını görmedim. Kıç kadar yere salmışlar, gerisini koyvermişler.
Bunun dışında yan komşunun inşaat işleri son hız devam ediyor ve bu işler genelde akşam saatlerinde yoğunlaşıyor. Çoğu sabah bu inşaat sesine uyanıyoruz, sanki kafamıza çakıyorlar o çivileri.
Mahalledeki çocuk sürüsünün hayvani çığırtkanlıklarını saymıyorum bile.
Nasıl bir ülke burası ya nasıl bir  alem?
Onları Allah'a havale ediyorum. Bana da sabır diliyorum...

20- Denizli



Türkiye'de Ege Bölgesi'nin güneyinde bulunan il.
Tekstil ürünleri ve yöreye has Denizli horozu ile meşhurdur.
Denizli şehri ilk defa, bugün şehir 6 km kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında, Milattan önce 261 - 245 yılları arasında, Suriye Kralı ikinci Antiokhos tarafından kurulmuştur. II. Antiokhos kente karısı Laodikeia'nin adını vermiştir. Laodike'nin kenti anlamına gelen "Laodikeia" adını alan kent, M. S. 7. yüzyılda büyük bir depremle yıkılınca, kent bugünkü Kaleiçi mevkiine taşınmıştır. Türkler Denizli havalisini zapt ettikten sonra, kenti "Ladik" adıyla anmışlardır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler http://denizli.gov.tr/webb/index.php

26 Nisan 2012 Perşembe

21- Diyarbakır



Diyarbakır (Osmanlı döneminde: Amid, Diyar-i Bekr), Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesinde yer alan ve tarihî bir şehirdir. Diyarbakır kent merkezi yaklaşık 9 bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Diyarbakır kent merkezi 4 ilçeye ayrılmıştır. Bunlar: Bağlar, Kayapınar Sur ve Yenişehir'dir.
Diyarbakır ilinin nüfusu, TÜİK 2010 nüfus sayımına göre 1.528.958'dir.
Diyarbakır Ulu Camii
Çok sağlam, kara taştan yapılmış, Anadolu’nun en eski camiilerindendir. M.S. 639 yılında islam orduları Diyarbakır’ı fethedince Mar-Toma Kilisesi’nin camiiye çevrilmesiyle kurulmuştur. islam aleminde 5. Haremşerif olarak tanınmaktadır. Duvarlarında birçok uygarlığın kitabesi bulunmaktadır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler http://www.diyarbakir.gov.tr/

25 Nisan 2012 Çarşamba

22- Edirne


Marmara Bölgesi'nin Trakya yakasında, doğuda Kırklareli ve Tekirdağ, güneyde Çanakkale ve Ege Denizi, batıda Evros (Yunanistan) ve kuzeyde Haskovo (Bulgaristan) ile çevrili ildir.
Edirne ilinin geneli düzlük olup il sınırları içerisindeki herhangi bir yükselti 500 m'yi aşmadığı için ilde dağ bulunmamaktadır. Korudağ Edirne'de bilinmesine rağmen bu yanlış bir bilgidir. %25'i ormanlık olan ve topraklarının %57'sinde tarım yapılan ilin en önemli akarsuyu, Karaağaç hariç olmak üzere Türk-Yunan sınırını çizen Meriç'tir.
İlin iklimi güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sertleşir; Ege Denizi'ne kıyısı olan güney kesiminde daha çok ılıman Akdeniz iklimi yaşanırken, il merkezinin de bulunduğu kuzey kesiminde sert kışlarıyla kendini gösteren karasal iklim hakimdir.
1357'den beri düzenlenen Kırkpınar Yağlı Güreşleri yaz aylarında birçok yerli ve yabancı turisti çeker. 
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler http://www.edirne.gov.tr/

