12 Mayıs 2009 Salı

Yalnız Kaldıkça Sosyalleşme İsteğinin Tavan Yapması

Yalnız yolda yürürken etrafta kendi halinde oynaşan çocukların muhabbetine ortak olmaktır mesela. -Var mı bana yan bakan diyen çocuğa evet ben diyerek Kemal Sunal filminden bir alıntı yapmaktır kafayı yana çevirip yandan bakarak. Ne iğrençim lan diye kendi kendime gülerken çocukların buna bayılıp -çok güzelsin abla -diye bağırmalarına -eyvallah- diyerek karşılık vermektir.
Hiç tarzım olmayan tipteki tişörtleri satan esnafla muhabbete girişmektir bir yandan da. Tişörtlerin bedenleri ve renkleriyle ilgili ayrı ayrı sorular sormaktır.
Mesela abonelik merkezinde kontör yüklerken telefon faturasını ödenmeye gelen marjinal( uzun saçlı kulağında bir sürü küpe olan gözlüklü 40'lı yaşlarında hippi tipli) bir adama -tişörtünüz çok güzelmiş- diyerek muhabbete girme istediğinden son anda vazcaymaktır. Orada kontör yüklememle ilgili kapanış saatine denk geldiği için sorun çıktığı için öyle bir girişimde bulunmadım , daha fazla deli olduğum öğrenilmesin en azından kontörüm yüklensin diyerek. Toplumsal egomu ön plan çıkarttım bu sefer. Ama başka bir ortamda yakalarsam affetmem..

Güzeldir sokaktaki insanla muhabbet etmek, gündüz vakti halka açık alanlarda. Gece tek başına ise yapılmaması rica olunur iyi de olur...
-Yeni sosyal mekanlarda görüşmek üzere bye purplelife
+Görüşürüz purplelife iyi bak kendine..
-Tamam sen de öyle...

Hiç yorum yok:

Biten ve Bitmeye Ramak Kalan Dostluklar

40'lı yaşlara dayandık be yavrular. Arkadaşlık, dostluk kavramlarına hep  önem vermişimdir hala da veriyorum. Bu zamana kadar çok...