29 Şubat 2012 Çarşamba

79- Kilis


Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir sınır ildir. İllin doğu, batı ve kuzeyinde Gaziantep, güneyinde ise Suriye yer almaktadır. Gaziantep'e 58 km uzaklıkta olan Kilis Suriye sınırına ise 10 km uzaklıktadır. İlin kuzeyinde yer alan ve doğudan batıya uzanan dağlar arasında kuru dereler ve birkaç küçük akarsu bulunmaktadır. Genellikle kıraç arazilerin yer aldığı bu dağların etekleri ve üst kısımlarında tarıma elverişli araziler bulunmaktadır.
Kilis 10 Haziran 1995 yılında Yalova ve Karabük'le beraber il olmuştur. Plaka 79, merkez nüfusu 80.542'dir.
Kaynak vikipedi.
Diğer bilgiler için şöyle bir site önerebilirim.

28 Şubat 2012 Salı

80- Osmaniye


Akdeniz Bölgesi’nde Çukurova’nın en doğusunda yer alır. 3,767 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip Osmaniye topraklarının %42’si ormanlık alan, %39’si ekili dikili tarım alanı, %17’si tarıma elverişsiz arazi ve %2’si diğer arazilerden oluşmaktadır. 2011 yılı verilerine göre nüfusu 485.357’dir.
Kaynak vikipedi.
Diğer bilgiler için bu adresten bilgi alabilirsiniz.

27 Şubat 2012 Pazartesi

Pala Mı Gezsem Sivilceli mi?

Hangisi daha tercih edilebilir şu aralar düşündüğüm soru kalıbı. Ülen ne güzel cildimde bir tane bile sivilce yoktu, geçen günlerde hatta Fatoş da fark etmişti cildimin parlaklığını.
Cumartesi günü bıyıklarımı aldım, sevgilime pala görünmemek için, ertesi gün bir baktım bıyık çevresinde 3 sivilce çıkmış. Pazar günü gecesine çenemde ve yanağımda da hayvani sivilceler çıktı. Resmen ergenlere döndüm lan!
Nazar mı değirdin kız Fatoş yüzüme:)
Yok ya cildim çok hassas benim, bir cımbız bir ip değmeye görsün. Geçer umarım en kısa zamanda. Zira acıyor da meretler.

Askerimle Muhteşem Pazar

Dile kolay 57 gün.
57 gün o güzel gözlerini göremedim sevgilimin, o pamuk ellerini tutamadım. Neyse ki dün kavuştuk birbirimize, Taksim'de, saat 11'de. Balımıza hava da süperdi İstanbul'da. Taksimde yedik , içtik , gezdik, fotoğraflar çekildik. Her şey o kadar güzel ve bir o kadar da hızlı geçti ki.
Yavrum benim nasıl zayıflamış, toplamda 9 kilo vermiş. Kıyamam ya gelsin askerden eski haline dönderecem onu:)
Bakalım bir dahaki görüşme 26 gün sonra inşallah. Şafak sayma hedefini görüşme günü olarak daraltınca durum daha kolay bir hale geliyor.
Allah tüm askerlerimizi korusun ve onlara bekleyenleri tez zamanda kavuştursun.

Şafak Sayımında İllere Geçtik İlk İlimiz 81 Düzce


Batı Karadeniz’in ayakta kalan tek antik kenti olan Düzce’nin tarihi, M.Ö. 1390-800 yılları arasında hüküm süren Hitit (Eti) Medeniyeti’ne kadar uzanır. Günümüze kadar İlçe olan Düzce 1999 yılında 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinin ardından İl yapılmıştır. İlin nüfusu toplam 323.328 olup bunun 162.505’i kadın, 160.823’ü erkektir. İl nüfusunun 157.894’ü şehirde, 165.434’ü köyde yaşamaktadır.
Kaynak Vikipedi.
Gezilecek, görülecek yerileri de şu mail adresinden öğrenebilirsiniz.

