30 Eylül 2008 Salı

29 Eylül 2008 Pazartesi

İzmir'deyim..


Yaklaşık 3 haftalık İzmit tatilinden sonra nihayet memleketim İzmir'deyim. Geçen yıl hayat beni bir süreliğine Marmara Bölgesi'ne götürmüşken -ki hayatımın geri kalan kısmını orada tamamlayacağımı düşünüyordum- birden( bir gecede) bir değişiklik oldu ve ben İzmir'de kalmaya karar verdim. Hayatı akışına bırakmıştım ve hayat benim burda kalmamı istedi. Ben buraya dönmek için bir çaba sarf etmemiştim hiç düşünmemiştim bile buraya döneceğimi, sadece İzmir'i çok özlüyordum... Bir neden çıktı karşıma bir sebep .. Çok güzel bir sebepti o. Duygularım düşüncelerim birden değişti bir mucize gibi... Verdiğim kararla mutluyum. İstediklerim olmasa bile mutluyum, biliyorum ki bir gün bu isteklerim olacak. Çünkü her şey birbirinin arkasından geliyor ve bir neden içeriyor, zincirin halkaları misali... Ve verdiğim karar benim hayatım için yaptığım en iyi şey olacak. O günü bekliyorum sabırsızlıkla... ve de burdan duyuracağım güzel haberleri..

Bu yazım khellendrosa ithaftır..

28 Eylül 2008 Pazar

Kabullenme...


Önce kendimizi sonra da hayatı ve insanları olduğu gibi kabul edip bunu özümsediğimizde yolumuza devam edip ilerleyebiliriz. Birini kabul etmemek, ona kin duymak sadece bizim öfkeyle dolu olmamıza neden olur o da bir süre sonra hastalık şeklinde vücudumuza peydah olur..
Bundan kurtulmak ruh ve benden sağlığımız için yani kendimiz için atacağımız en güzel adımdır...
Gerçekten bu kabulleniş hayatımızı bambaşka bir hale getirebilir.
Kendinizi hayatınızı sevin, geçmişe takılı kalıp kendinize acı çektirmek zorunda değilsiniz...

26 Eylül 2008 Cuma

Kendini Sevmek


Kendini sevmek hayatı sevmenin vazgeçilmez koşulu.. Narsizmle arasında ince bir çizgi var. Bu işi abartmadığın sürece kendini sevmek önce kişiye özgüven ve yaşama sevinci kazandırır sonra da başkalarını sevme ve de arkasından gelecek olan sevilme duygusu..
Sevilmek istiyorsan önce kendini tanı, kendine alış ve kendini sev sonra da tüm yüreğinle samimiyetinle yalansız sev...

Kadir Gecesi


Bugün en hayırlı gün. Dularınızın kabul olması dileğiyle....

25 Eylül 2008 Perşembe

Ekşi Sözlük...


Ekşi sözlüğü yıllardır takip ederdim. Hatta hatırlarım ki sene 2002 arkadaşım ekşi sözlükte yazar. Gel sen de yazar ol demişti de yok şimdilik ona vakit ayıramayabilirim demiştim. Oysa ki şimdi yazar olmak çin kasım ayından beri bekliyorum. Hala çaylak modundayım. Ekşi sözlük editörlerine -tabi okuyorlarsa -burdan sesleniyorum lütfen beni yazar olarak alın:)
Aha bu da linki ( reklama pek ihtiyaci olmasa da)
http://sozluk.sourtimes.org/

Ailecek severek okuyoruz..

24 Eylül 2008 Çarşamba

Gezelim Görelim '' İzmit Seka Park''


Körfezin mavisi, üzerine basmamız yazıyla bildirilen yemyeşil çimler, özenle ekilmiş ve bakılmış rengarek çiçekler, körfezde var olan gemiler, uçan martılar...
Seka Park İzmit'te görülmesi, gezilmesi, deniz kenarında oturup bir çay kahve içilmesi gereken yerlerden...
Bana oraları gezdiren kardeşime burdan teşekkürler:)

23 Eylül 2008 Salı

23 Eylül-15 Ekim Merkür'ün geri hareketi...


Merkür iletişim, konuşma yazma, seyahat, zihin demek. Merkür'ün geri gidiş döneminde yapılması gereken daha önce yapılanları gözden geçirmek ve bunlardan ders çıkarmaya bakmak.
Bu dönemde ortaya çıkacak zorluklar başta iletişim bozuklukları ve de teknolojik aletlerde ortaya çıkacak bozulmalardır. O yüzden bu geri hareket döneminde yeni bir işe başlamak, yeni bir anlaşma yapmak, seyahete çıkmak pek önerilmez. Yapılması gereken daha önce yaptığımız anlaşmaları kontrol etmek ve kendi iç dünyamıza dönüp kendimizi dinlemek... Düşüncelerde duygu ve davranışlarda yanlış anlamaya meyilli olacağımızdan hayata daha objektif yaklaşıp esnek olmakta fayda var..

