5 Şubat 2015 Perşembe

Spor Yaptıkça Kilo Alıyorum






Yaklaşık 2 aydır spor yapıyorum ve yaklaşık 3 yıldır doğru düzgün spor yapmıyordum. Spor yapmadığım süre içinde tartıda'' hım ne güzel pek bir oynama yok'' diye sevinsem de meğer zaten az olan kas oranım iyice gitmiş, sadece yağlar kalmış. Çünkü yaklaşık 56 kilo başladığım sportmen hayata iki ay sonra 57.3 olarak devam etmekteyim.
Ne oluyor lan diye moral bozukluğu içinde takılırken, eşim yine bilimsel olarak açıklamalarda bulunup beni rahatlattı.
Kas oranı arttıkça vücut ağır çekermiş. İnternette 65 kilo olup benden ince görünen insanlar var çünküm her yeri kasla dolu. Fotoda tam olarak ne demek istediğim anlatılmış.
Ah ah her taraftan 2-3 cm incelsem bana yeter. Millet 60 kilo verir ben 4 kiloyu veremiyorum boğazımı tutabilsem...

2 Şubat 2015 Pazartesi

Pilatesle Yeni Yeniden




Of anam ne kadar hamlamışım a dostlar! Yaklaşık 2 aydır pilates yapıyorum ama mesela 4 gün ara vereyim ve o aradan sonra pilates yapayım hemen hareketlerde zorlanıyorum.

Ne zamandır kalça basen çalışıyordum hemen toparlanma oldu ama istediğim düzeyde henüz değil. Yediklerime çok fazla dikkat etmediğim için istediğim düzeye biraz zor gelirim o ayrı.. Eşim her zaman aynı bölgenin çalıştırmanın yanlışlığından bahsetti. Kısa bir araştırmadan sonra da söylediklerinin doğru olduğunu gördüm. Ben de bugün karın ağırlıklı pilates yaptım. nasıl mı yapıyorum? Ebru Şallı'cığım sağ olsun onun DVD'lerinden yararlanıyorum. Şu an en sevdiğim kankam :) Reklamını da yaptım hatunun neyse..

Karın hareketlerini epeydir bu kadar yoğun yapmadığım için şu an kendimi acayip yorgun hissediyorum.

Yaza kadar her taraftan 3 cm incelsem yeter bana ...

Of bir de tatlıyı kesebilsem...

2 Aralık 2014 Salı

Ben Geldim :)

Oh be . Özgürlüğüme yeniden kavuştum.
Artık daha sık görüşebileceğiz.
Şu an hayat bana güzel..
Nazar etme ne olur çalış senin de olur diyeceğim ama çalışmakla olacak bir şey değil bu..
Kaderin ta kendisi..
Bakalım bizi neler bekliyor özellikle 2015 'te...

11 Şubat 2013 Pazartesi

Büyümek Ne Zor

''Benim de bisikletim olsa.. Ama kırmızı elbiseden ben de istiyorum'' dertlerinden sonra ''Bir puan daha olursa teşekkür alacağım öğretmenim ''söylemlerine..
Sonrasında üniversite sınavı ve büyümenin ilk zorlu evresine adım atış.
Üniversitede aşk acıları, sınav geçme çabaları ve daha fazla gezme tozma sevdası..
''Artık okul bitsin ülen sıkıldım okuldan'' zerzenişleri...
Hep daha çok büyümeye çalışma.
Bilinmiyor ki büyümek o kadar da güzel bir şey değilmiş..

Özgürlüğünün kısıtlanması, istediğin zaman istediğini hem yaşından hem başından hem bulunduğun konumdan dolayı yapamama. Elin kolun bağlı bir yerde işyerindesin nereye başını alıp gezmeye çıkacaksın.

Bir taraftan hayatını geçindirme ayakta kalabilmek için verilen mücadele gereksinimi. Aman abi geleceğimi kurtarayım da.Hep bir garanticilik hep bir kıçı kurtarma güvenilir bir yere dayama çabası..