24 Şubat 2012 Cuma

Fetih 1453


Dün babamla gittik. Filmle ilgili ne Ekşi Sözlük'te ne başka bir yerde yorumlardan etkilenmemek için hiçbir şey okumadım. Şöyle bir değerlendirecek olursam;
Filmin ilk yarısı biraz sıksa da son yarıda savaş sahneleriyle film kendini biraz toplarladı. Çok salak diyaloglar vardı.
Bir de filmin son sahnesi saçma geldi, güldürdü beni.
Bir yerde duygulandım. ( Fatih Sultan Mehmet'in küçüklük haline ait sahne)
Savaş sahneleri Türkiye'de yapılmış filmler arasında ilk özelliğini taşıyor. Yani, fena değildi. İffet'te oynayan İbrahim Çelikkol filmdeki Ulubatlı Hasan başrollerdeydi. İyi vücut yapmış adam.
Çok büyük beklentilerle gitmeyin derim ben. Ama izlenebilir de.
Ah ah nerde Braveheart!
Çalışalım biz yine de ileride olur belkim..

21 Şubat 2012 Salı

Arabasını Yaya Kaldırımına Park Eden Ayı


Bunu yapan zaten insan olamaz, olsa olsa ayı olur, öküz olur. Kaç tonluk arabayı o kaldırıma park etmek Allah'tan reva mıdır? O kaldırımların her tarafı engebeli, çökmüş. Neden bu ayılar yüzünden!
E peki sen kaldırıma park ettin, biz nereden yürüyeceğiz? Resmen böyle hayvanlar yüzünden yoldan yürümek zorunda kalıyorum.
Böylelerinin çok fena arabasına tekme atmak, camını indirmek istiyorum. Ama yapmam, yapamam, insanlığım izin vermez.
Allah onları ıslah etsin. Kaldırımda yürüyemesin inşallah.

20 Şubat 2012 Pazartesi

Herkesi Aptal Yerine Sokan Gelin Adayı

Geçtiğimiz Cuma Esra Erol'un programına bir kadın çıktı. İzmir'den geliyormuş adını şimdi hatırlamıyorum. 41 yaşında, bir kez evlenmiş, 12-13 yıl önce çok kısa sürmüş , ayrılmış, çocuğu yok.
Hayat hikayesini '' 1999 Gölçük depreminde İzmir'den ailecek misafirliğe gittiğimiz Gölcük'te tüm ailem hayatlarını kaybettiler, ben ise yaralı kurutuldum.'' diye anlatmaya başladı. Ağlıyor tabi anlatırken. O anlatıp ağlıyor, ben evde onu izliyorum ağlıyorum, kalbim sızlıyor.
Annemle ''kadere bak'' diyoruz.''Kalk sen İzmir'den git, orada deprem olsun , aileni orada kaybet. Hayat işte. Hayatı ne kadar zor. Allah yardımcı olsun, İnşallah çok mutlu olur ''diye dualara başladık.
Hatta annem bugün güne gittiğinde komşulara da anlatmış kadını.
Anam bugün Esra Erol'un programında bir öğreniyoruz ki tüm bu hikaye kadının senaryosuymuş. Kadın ailesini hayatından sildiği için böyle bir yalan uydurmuş.
Hey Allah'ım yarabbiim, nasıl bir insansın sen?
Psikolojik yardıma ihtiyacı olduğu çok belli. Bizi de saf yerine koydu,onun için kalbim ağrıdı benim. Anasını satayım televizyondaki insanların hikayelerine bir daha inananın....


Ahanda bu da görüntüsü...
http://tvarsivi.com/player.php?y=1&z=2012-02-20

Paradontax'ın İğrenç Reklamı

Vay arkadaş o nasıl reklamdır ya!
İnsanı diş fırçalamaktan soğutur. Resmen tükürük gösteriyorlar reklamlarda. Alacağım varsa da almam ,evde elime aldığım an o reklam gelir aklıma.
Pis herifler ya.
Midem kalktı bak aklıma geldikçe. Umarım bu reklam acilen ekranlardan kalkar!