21 Eylül 2008 Pazar

Facebook...


Bugün Facebook hesabımı gecici süreliğine dondurdurmuştum bazı salak saçma kişileri anasayfamda görmekten sıkıldığım için. Fakat canım dostum( Fatoş'um) yine bana doğru yola gösterdi. Bir şeylerden kaçmak yerine onun üzerine gitmem gerektiğinden bahsetti.

Bir şeylerden kaçmak kişiliği olgunlaştırmaz. Sorunların üzerine gitmek ve onu yenmek bununla haz alıp kendinle gurur duymak gibisi var mı?

Sorunlarınınızın üzerine gidin ...
Kimseyi kendinizi de suçlamadan çözüm yolu bulmaya çalışın.
Ruh ancak böyle olgunlaşır.. Bunu başardığında işin keyfine varmak ise ayrı bir şukeladır:)

19 Eylül 2008 Cuma

Özlemek...


Geçmişi, çocukluğu, okul yıllarını, eskiyi, arkadaşı, şehri, ve de sevgiliyi özlemek... En zoru da sevgiliyi özlemek.. Zaman geçmez sanırsın. Hele ki çok uzaklardaysa sevgili, ona ulaşmak telefonla dahi zorsa, sesini günde belki sadece bir dakika duyabiliyorsan , onunla yetinmek zorundaysan hele daha da zordur her şey..
Ona sımsıkı sarılacağın anın hayaliyle yaşarsın...
Düşüncelerin bütünündedir o, kolay kolay bir şeye konsantre olamazsın..
Orada neler yapıyor, sağlığı iyi mi, sonra diğer sorular acaba o da beni özlüyor mu? vs bir sürü sorular beynini kemirir kimi zaman..

Her şeyi zaman bırakmak gerektiği gibi bu süreci de zamana bırakmak en güzelidir.
Özlersin, gelişini beklersin ve sonraki süreci yaşayarak görürsün.. Umarım beklenilene , değerdir bu yaşananlar...

Özledim hem de çok....

18 Eylül 2008 Perşembe

Rüyalar...



Bugün rüyamda kırmızı karanfiller görüyorum. Onları vazoya yerleştirmeye çalışıyorum. Hemen rüya tabirlerinden baktım. Yorumu oldukça güzeldi. Hemen hemen her gün rüya görüyorum. Bunların çoğu güncel hayattan kareler.. Bazıları bilinçaltı ya da hiç aklımdan geçmediğini sandığım şeyler.. Kaliteli bir uyku esnasında rüyaları hatırlamak mümkün olmadığından deliksiz uyumuyorum anlamına geliyor her gün rüya görüp hatırlayabilmem..

Güzel rüyalar görmek dileğiyle...

17 Eylül 2008 Çarşamba

Canım Dostum...

Dostluk yazısından sonra böyle bir yazı ve fotoğraf koymadan olmazdı. Dost diyince ilk aklıma gelen isim Fatoş. O benim çocukluk arkadaşım. Tam 22 yıllık dostum. Şu an geçici olarak ayrı şehirlerdeyiz. Ama ordan bile beni mutlu edebiliyor. Pozitif enerjisini sevgisini alabiliyorum. İyi ki var ve iyi ki benim dostum. Bu ayrıcalığı yaşadığım için çok şanslıyım. Bugün gördüğün rüya için teşekkürler:)
Seni çok seviyorum...

Dostluk

''Dostluk iki vücutta yaşayan bir ruh, iki ruhta yaşayan bir vücuttur.''
Aristo

Ne güzel demiş filozof. Dostlarım olmadan yaşayabildeceğim bir hayat düşünemiyorum. Beni motive eden , bana yaşama sevinci aşılayan şeylerin başında gelir dostlarımın varlığı. Bilirim ki ben üzüldüğümde onlar da en az benim kadar üzülür, ben sevindiğimde benimle birlikte sevinir. Zora düştüğümde beni o zordan kurtarmak için elinden ne gelirse yapar. Sadece bir telefon uzağımda olduğunu bilmek bana güven verir. Doslarımın sayısı bir elimin parmaklarını geçmez. Zaten geçmemeli de..
İyi ki varsınız...