24 Nisan 2012 Salı

23- Elazığ


Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümü'nde yer almaktadır. Merkez nüfusu 2011 sayımları itibarıyla yaklaşık 400.640'dir. Elazığ'ın toplam nüfusu ise 558.556'dir. 1927'de 20.000 olan şehir nüfusu, 1990'da 204.603'e, 2000'de 266.495'e, 2009'de 375.000'e, 2011'de 400.640 çıkmıştır.
Elâzığ, 400.000'i aşan kent merkezi, 560.000'e yaklaşan toplam nüfusuyla Türkiye'nin 22. büyük kentidir. CNBC-e Business'ın verilerine göre Türkiye'nin en yaşanabilir 19. şehridir ve Türkiye'nin en iyi sağlık altyapısına sahip 2. şehridir. Nüfusa göre okuma oranı en yüksek olan iller arasındadır. Doğunun en hızlı gelişen şehridir.
Elâzığ'ın yerli halkına gakkoş denir ve şehir halkının büyük çoğunluğu Türk'tür. Bazı ilçelerinde de yine Türkmen göçmeni Zazalar ve bunun yanında Ermeni ve Azeri kökenli vatandaşlar yaşamaktadır. Ancak çevre illerden göç eden Kürt kökenli vatandaşlarımız da yaşamaktadır.
Ekonomisi sanayi, tarım ve ticarete dayanır. Keban Barajı'nın yapılmasından sonra tarıma elverişli toprakların bir kısmı su altında kaldığından, tarım alanlarının azalması paralelinde sanayi canlanmıştır. Gayri safi gelirinin % 30’u sanayi, % 10’u ticaret ve % 25’i tarım sektöründen elde edilir. Toprak altı ve üstü çok zengindir.
Elazığ’da her 100.000 kişiye 608 hastane yatağı düşmektedir, bu oran 262 olan Türkiye ortalamasın 2 katından fazladır. Elazığ’da 2002-2006 yılları arasında toplam hekim sayısı % 15,4 artarken, diş hekimi sayısı % 26,15, diğer sağlık personellerinin sayısı ise % 13,64 artmıştır. Elazığ, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından 2003 yılında yapılan sağlık sektörü gelişmişlik sıralamasında bölgenin sağlık sektöründe en gelişmiş ili olarak 12. sıradır. Fırat Üniversitesinin tıp fakültesi bünyesinde bulunan araştırma hastanesi, TRB1 bölgesi ve bölge dışına hizmet veren önemli hastanelerden biridir.
Elazığ sağlık sektöründe oldukça gelişmiş bir il olup, CNBC-e Business dergisinin yaptığı araştırmalara göre Türkiye'nin en iyi sağlık altyapısına sahip ikinci şehridir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler http://www.elazig.gov.tr/

23 Nisan 2012 Pazartesi

24- Erzincan


Doğu Anadolu Bölgesi'nde dokuz ilçeden oluşan bir ildir. Bunlar Refahiye, Kemah, Kemaliye, Tercan, Çayırlı, İliç, Otlukbeli ve Üzümlü'dür. Tarihi ipek yolunun üzerinde yer alır.
Erzincan'ın, Otlukbeli ilçesinde 11 Ağustos 1473 tarihinde ünlü Otlukbeli Savaşı gerçekleşti. Fatih Sultan Mehmet ile 100.000 Osmanlı askeri ve Uzun Hasan Sultan ile 70.000 Akkoyunlu asker Otlukbeli'de savaş meydanında savaşa karşı karşıya geldiler.
Sarıkamış Savaşı'nın galibi General Nikolay Yudeniç Rus Kafkasya Ordu komutanı olarak 1915 yılının yaz aylarında Anadolu'ya taaruza geçti ve Erzincana kadar Rus ordu birlikleri ile ilerlendi. 27 aralık 1939'da ve 13 mart 1992'da Erzincan da iki büyük deprem oldu.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.erzincan.gov.tr/

22 Nisan 2012 Pazar

25- Erzurum


Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi' nde yer alan bir ildir.
Nüfusu, barındırdığı 50.000 kadar öğrenciyle yaklaşık 800.000'dur. Şehir nüfusu 500.000 civarındadır.
Erzurum, Türkiye'nin en çok güneş gören illerinden biri olmasına rağmen en soğuk illerindendir. Yılın 70 günü kar yerde kalır. Yazın sıcaklık +35 dereceyi görürken kışın sıcaklık -38 dereceye kadar iner.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler için: http://www.erzurum.gov.tr/

