27 Nisan 2012 Cuma

Mahalledeki Gürültü Manyaklığı

Bizim mahallede kafayı yememek için camı pencereyi açmamak, uyurken kulaklıkla müzik dinlemek gerekiyor. Odam evin arka tarafında ve arka çapraza yeni biri taşındı, kiracı. Bir köpek getirmiş. İki ev yanımızda çatıda köpek vardı zaten. Biraz ileriye de bir kiracı daha taşınmış o da çatıya köpeği salmış. Bütün gündüz yan gelip yatan köpekler gece 12 olunca havlamaya başlıyorlar. Ama öyle 5-10 dakikalık değil. Saatlerce...
Türkiye'den nefret etme sebeplerinden biri işte. İnsanların biribirine saygısı yok. Ülen köpeğin havlıyor saatlerce, bir kere ilgilenmiyorsun hayvanla. Sonuçta köpek bu, işi havlamak. Git çiftlikte yaşa çok meraklıysan. Almış Sibirya Kurdu'nu, bir de İzmir'de ona bakacak. Yazık hayvana. Hayvanı bir kere dolaştırdıklarını görmedim. Kıç kadar yere salmışlar, gerisini koyvermişler.
Bunun dışında yan komşunun inşaat işleri son hız devam ediyor ve bu işler genelde akşam saatlerinde yoğunlaşıyor. Çoğu sabah bu inşaat sesine uyanıyoruz, sanki kafamıza çakıyorlar o çivileri.
Mahalledeki çocuk sürüsünün hayvani çığırtkanlıklarını saymıyorum bile.
Nasıl bir ülke burası ya nasıl bir  alem?
Onları Allah'a havale ediyorum. Bana da sabır diliyorum...

Hiç yorum yok:

Biten ve Bitmeye Ramak Kalan Dostluklar

40'lı yaşlara dayandık be yavrular. Arkadaşlık, dostluk kavramlarına hep  önem vermişimdir hala da veriyorum. Bu zamana kadar çok...