19 Şubat 2012 Pazar

Fırında Tavuklu Mantarlı Ispanaklı Erişte


Oktay Usta'nın programında gördük, annem hemen uygulamaya geçti. Biraz uğraştırıcı ama misafirinize, eşinize, sevgilinize, arkadaşınıza ya da kendinize süpriz yapabilirsiniz. Oldukça besleyici ve tadı mükemmel. Vejetaryenler için içine tavuk koymayın olsun bitsin.
Önce erişteyi bildiğimiz pilav kıvamında pişiriyoruz. O bir kenarda bekliyor.
Bir tavada küçük boy soğan, küçük doğranmış tavuk, ve mantarı kavuruyoruz en son ıspanağı da ekleyip iyice pişirdikten sonra, borcamın içine eriştenin yarısını döküyoruz, üstüne tavadaki karışımı ,bir bardak civarında domates sosunu ve onun üzerine kalan eriştenin yarısını döküyoruz.
Üzeri için beşamel sosu yapıyoruz. Bunun için bir bucuk su bardağı sütün içine 2 yemek kaşığı un, muskat( bu hint cevizi olarak bilinen bir baharat) tuzu ilave edip sosu yemeğin üzerine döküyoruz, üzerine kaşar rendeleyip fırınlıyoruz. Üzeri pempeleşinceye kadar pişiriyoruz.
Dilimleyerek servis edebilirsiniz.

16 Şubat 2012 Perşembe

Kıvırçık Saçın Yağmurlu Hava İle İmtihanı


Zor bir sınavdır. Bu sınavın zorluğunu da saçı kıvırcık olanlar anlayabilir. Mesela havada yağmur kokusu mu var, hemen o önlerde çıkan saçlar tülü tülü olur. Sonra saç olduğundan daha kıvırcık hale gelip yukarı doğru toplanır.
Allahtan benim saçım çok kıvırcık değil, hatta eskiden dalgalı ve hatta küçükken düzmüş. Neden ve nasıl böyle bir evrim geçirdi, orası sırlar dünyası...
Bu yüzdendir ki yağmurlu havalarda dışarıda olmayı çok sevmem.
Kıvırcık saçın çok fazla model seçeneği de yoktur. Kat kat kesmek ya da kısa küt hale getirmek vs yalandır. Kıvırcık saça sahip olmayanlar bu tarz modelllerde saçın hayvani bir hacme bürünüp hiçbir şekle girmediğini bilmediği için size sık sık '' Neden saçını kat kat kestirmiyorsun, neden saçını farklı bir model kestirmiyorsun ya da biraz kısaltsana '' gibi soru ve önerilerde bulunurlar.
Olmaz canlar, olmaz. Olsa dükkan sizin.
Kıvırcık saça en güzel giden ise omuzların aşağısından salınan ve aynı izada kesilmiş saçtır. Bir kaç santim kestirseniz zaten o saç hemen yukarı doğru havalanır ve acayip kısalır ve akabinde kabarır.
Kıvırcık saç ,hani o çok kıvırcıklardan bahsetmiyorum, candır ama çok model seçeneği yoktur. Hafif jöle ya da spreyle şekil verilerek doğaya salınırsa havasından geçilmez. Avantajı havimli olduğu için gür görünmesidir ve dikkat çeker.
Ben yine de memnunum saçlarımdan, yağmurlu havalarda biraz sorun olsa da böyle durumlarda yarım ya da tam toplayarak üstesinden gelinince pek sorun kalmaz.

15 Şubat 2012 Çarşamba

Tülin Şahin'in Basenleri


Yok gitmiyor anacım, kız napsın 27 kilo vermiş. Bacaklarının arasından tren geçecek neredeyse ama yok oradaki basen kemikleri hala duruyor. Yapı işte kardeş, tıpkı ben.
54 kiloyum la, daha ne yapayım boyum 1.70 ama yok basen orada duruyoruu.
Pilatesle bir nebze inceletilebilir ama o da tek başına sıkıyor. Bakalım kadere razı olmamak da fayda var ama dümdüz bir basen de hayal benim için.
Gerci düz basen olmak istemezdim , hafiften olmalı ama hafiften..