16 Eylül 2008 Salı

Bulutların Dolunaya Bloğu...


Dün dolunay vardı fakat bulutlardan ne yazık ki göremedim. İzmir'deyken yazın sıcağından sıkılmış yağmur yağsın artık diye dilekte bulunurken meğerse dileğimin kabul olacağını bilmiyormuşum... Dün deliler gibi yağmur yağdı burda. İzmit oldukça yağışlı bir yer en azından İzmir'e göre...

Yğsın daha çok yağsın..Bereketli yağmurlar olsun....

İyi Uyu Adamım...


Pink Floyd un klavyecisi Rick Wright dün ne yazık ki artık buralardan gitmiştir. Ruhu özgür olsun... Biraz bilgi vermek isterim..

(28 Temmuz 1943 - 15 Eylül 2008) Pink Floyd grubunun klavyecisidir. Solo albümlerinin ardından son olarak David Gilmour ile birlikte çalı.mıştır.
Rick Wright müziğe üflemeli çalgılarla başlamıştır. Daha sonra Farfisa marka org kullanmaya başladı. İlk dönemlerde konserlde vibrafon ve "Biding My Time" şarksıında olduğu gibi trombon da kullanıyordu. Daha sonraki yıllarda eko efekti için Binson Echorec kullanan Wright, 1970'lerde Farfisa yerine Fender, Wurlitzer, Hohner gibi markalar kullanmıştır. 1987'de itibaren Kurzweil markasını kullansa da Gilmour'un "On An Island" turunda yine Farfisa e Hammond piyano da kullanmıştır.
(Kaynak: Vikipedi, özgür ansiklopedi)

15 Eylül 2008 Pazartesi

En Nihayetinde...


Yaklaşık 6 yıldır istediğim ve sürekli ertelediğim hayalimi gerçekleştirdim. Sağ omuz arkasına İki adet öpüşen yunus dövmesi yaptırdım. Acı vardı şu an hala var, ama buna değer. Ölünceye kadar benimle olacağı için o kadar mutluyum ki.. Yunus benim hayatımda önemli bir yere sahip. Özgürlüğü simgeliyor, aklı , zekayı, sevimliliği bir o kadar da gururu.. Yunuslar sürekli yarış halindedirler. Mesela gemiyi geçemezlerse kendilerini pervanenin altına atıp intihar ederler. Bunu bilen denziciler yunusları gördüklerinde hızlarını azaltır..

Sizi seviyorum yunuslarım. Bana uğur getirecekler eminim ki..

Bugünün Sözü


''Siz kendinize inanın, başkaları da size inanacaktır.''

Tacitus

13 Eylül 2008 Cumartesi

Günün Sözü




''Bütün kainat birbirine sevgiyle bağlanmış.
Sevgini vermesini öğren, çünkü gönlün anlasın ki,
Hepsine yer varmış,
Sevgisiz insandan, dünya unutma ki korkarmış.''


Mevlana

Yiğit Özgür'den:)



Çok seviyorum bu adamı...

12 Eylül 2008 Cuma

Bir Süre İzmit'teyim...


6 ay aradan sonra kısa süre kaldığım bu şehre ziyaret düşüncesi bile beni mutlu etmişti yolculuğa çıkmadan önce. İzmir'i tartışılmaz asla hiç bir şehre değişmem. Ama hayata bazen farklı yerlerde mola vermek önce ruha sonra bünyeye fevkalade iyi gelir. Bana da yansıması bu şimdilik. Gezdiğim sokaklar, evimin manzarası, mutfağı, merkeze indiğim merdivenler her şey her şey aynı.. Hiç gitmemişim gibi..
Başta kardeşim sonra buradaki farklı yaşam o kadar iyi gelecek ki bana, eski purplelife geri gelecek kaldığı yerden devam edecek suprizleri yaşamaya...

Biten ve Bitmeye Ramak Kalan Dostluklar

40'lı yaşlara dayandık be yavrular. Arkadaşlık, dostluk kavramlarına hep  önem vermişimdir hala da veriyorum. Bu zamana kadar çok...