Hayat  böyle belki be yavrular...

Hayat bize göre çok kolay değil bazılarına göre çok kolay ve bazılarına göre çok ama çok daha zor..

Yine şükretmeye bağlayacağım olayı yine tevekküle..

Ama ne yapalım isyan edip iyice çökertelim mi ki psikolojiyi..
Sözüm ona büyümek sorumluluk almak hayal edildiği gibi güzel değil. Yine de;

Bisiklet hayali kurup da babasının hiç beklemediği bir anda bisiklet alıp sevinçlere uçan çocugun o saf mutluluğunu kaybetmemesi dileğiyle..

O mutlulukları unutmayalım hiç...



3 Şubat 2013 Pazar

2013 Geldi Bir Ay Geçti Bile

Zaman...

Su gibi geçiyor. Şu sıralar benim de işime geliyor.

Evlilik hazırlıkları malum.Bu süreç bir an önce bitsin ve 24 Mart 2013 sabahı olsun, her şey hayallerimizdeki gibi olsun ve Antalya'ya gitmek üzere bavul hazırlıyor olalım istiyorum.

İş beni çok strese sokuyor. Evleniyorum Allah'a şükür stres olduğum bir nokta yok ama yarın Pazartesi mesela iş stresi Pazar gününde hep benimle...

Bir an önce huzurlu bişr ortama geçiş yapmak tek dileğim.

Aslında hayat benim istediklerimi bana veriyor ha bedeli de oluyor tabi..

Bir iş istiyordum 2012 yılında. Oldu da ve bu sayede evlilik kararımızı daha hızlı alabildik. Yoksa belki bu kadar hızlı evlenemzdik belki İzmir'de bir yaşam planlayamazdık. Ha tabi götürüsü yıpranmak oluyor ama ben bunun da sona ereceğini biliyorum. Kısa bir süre sonra da atlatacağım, bu dönemli evlilik sonrası özellikle. İçimdeki ses bunu diyor ya bakalım...

2012 'de evlilik hedefimdi. 2013 olacak inşallah. Geç olsun, güç olmasın:)

2013'teki hedeflerim de bir bebek sahibi olacağımız haberini almak hem de çok hızlı bir şekilde. Ah ah evimin kadını, çoçuklarımın anası olmak en büyük kariyer hedefim:)

Nişanlım bunu her ne kadar istemese de. Çalışmak şart biliyorum hayat için hedeflerimiz için ama lütfen daha huzurlu bir yer olsun.
Evet 2013 'teki diğer hedefimd e iş hayatımdaki şu huzursuzluktan kurtulmak...

Önce sağlık, sonra huzur diliyorum inşallah her şey gönlümüzce olur...

9 Aralık 2012 Pazar

Pazartesi Sendromu






Birçok çalışan gibi ben de yaşıyorum. Pazar akşamüstüden itibaren bir hüzün başlıyor içimde. Hele ki en yoğun günüm Pazartesi olunca daha da geriliyorum o günü düşündükçe. İşe başladığım an yoğunluktan zaman su gibi geçtiği için sendrom neyim hiç bir şeyim kalmıyor. İnsan alışıyor be her zorluğa. Gerçi benim alışma sürem oldukça uzun sürdü, hala Pazar günleri gerginliğim devam ediyor ama ya sabır diyorum.
İçimde garip bir umut, tüm bu günlerin karşılığını alacağıma dair...
Bir umuttur yaşatan insanı misali, halimize şükrederek yaşamaya devam.
En azından bir işim var ya..
Allah herkese huzurlu iş ve hayat nasip etsin başta sağlık olmak üzere...