Etrafımdaki Bebek Sayısı İle Mutluluk Arasındaki Doğru Orantı


Son bir yıla bakacak olursak; önce yakın arkadaşımın bebeği oldu, önümüzdeki ay 1 yaşına basacak. Geçen ay kuzenimin kızı oldu. Önümüzdeki ay diğer kuzenim doğum yapacak inşallah. En son da Kasım ayında evlenen arkadaşımın hamilelik haberini aldım.
Bebeler arasında kaldım:)
Çok güzel ki, çok mutlu ediyor beni. Onları düşündükçe, onları göreceğimi, seveceğimi içime mutluluk akıyor.
Allah her isteyene nasip etsin inşallah, sağlıkla huzurla. Tabii bana da :)

Portakallı Kek


Bugünlerde çok hoşuma giderek yaptığım kek, yağının az olması tercih sebebim.
Malzemeler:
3 yumurta
1 su bardağı şeker
3 yemek kaşığı yoğurt
Çeyrek su bardağı sıvı yağ
1 portakalın suyu
1 portakalın kabuğunun rendesi
İsteğe göre fındık, ceviz ya da badem
2 su bardağı un
1 vanilya
1 kabartma tozu
Hazırlanışı:
Ektra bir hazırlanış şekli yok. Püf noktası olarak; vanilya, kabartma tozu ve unu bir kapta karışyırıp eleyerek karışıma eklemek ve 2 paket kabartma tozu kullanmak 40 dakikanın ilk 20 dakikası 180 derecede son 20 dakikası da 160 derecede pişirmek diyebilirim. Bir de fındık, ceviz ya da bademleri iri olarak ezip hamura karıştırmak daha güzel oluyor.

14 Şubat 2012 Salı

Sevgiliden Hediye

Evde tek başıma battaniyenin altına girmiş tv izlerken zil çaldı. Annem de evde yok, *baksam mı bakmasam mı* diye düşündüm.
*Kesin annemin komşularıdır *diye düşündüm ama *bakayım ne olur ne olmaz *diye kalktım yattığım yerden, bir baktım ki Çiçek Sepeti'nden gelmişler.
Kırmızı vazo içinde 5 kırmızı gül, kart ve sevgilimin beni mutluluktan ağlatan şiiri...
Aşkım yanımda olamasa bile varlığını öyle çok hissettiriyor ki.
İşte seven adam, işte gerçek aşk, işte ömrümün sonuna kadar yanında olma istediğimi bir dakika bile sorgulatmayan erkek. Her şeyden öte insan.
Allah her hak edene böyle sevgili nasip etsin.
Seni çok seviyorum aşkım.
Çok mutluyum lalalalalalalalla

Sevgililer Gününe Özel


Sevgililer Günü... ''Tüketici toplumun dayatmaları bunlar, 364 gün sevmeyeceksin hatırlamayacaksın da bir gün mü sevgilini anacaksın.'' söylemleri...
Evet bir çoğu da doğru ama yine de bugünü kutlamanın bir sakıncası yok ki.
Niye sevgilin, eşin bugün eve gelirken sana bir çiçek getirmesin, ya da bir pırlanta kolye almasın:P
Ne sakıncası olabilir ki?
Tamam 14 Şubat'ta hatırlasın seni 15 Şubat'ta da, 29 Mayıs'ta da..
Hergün hissettirsin seni sevdiğini, 14 Şubat'ta da ''sevgiller günümüz kutlu olsun'' desin.
Bir de şunu anlamıyorum.
''Biz eşimle, sevgilimle karşıyız sevgiler gününe.'' Eyvallah marjinalsin o zaman annenler günü, babalar günü, kadınlar günü vs bunları da kutlama. O zaman inandırıcı bulurum bu kararını.
Bazı kocalar da kolayını bulmuş eşine hediye almamak , o günde özel bir şeyler yapmak zorunda olmamak için, bu tarz söylemleri öne atarak marjinal adam ayakları. Bırak allah aşkına..
Kızlar siz siz olun- tüketici toplumun dayatmaları bunlar bu yüzden sevgiler gününü kutlamayalım aşkım -diyen kocanın, sevgilinin çakallığına inanmayın.
Kanmayın.
Sevgiler gününü en azından bir çiçekle de kutlamasını isteyin, alıştırmayın öküzlüğe.
Herkesin sevgiler günü kutlu olsun:)
Asker sevgilime de buradan da notumu ileteyim.
Seni çok seviyorum, iyi ki hayatımdasın, Allah'a her gün dua ediyorum hayatımda olduğu için. Hep olursun, hep birlikte oluruz inşallah..
Seni çoook seviyorummmmm sevgilim...