21 Nisan 2012 Cumartesi

26- Eskişehir


Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan aynı adlı ilin merkezidir. Ortasından Porsuk Çayı geçen şehir, içerisinde Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi'nin bulunması nedeniyle bir öğrenci kenti görünümündedir. 2010 yılının verilerine göre şehir merkezinin toplam nüfusu 629.609'dur.Met helvası, Nuga helva, Haşhaşlı çörek, Kalabak suyu, Çibörek ve Lületaşı ile meşhurdur. İşlenebilir lületaşı, Türkiye'de yalnız Eskişehir'de çıkarıldığı için Eskişehir taşı olarak bilinir. Türkiye'de Eskişehir ve Sivrihisar dolaylarında yetişen bir çoban köpeği olan akbaş da şehre ait önemli değerlerdendir.
Sanat kurumları ve tesisleri ile kültür ve sanatda gelişmiş bir şehirdir. Anadolu Üniversitesi ve büyükşehir belediyesi bünyesinde iki adet senfoni orkestrası bulunmaktadır. Ayrıca her yıl düzenlenen Uluslararası Eskişehir Festivali ile şehirde müzik, tiyatro, resim ve sinema gibi dallarında sergiler ve gösteriler yapılmaktadır.
Eskişehir günümüze kadar değişik uygarlıklar altında varlığını sürdürmüştür. Üzerinde kurulan medeniyetlerden bazıları: Frigya, Bizans, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı İmparatorluğu'dur.Türk Silahlı Kuvvetleri Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 1. Hava Taktik Komutanlığı ve 1. Hava İkmal ve Bakım Merkez Komutanlığı da Eskişehir'de bulunmaktadır. Ayrıca hem askeri hem de sivil havaalanı (Anadolu Üniversitesi Havaalanı) bulunmaktadır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.eskisehir.gov.tr/

20 Nisan 2012 Cuma

27- Gaziantep


Gaziantep, halk arasındaki eski adıyla Antep, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi arasında bulunan aynı adlı ilin merkez şehridir. Güneydoğuda şehir olarak en fazla nüfusu barındırır.
Sanayi ve gelişmişlik bakımındandan birincidir. Gaziantep, Şehitkamil, Şahinbey olmak üzere iki metropol ilçeye ayrılmıştır. Gelişmişlik açısından Türkiye'nin 20. büyük ilinin merkez ilçesidir. Ayrıca Gaziantep, Türkiye'nin hâla yaşanılan en eski kenti olup, Dünya'nın da hâlâ yaşanılan en eski kentlerinden biridir.Bunların yanında Gaziantep, Türkiye sanayisi ve ticaretinde de çok önemli bir yer tutar. Bunun sebepleri arasında Gaziantep'in Anadolu ile Orta Doğu arasında bir konumda bulunması ve liman kentlerine yakınlığı sayılabilir. Gaziantep'in simgeleri arasında Gaziantep Kalesi, baklava , antepfıstığı ve bakırcılık sayılabilir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.gaziantep.gov.tr/

19 Nisan 2012 Perşembe

28- Giresun


Fındığı ile tanınan ve Karadeniz Bölgesi'nde yer alan il. Kiraz ve fındığın bütün dünyaya buradan yayıldığı kabul edilir. Yerli halkın çoğunluğunu Türkmen Çepniler oluşturur. 1500'lü yıllardaki Osmanlı Tahrir Defterlerinde yöreye Vilayet-i Çepni de denmektedir.
Giresun ili, Büyük Atatürk'un 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktıktan sonraki dönemde olan kişisel muhafızlarının (Topal Osman ve Silah Arkadaşları) memleketi olan bir ildir. Şehir, Aksu ve Batlama vadileri arasında denize doğru uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuştur, tam karşısında Karadeniz'in tek adası olan Giresun Adası (Aretias) vardır.
Giresun halkı aslen Türk kökenlidir. Cepni Türk'üdür Lazlarla Halkoyunları dışında bir aynılığı yoktur Giresun Çepnileri kültürel olarak tamamen Lazlaşmıştırlar., Gürcü ve Ermeniler de burada yaşamışlardır. Giresun, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilmistir.Bununla birlikte 19. yüzyılın baslarinda Alman, Ingiliz ve Çarlık Rusyasi kaynaklarina göre, nüfusun yüzde 70'ye yakınının gayri müslümler olusuyordu. Sonralari Cepni, Türkmen ve Kafkas göcmenleride ilimize yerlestiriliyor.
Giresun isminin kökeni hakkında üç rivayet vardır. Rivayetlerden birincisi; "Kerasus" kelimesinden gelmektedir. Birinci rivâyete göre bu isim, "Kerasus"ta bol miktarda yetişen kirazdan gelmiştir. İkinci rivâyete göre ise; Giresun denize doğru uzanan bir yarımadanın üzerine kurulmuştur. Bu yarımadanın şekli de boynuza benzemektedir. İşte bu sebepten Yunanca'da boynuz anlamına gelen "Keras"dan türemiştir. Üçüncü rivayet ise Spartaküs isyanını bastıran ünlü Romalı General Kerasusa atfen verilmiş olmasıdır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.giresun.gov.tr/