29 Ekim 2012 Pazartesi

Rüyalarım ve Anlamları

Bugünlerde gördüğüm rüyalar ve anlamları benim için çok önemli. Ha bu kadar önem vermek doğru mu, değil ama umut dünyası işte. Güzel rüya görünce insan ferahlıyor.
Rüyamda Fatoş bizim işyerinde deli gibi bir sofra hazırlamış. Herkes tabildotları ile sıraya girmiş, yemek alıyor. Ama masanın üzerinde neler neler var, yoğurtlu soslu mezeler, bulgur köftesi, ıspanaklı börekler..
Ben de bu yemeklerden alıyor ve yiyorum haliyle.

Meali; sofra gören, sevinecek ve neşelenecek demektir. Sofra bezi büyük bir sefere, yolculuğa, rahata işarettir.
Ziyafet sofrası görmek hayatının sonuna kadar para derdi çekmemek demektir. Bir ziyafet sofrasına oturmak istediği makama yükselir anlamındadır.
Büyük bolluğa ve huzura işarettir. Kişinin ömrü boyunca sıkıntı çekmeyeceğine işaret eder.

Oh yeahhh:)

Bakalım umarım çıkar yaa güzel şeyler olmaya devam eder hayatımda. Her şeyi hayırlısı..

27 Ekim 2012 Cumartesi

Çalışma Hayatını Hiç Özlememişim

Gerçekten.. Özlediğimi sanmıştım ama yanılmışım. İşsizken iş kadınlarını görüp* Anam ben de böyle giyinsem topuklu ayakkabılarımı eteğimi de gitsem işe oh ne güzel. Bu kumaş pantalonlar etekler dolapta hiç giyilmeden mevisimi geçip rafa kalkıyor..* derken iş dünyası elbiseleri giyip de giyinip süslenip dışarı çıkmaktan ibaret değilmişi hatırlamak zor olmadı.
Çalışmanın tek ama tek güzel tarafı hayatını idame ettirecek parayı sana vermesi. Başka da bir boka yaramıyor. Yok kendini yeniliyorsun yok kendine güvenin geliyor  haa öyle..
Benim param olsa cebimde zaten kendime güvenim gelir, zaten kendimi geliştirmek için bir sürü şey yaparım. Hem iş stresinden uzak hem de zaman bol rahat rahat...

Beni bayram sabahı bunları yazdıran iş ortamımın ta...

Huzur istiyorum arkadaş biraz huzur çok paralar değil, huzur lan..
Olacak ama, bunlar bir sınav yenilmek yok mücadeleye devam.
Gül gibi bir iş en azından bu kadar saçma bir ortamın olmadığı bir iş mutlaka vardır .
İnanıyorum, yani inanmalıyım :)

20 Ekim 2012 Cumartesi

Hayatımdaki Gelişmeler


Oy neredeyse 4 aydır yazmıyormuşum ya la.
Hayatımdaki en önemli gelişme 07.10.2012 tarihinde nişanlanmak diyebilirim. Nişanımız sadece ve güzeldi. Ama öncesi stresliydi nasıl olacak, nasıl gececek telaşı vardı. Ama geçti çok şükür..
Nişandan sonra sık sorulan sorular..
''Düğün ne zaman?''
Ah bir bilsem ne zaman... Umarım çok fazla uzamaz evlenip çoluk çocuğa karışmak istiyorum bir an önce hayırlısı tabi..

İş devam.. Ama yeni iş arama sürecine girdim. Saçma sapan insanlara sırf kıdemliler diye eyvallah çekmemenin sonu istifa sanırım. Bu yüzden de *he* diyip geçmekte fayda var, en azından yeni bir iş bulana kadar.
Huzurlu daha sağlam bir firmaya geçmek istiyorum çalışmalarım başladı. Umarım çok fazla yıpranmadan daha rahat huzurlu bir ortamda çalışmaya devam ederim.


Bakalım bu 4-5 ay önemli benim için. Evlilik hazırlıkları , iş dünyası... Nasıl geçecek neler olacak merak ediyorum.
Dua ediyorum her şey yolunda gitsin ve artık işte huzuru yakalayım diye.