13 Şubat 2012 Pazartesi

İzmir Metrosu'nda Görülen Atatürk'e Çok Benzeyen Adam


Vay anasını Facebook'ta görünce büyük bir şok yaşadım. Bu kadar da benzerlik olamaz. Keşke ben de görseydim ya canlı olarak, kesin heyecanlanırdım.
Canım Atam seni çok seviyorum...

11 Şubat 2012 Cumartesi

Yolda Yürürken Sigara İçen İnsanlar

Tıpkı otobüs beklerden durakta sigara içen insanlara olduğu gibi ağzını burnunu kırmak istediğim insanlardır. Eh be gerizekalı insan evladı ,senin iğrenç soluduğun sigara dumanına maruz kalmak zorunda mıyım?
Hele durakta sigara içen saygısız insanlara karşı öfke doluyum.
Adi herif kıçın başın donmasın diye geliyorsun sabilerin bulunduğu durakta yakıyorsun sigaranı.
Ya yazdıkça sinirleniyorum.
Şu hükümet dışarıda da sigara içmeyi yasaklasa ve bu yasak bir uygulansa.. Hayal ama belli de olmaz..

8 Şubat 2012 Çarşamba

Gözümde Arpacık Çıktı:(

Cumartesi uyandığımda sol gözümde bir şişlik vardı. Saf gibi -çok uyudum ve gözümün üzerine yattım sanırım- diye o gün geçiştirdim. Ertesi gün aynı şişliğin gözaltına kadar devam ettiğini görünce elim ayağım boşaldı. Bende göz fobisi var sanırım. Yani mesela biri bana- gözümün içine baksana bir şey kaçtı - dese bakamam o göze yakından. Kendi gözüme bile damla damlatamam.
O kadar diş teli tedavisi gördüm. Sağlam dişim çekildi, o teller her ay sıkıştırıdı, inanılmaz acılar yaşadım ama doktora hep tek başıma gittim, hiç de korkmadım. Ama gözden çok tırsıyorum ve önemli sonuçta göz bu abi Allah korusun bir bozulsa tedavisi yok, kör oldun..
3 gün sonra bugün doktora gitmeye karar verdim. Dün geceden Buca Ssk'dan randevu almıştım. Ne güzel sistem yıllardır hastaneye gitmediğim için teknolojiyi gelişmiş buldum, istediğin gün, saat, doktorunu seçiyorsun. Hastanede saatlerce beklemek yok artık.
İşsiz olduğum için gelir testi yaptırmıştım ama gereği yokmuş. Meğerse babamın emekli sigortasından bakılıyormuşum. Bu olaya da ayrı bir seviniyorum.
Gittim içeride bir kız vardı ne bileyim doktor sandım, beni bekletti, habire telefonuyla msj çekiyor. Ne biçim bir doktor bu diye düşünürken yaşça daha büyük bir kadının odaya girmesiyle o paçozun orada bir çalışan olduğunu anladım. Zaten şaşırmıştım onun doktor olabileceğine , telefonunu elinden bırakmıyor. Saçı başı düzensiz. Kıyak iş, bütün gün oturup telefonuyla, pc ile takılıyor. Bulamadık öyle kıyak bir iş..
Neyse doktor *ne şikayetiniz vardı bayan* dedi? ''Bayan mı'' komiğime gitti. Sol gözümü gösterir göstermez* arpaçık* dedi. Yakından bakmak için bir makineye yaklaştırdı beni. Bir de gözüme dokundu,nasıl acıdı. Dedim -biraz korkuyorum da ben-.
*Korkunun ecele faydası yok* dedi kadın. Kimbilir bu yaşına kadar ne vakalar görmüştür, benimle dalgasını geçti. Napayım hayatımda ilk kez arpaçık çıkıyor.
İç ve dış arpacık diye ikiye ayrılıyormuş. Benimki içte, iltihapı görünmüyor. Bu daha ağrılı olurmuş. Vücudun direnci düştüğü zaman ortaya çıkıyormuş. Geç yatıyorum kitap okuyorum ondan mı acep yaw. Artık erken yatmaya gayret göstereceğim ve tabii daha sağlıklı beslenmeye.
Doktor bir merhem ve damla verdi. Merhemi akşam yatarken süreceğim, damlayı günde 4 kez gözüme damlatacağım. Bir de sabah akşam kulak pamuğu ile sıcak kompleks yapacakmışım göz altına. Kaynayan çaydanlık yardımıyla pamuğu ısıtıp deriyi ,yakacak şekilde değil tabi, o bölgeye 10 dakika boyunca masaj yapacağım.
Bu bir de iltihap şeklinde dışa vurabilirmiş. Geçse bile 15 gün devam ettirmem lazım bu işlemleri.
Allah daha büyük dert vermesin. Ne yapalım...