18 Nisan 2012 Çarşamba

29- Gümüşhane


Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alır. Antik Çağ'da Yunanca, Gümüş kenti anlamına gelen Argyropolis (Yunanca: Αργυρούπολης. αργύρος argyros "gümüş" + πολης (polis) kent). Günümüzde Yunanistan'da Atina'nın güneyinde ve Girit'te aynı isimli kentler bulunmaktadır.
Başka bir teze göre Kanuni Sultan Süleyman'ın İran seferine giderken yolda ilimize rastladığı ve gümüş madenlerinin bol olduğu gerekçesiyle Gümüşhane adını verdiği söylenmektedir.Bu belirli bir kesim için Fatih Sultan Mehmet de denilebilir.
İlin kuzey kesimi Karadeniz’in ılık ve nemli ikliminin etkisinde olmasına karşın Gümüşhane'nin büyük kesiminde Doğu Anadolu Bölgesi'nin sert kara ikliminin etkisi görülmektedir.Yazları sıcak ve kısa olan Gümüşhane ilinde kışlar yüksekliğin de etkisiyle uzun ve kar yağışlı geçmekte, yağış miktarı iç kesimlere doğru gidildikçe azalmaktadır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler için: http://www.gumushane.gov.tr/

17 Nisan 2012 Salı

30- Hakkari


Türkiye Cumhuriyeti'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir ildir. Yüzölçümü 9.521 km², nüfusu 2009 yılı ADNKS'ne göre 256.761 kişidir. İlin yönetim merkezi aynı isimli Hakkâri şehridir.
Hakari'nin en büyük akarsuyu olan Zap Nehri, doğusunda İran ve güneyinde Irak ile komşu olan Hakkari'nin batısında Şırnak, kuzeyinde ise Van illeri vardır. Hakkari'nin dört ilçesi bulunmaktadır: Hakkâri, Yüksekova,Şemdinli, Çukurca. En yüksek noktası 4150 metreye ulaşan Cilo Dağı, Hakkari'dedir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler için: http://www.hakkari.gov.tr/