Olacak işte zorla işte:)

30 Haziran 2012 Cumartesi

Gözlük Almak Farz Oldu


Bu arpacıktan sonra mıdır bilmiyorum çok ufak yazıları göremeyeye başladım. Zorlanıyorum, zorladıkça da gözlerim yanıyor ve ağrıyor.
Geçen gün markette çikolata alacağım dur dedim kalorisine bakayım. Arasına ufacık yazmışlar, okumaya çalışıyorum rakamlar değişiyor falan, kafayı yiyeceğim. okuyamadım tam olarak gözümü zorladığım için de gözüm acayip ağrıdı. Eve geldim annemin 2 numara gözlüğünü tutup okuyabildim . Tamam gözüm iki numara değildir ama o küçük yazıları rahat okuyabilmem lazım.
Bana göz doktoru yolları gözüktü anlaşılan.

17 Haziran 2012 Pazar

Pilates Eşeği


İlk gördüğümde çok güldüm. İsmi de komik zaten. Çocuk nasıl pilates yapacak ki bununla? Ama çok şirin ya. Binicem üstüne vericem kırbacı!:)
Tam üzerinde binip zıplamalık. Çocuğuma alsam ben üzerinden inmem ayol.
Denemek lazım:)

16 Haziran 2012 Cumartesi

Bikiniyle Hala Fazlalıklarım Var Lan

Yememe dikkat ediyorum dostlar, spor yapıyorum. Tatlıyı bile minimum düzeye indirdim,çoğu gün yemiyorum bile. Pirinç pilavı yemiyorum ya, özledim tadını.
Tartı da da güzel rakamlar görüyorum. Giyinik de kot ,etek falan güzel duruyor tamam diyorum oldum ben.
Anam bikiniyi bir deniyorum yok abi hala kalça çanak gibi, basenler yanlardan şiş duruyor.
Çıplak hala ince durmuyorum. Üst taraf güzel eyvallah ,ama alt taraf... Üstle alt arasında en az  2 beden fark var.
Denize girmekten soğudum. Gülben Ergen gibi denizden çıkar çıkmaz havluya sarılacağım bu sene de!

11 Haziran 2012 Pazartesi

Sevmediğim Mevsim Yaz

Birçok kişinin aksine sevmediğim mevsimdir yaz. Bir kere gündüzden hiç yararlanamıyorsun. Dışarı çıksan çıkamazsın güneşten, sıcaktan, nefes bile alamazsın, yürüyemezsin, spor yapamazsın. Anca güneş batınca bir şeyler yaparsın.
Bir tek denize girme muhabbeti var onu da çok sevmiyorum tuzlu su , güneş yok yaa sevmiyorum ben yazı.
Oysa ilkbahar ne güzeldi sonbahar da öyle.. Neyse 3  ay hatta İzmir'de 4 ay katlanacağız:(
Hayırlı yazlar, umarım çok bunaltmadan güzel bir yaz olur.

20 Mayıs 2012 Pazar

Eyvah Düşüyorum


Esen Yenenler'in sunduğu StarTv'de Çarşamba 23.15 ve Perşembe 20.00'de yayınlanan yarışma programı. Süper eğlenceli arkadaşlar. Esen Yenenler yarışmayı harika sunuyor, çok eğlendiriyor. Çok başarılı.
Eskiden sadece Çarşamba günüydü , şimdi Perşembe günü de yayımlanıyor. Yalnız yarışan tipler biraz marjinal tipler, bilerek seçiliyor olsa gerek, eğlence olsun diye. Sonuçta şov dünyası. Ama eğleniyorum izlerken. Tavsiye ederim.

18 Mayıs 2012 Cuma

Deniz Börülcesi


Efenim önce Vikipedi'den bilgi vereyim.