6 Şubat 2012 Pazartesi

Muhteşem Şehzade


Bu hafta itibariyle nihayet her Çarşamba onu izleme mutluluğuna ereceğiz. Bu diziyi zaten ilgiyle izliyordum. Mehmet Günsur'un diziye dahil olacağı haberi de yeni yıl hediyesi oldu. Çarşamba'yı merakla bekliyorum.

Saka Burcu

Bugün yükselen burcumu okuyayım diyerekten Milliyet'in astroloji sayfasına girdiğimde Hakan Kırkoğlu tarafından Kova burcu yerine ''Saka'' ifadesini kullandığını görmemle şaşkınlık yaşadığım burcun ismi.
Kova'dan da mı iyi acaba yani kova diye dalga geçilebiliyordu bazı denyo insanlarca.
Hayırlısı:)

3 Şubat 2012 Cuma

Okunulan Kitapların Arşiv Listesi

Sevgili kitapseverler siz de benim gibi çok fazla kitap okuıyup okuduğunuz kitabın özellikle sonlarını unutuyor musunuz? Artık bunu önleyebileceğiniz bir çözüm var. Okuduğunuz kitapların kısaca bir özetini yazabilirsiniz.
Bir defter aldım, son iki ay içinde okuduğum kitapların adı, yazarı, yayın evi gibi bilgileri yazdıktan sonra kısada özetini yazıyorum.
İstediğim zaman kitap ile ilgili bilgileri oradan edinebilirim böylelikle.

2 Şubat 2012 Perşembe

İzmirli'nin Kar Keyfi


40 yılda bir erken kalkıp dışarı çıktım, onda da kar gördüm. Düşmemek için yavaş yavaş yürümeye özen gösterdim.
Millet de çoşmuş hemen fotolar çekilmeye başlanmış, kartopu oynamalar hehe. Eee memleket İzmir olunca bu tarz şeyler normal.Kimbilir belki bu sene bir daha görmeyiz belki bir kaç kez daha görürüz ama zaten eriyor çok fazla kalmadan.
Şehri beyaz görmek garip bir duygu, ben çok sevmem karı neyim. Ben güneş severim , terletmeyen, daraltmayan bahar güneşini:)

1 Şubat 2012 Çarşamba

Biscolata Pia Reklamı


Hey maşallah, gün geçmiyor ki yeni bir Biscolata reklamı daha çıkmaya görsün.
Yeni ürünümüz Biscolata Pia. Biz onun sevdiceğimle portakallısını yemiştik, ama çok da beğenmemiştik.
Ürün fena değil ama reklam şahane. Sevgilim büyük ihtimal oradaki tüm askerleri örgütleyip RTUK'e reklamın kaldırılması için başvuruda bulunacaktır hele bu yazımı okuyunca.
Aşkım sen hepsinden daha şahanesin, ben blogculara hizmet için şey etmiştim.

Biten ve Bitmeye Ramak Kalan Dostluklar

40'lı yaşlara dayandık be yavrular. Arkadaşlık, dostluk kavramlarına hep  önem vermişimdir hala da veriyorum. Bu zamana kadar çok...