16 Nisan 2012 Pazartesi

31- Hatay


Türkiye'nin en güneydeki ilidir. Akdeniz'in doğu şeridinde 35° 52' - 37° 4' kuzey enlemleri ile 35° 40' - 36° 35' boylamları arasında yer alan Hatay'ın doğusunda ve güneyinde Suriye, batısında Akdeniz, kuzeybatısında Adana, kuzeyinde Osmaniye ve kuzeydoğusunda Gaziantep bulunur. Toplam nüfusu 1.474.223'dir.
Hatay Türkiye'nin en önemli eski yerleşim yerlerinden biridir. Yapılan arkeolojik araştırmalarda milattan önce 100.000 ile 40.000 yılları arasına tarihlenen bulgulara ulaşılmıştır.
Mondros Mütarekesinden sonra Fransız işgaline uğrayan ve 1921 yılında Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında kalan Antakya, İskenderun ve havalisinde İskenderun Sancağı adıyla bir yönetim kuruldu. 2 Eylül 1938'de bu sancakta kurulan "Hatay Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, başbakanı Abdurrahman Melek, meclis başkanı Abdülgani Türkmen, milli marşı İstiklâl Marşı olmuştur.Hatay Devlet Meclisi 23 Temmuz 1939 tarihinde Türkiye'ye iltihak kararı almıştır. 23 Temmuz 1939'da "Hatay" adıyla bir vilâyet olarak Türkiye'ye katılmıştır.
Kuzeyden güneye, güneyden kuzeye giden ve doğudan gelen anayolların kavşak noktasında bulunan Antakya, tarihi boyunca kıtalar ve bölgeler arası ticarette önemli rol oynamış, yolcu ve hacı kervanları için bir konaklama yeri ve çeşitli bölgelerden gelen insanlar için bir kültür alışverişi merkezi olmuştur. İskenderun ise tarihi boyunca Mezopotamya' nın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun ithal ve ihraç limanı olarak hizmet vermiştir. Bu nedenle Antakya çeşitli bölgelerden gelmiş binlerce insanın konakladığı, başka bölge insanlarıyla hem mal, hem fikir alışverişinde bulunduğu, memleketlerine yeni bilgi ve fikirlerle döndükleri bir kültür merkezi görevi yapmış, Helenistik Dönem ve Roma İmparatorluğu dönemlerinde dünyanın sayılı uygarlık merkezlerinden biri olarak ün yapmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde de bir ticaret ve kültür merkezi görevi yapan Antakya bu dönemini günümüze kadar gelişerek sürdürmüş, kuruluşu Antakya' dan eski olmasına rağmen kent olarak 20. yüzyıl başlarında önem kazanan İskenderun ise 1950' li yıllardan sonra hızlı bir gelişme göstererek Türkiye' nin sayılı ticaret, sanayi ve ihracat merkezlerinden biri haline gelmiştir.Tarihi boyunca çeşitli inançlara sahip pek çok millete ev sahipliği yapan Hatay bölgesinde çok sayıda şair, bilim adamı ve sanatçı yetişmiş, zaman içinde zengin bir kültür birikimi meydana gelmiştir. Bu birikimin izlerini, etkilerini bugün de tarihi yapılarda, müzelerde eser olarak, toplum yaşayışında sanat, basın-yayın etkinlikleri ya da adet, gelenek, görenekler halinde görmek mümkündür. Ayrıca tarihi boyunca çeşitli dinlerin, inançların bir arada yaşadığı Hatay bu özelliğini bugün de korumakta, İslam, Hıristiyanlık ve Musevi inançları iç içe yaşamakta, cami, kilise ve havra yanyana varlıklarını ve fonksiyonlarını sürdürmektedir. Toplumun sahip olduğu ortak kültür nedeniyle inanç farklılıkları Hatay' da hiçbir zaman problem olmamış, bu farklılıklar kültürel yapının bir zenginliği olarak kabul edilmiştir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler için: http://www.hatay.gov.tr/

Bugün İki Şafak Birden! 32- Isparta


Sevgilimin çıkış günü 18 Mayıs değil de 17 Mayıs imiş. Oh yeah. Thank God:)
Türkiye'nin güneybatısında yer alan il. Akdeniz Bölgesi'nin kuzeyindeki Göller Bölgesi'nde bulunan Isparta; batıda Burdur, kuzeyde Afyonkarahisar, doğuda Konya, güneyde ise Antalya ile çevrilidir.
Büyük İskender kral olduktan sonra (MÖ 356 - MÖ 323), Anadolu'nun batısı Yunan egemenliği altına geçti. İskender öldükten sonraki 36 yıl dahi bölge Atina'ya bağımlı kaldı. Bu yıllarda Mora yarımadasında yaşamakta olan Ispartalılarla Atina Yunanları, Anadolu'nun batısına göç etmeye başladılar. Mora Yarımadası Ispartalılarından büyükçe bir topluluk geldi, bugün Isparta ilinin yer aldığı bölgeye yerleşti. Kente de kendi ülkelerinin adını yani Isparta adını verdiler.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://isparta.gov.tr/

15 Nisan 2012 Pazar

33- İçel( Mersin)