Deniz börülcesi, deniz kıyısına yakın yerlerde yetişen bir bitkidir. Türkiye'de en çok Gökova'da yetişir, Tuz Gölü ve çevresi, Aksaray, Ereğli, Burdur ile Tarsus kıyılarında da rastlanır.
Deniz kıyılarında suyun gel-git yaptığı yerlerde sular çekildikten sonra yetişen bu bitki, tuzlu, ekşi ama lezzetlidir. Daha çok ilkbaharda tüketilir; çünkü sonbahara doğru deniz tuzunu iyice içine çeker. Haşlanarak salatası yapılır. İyotlu topraklarda yetiştiğinden iyot eksikliğine bağlı guatr hastalığına iyi gelir. İdrar artırıcı ve kuvvet vericidir. Çiğ tüketildiğinde mutlaka sirke kullanmak gerekir. Sarımsak, limon ve zeytinyağı karıştırılarak yapılan sos ile de tüketilir.

Yapılışı: Deniz börülcesini yıkayıp 15 dakika suda kaynatıyoruz. Sonra tek tek evet arkadaşlar tek tek o kılçıkları ayıklıyoruz. Uzun bir ot düşünün ince uzun, ucundan o kılcığını çekerek ayıklıyoruz. Sonrada sarımsak , çok az zeytinyağı ve az limonla servis yapıyoruz. Sakın ha tuz koymayın zaten deniz kıyısında yetiştiği için tuzludur. Tavsiyem de limonunu ve yağını çok koymamanız.
Şu mevsim tüketmenizi tavsiye ederim. Oldukça lezzetli , yemediyseniz mutlaka deneyin.

17 Mayıs 2012 Perşembe

Bugün Günlerden Özgürlük


Aşkım bugün terhis oldu. Sayılı gün geçiyormuş. Çok şükür sağ salim askerliğini bitirdi. Allah tüm askerlerimize böyle bir günü nasip etsin. Gerçekten bekleyen için de onur ve gurur verici bir durum. Sıra şimdi hayallerimizi gerçekleştirmekte....

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Astroloji Falan Hepsi Hikaye

Bir süredir kahve falı baktırmıyorum ve de buna inanmıyorum. Astroloji ile ilgili de şüphelerim vardı ne zamandır. Bugün Üstün Dökmen hocamı da dinleyince iyice karar verdim. Kesinlikle pozitif bilimle alakası olmayan astrolojinin saçmalığına karar verdim.
Ne zamandır burç yorumlarımı da okumuyordum zaten.
Ne kadar saçma! Arkadaşlar hepsi yalan, hikaye. Hele ki 3 tane boğa burcu insanını ard arda tanıyıp birbirirlerinden ne kadar farklı olduğunu görünce inancım sarsılmıştı zaten.
Bundan sonra burç falan kimse bana hikaye anlatmasın.
Oh be rahatladım, pozitif bilim gibisi yok:)

01- Adana ( Şafak Burada Biter)


Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı güney-orta Anadolu'da bulunan 2011 yılı itibariyle 2.108.805 nüfusuyla Türkiye'deki en kalabalık beşinci ildir. İin idarî merkezi, sakinlerinin %76'sına ev sahipliği yapan Adana şehridir. İl, coğrafi ve ekonomik olarak Mersin, Osmaniye ve Hatay ile beraber Çukurova'nın bir parçasıdır.
Dünyanın en önemli mutfaklarından biri olarak kabul gören ve geleneksel Türk ve Akdeniz Mutfağının birçok özelliğini içerisinde barındıran Adana mutfak kültüründe; acı, ekşi, narenciye, deniz ürünleri, zeytinyağı ve yeşillikler sıkça kullanılmaktadır. Adana Mutfağı'nda et oldukça önemli bir malzemedir ve mutfak ürünlerinin çoğunda et kullanılmaktadır. Adana Mutfağı'nın en ünlü yemeği tabiki lezzetiyle bağımlılık yapan, dünyaca meşhur Adana Kebap'tır. Kebap, genellikle bol salata çeşidinin yanı sıra yanında şalgam ile tüketilir.