Türkiye'nin güneyinde Akdeniz kıyısındadır.Kentin kuzeyindeki Yumuktepe höyüğünde yapılan kazılarda birçok katman ortaya çıkarılmıştır. Bunların en eskisi, M.Ö. 6300'lere, en yenisi ise Selçuklu dönemine tarihleniyor. Kazılardan çıkarılan eserler, Adana Arkeoloji Müzesi ve Mersin Müzesi'nde sergileniyor.
Kentin kaderi özellikle Amerikan İç Savaşı sırasında dünyadaki pamuk kıtlığını gidermek amacıyla Çukurova'da gelişen pamuk üretimi ve bölgenin 1866'da demiryolu ağına bağlanması ile değişmiştir. Bu dönemde Mersin hızla, Çukurova'nın tarım ürünlerinin ihraç edildiği bir liman ve ticaret merkezi haline gelmiştir.
Hızla hayata geçirilen GAP Projesi, Ataş Rafinerisi ve sahip olduğu geniş hinterland sayesinde Mersin Limanı, Türkiye'nin en büyük limanı olma özelliğini taşıyor. Limanda bulunan 27 iskelenin 8 tanesi birbirlerine raylı bir sistemle bağlanmış. 1991 Körfez Savaşı'ndan bu yana yaklaşık 85 milyon dolar harcanarak yenilenen Mersin Limanı'nın kapasitesi, son üç yıldır her sene %10 oranında artmıştır.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.mersin.gov.tr/

14 Nisan 2012 Cumartesi

34- İstanbul( Sevgilimin Memleketi)


İstanbul, Türkiye'nin en kalabalık, iktisadi ve kültürel açıdan en önemli şehri.İktisadi büyüklük açısıdan dünyada 34., nüfus açısından belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre Avrupa'da birinci sırada gelir.
İstanbul Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara kıyısı ve Boğaziçi boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde kurulmuştur. İstanbul kıtalararası bir şehir olup, Avrupa'daki bölümüne Avrupa Yakası veya Rumeli Yakası, Asya'daki bölümüne ise Anadolu Yakası denir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarım ada üzerinde kurulan İstanbul'un batıdaki sınırını İstanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 defa genişletilen şehrin 39 ilçesi vardır. Sınırları içerisinde ise büyükşehir belediyesi ile birlikte toplam 40 belediye bulunmaktadır.Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan İstanbul, M.S. 330 - 395 yılları arasında Roma İmparatorluğu, 395 - 1204 ile 1261 - 1453 yılları arasında Doğu Roma İmparatorluğu, 1204 - 1261 arasında Latin İmparatorluğu ve son olarak 1453 - 1922 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yaptı. Ayrıca, hilafetin Osmanlı İmparatorluğu'na geçtiği 1517'den, kaldırıldığı 1924'e kadar, İstanbul Sünni İslam'ın da merkezi oldu.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/Pages/AnaSayfa.aspx
Yaşaması zor, yıpratıcı ama gezmesi mükemmel olan şehir. Foto bana ait.

13 Nisan 2012 Cuma

35- İzmir( Canım Memleketim)


İzmir, Türkiye'nin üçüncü büyük metropolü, ve önemli bir fuar merkezi olan liman kenti.İzmir'in batısında denizi, plajları ve termal merkezleriyle Çeşme Yarımadası uzanır. Antik çağların en ünlü kentleri arasında yer alan Efes, Roma’nın imparatorluk devrinde dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Tüm İyonya kültürünün zenginliklerini bünyesinde barındıran Efes, yoğun sanatsal etkinliklerle de adını duyuruyordu. Bu maksatla da bu şehre "Güzel İzmir", "Eski İzmir" ve "la Perle de l'Ionie" (İyonya'nın İncisi) deniyordu. Tarihten beri bu tanımlarla yıllar sonra şehrin sıfatı hâline gelmiştir.İzmir, yatlar ve gemilerle çevrilmiş uzun ve dar bir körfezin başında yer almaktadır. Ilıman bir iklime sahip olup, yazın denizden gelen taze bir serinlik güneşin sıcaklığını alıp götürmektedir. Sahil boyunca palmiye, hurma ağaçları ve geniş caddeler bulunmaktadır. İzmir Limanı, Mersin Limanı'ndan sonra Türkiye'nin en büyük limanıdır. Canlı ve kozmopolit bir şehir olan İzmir, uluslararası sanat festivalleri ve İzmir Enternasyonal Fuarı ile de önemli bir yer tutar.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.izmir.bel.tr/
İklimi, havası, ortamı, her yeri ile Türki'nin yaşanılası en güzel şehri bir de iş imkanları daha iyi olsaydı iyiydi. İzmir sevgılimmm seni çok seviyorum:)
Foto da bana ait.

Biten ve Bitmeye Ramak Kalan Dostluklar

40'lı yaşlara dayandık be yavrular. Arkadaşlık, dostluk kavramlarına hep  önem vermişimdir hala da veriyorum. Bu zamana kadar çok...