15 Mayıs 2012 Salı

02- Adıyaman



Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir ilidir.
Sanayi siteleri:
Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi
1991 yılında kuruluş çalışmalarına başlanan Adıyaman Organize Sanayi Bölgesinde, 1996 yılında kamulaştırma ve etüd-proje işlemleri tamamlanmıştır. 1997 yılında altyapı çalışmalarına ve arsa tahsis işlemlerine başlanmıştır.
İl Merkezine 6 km uzaklıkta, ilimiz kuzeybatı istikametinde, Belediye sınırları içerisinde, TPAO tesisleri ile açılacak olan Adıyaman Kuzey Çevre Yolunun bitişiğinde 150 hektarlık alan üzerinde kurulan Bölge, 86 adet sanayi parseli ile 1. Derecede Kalkınmada Öncelikli Yöre, teşvik, imkân ve kolaylıklarıyla sanayicilerimizin hizmetine sunulmuştur.
Adıyaman Küçük Sanayi sitesi 1969 yılında kurulmuş 1987 yılında ihale edildikten sonra yapımına fiilen 30.4 1988 yılında başlanmış ve 2000 yılı içerisinde tamamlanarak hizmete açılmıştır. Toplam 350.000 m² alana sahip olan sitede 350 adet iş yeri bulunmaktadır.
Ancak Küçük Sanayi sitesinin ihtiyacı karşılayamaması nedeniyle 200 ek iş yeri 2001 yatırım programına alınarak inşaatına başlanmıştır.
Besni Küçük Sanayi sitesi
Besni'nin kayaardı mevkiinde 06.12.1993 tarihinde ihale edilen sitenin inşaatına Nisan 1994 yılında başlanılmıştır. Besni Küçük Sanayi Sitesi % 85 sanayi ve Ticaret Bakanlığı kredi desteği ile yürütülmektedir. Tamamlandığında 278 iş yerinin bulunacağı sitenin inşaatı % 30 oranında tamamlanmış olup, faaliyete geçtiğinde 1500 kişi istihdam edilecektir.
Gölbaşı Küçük Sanayi sitesi
22 Kasım 1989 yılında kurulan küçük sanayi sitesinin inşaatı Gaziantep yolu üzerinde belediye imar planı içerisinde 30 dönüm üzerinde devam etmektedir. K.S.S 100 iş yeri kapasiteli %70 sanayi ve Ticaret Bakanlığı Kredi desteğine sahiptir. Site tamamlandığında küçük esnaf ve zanaatkar daha sağlıklı ortamlarda daha iyi hizmet verme imkânına kavuşacaktır.

Öz Kahta Küçük Sanayi Sitesi

Kahta Küçük Sanayi Sitesi 27.09.1996 yılında kurulmuş olup, proje çalışmaları tamamlanmıştır. 2001 yılı revize yatırım programına alınması için girişimler devam etmektedir.
Kaynak vikipedi ve diğer bilgiler: http://www.adiyaman.gov.tr/

14 Mayıs 2012 Pazartesi

22 Gün Sonra Tatlı İle Buluşma Anı


Tarif edilemez bir mutluluk... Kesinlikle öneriyorum arkadaşlar yapın bunu. Elinizdekinin kıymetini anlıyorsunuz.
Her gün tatlı yerken bunun zevkini tam olarak bilemezken böyle aralar vererek yenen tatlının kıymeti o kadar büyük oluyor ki.
Hem iradenizi ölçmüş oluyorsunuz, hem her gün bir sürü kalori almıyorsunuz.
Ben kendimi ölçtüm, hedefim 3 haftaydı,bunu yaptım. Sıra bunu bir haftalık periyotlarda devam ettirmek.
Super bir duygu, kendimi tebrik ediyorum:)

Fotograf  İStanbul Cihangir, Elvan Pastanesi'ndeki Venedik isimli pastanın görüntüsüdür ve tadı enfes ötesidir.