8 Aralık 2009 Salı

Ezel/ Sadakat

Ne diziymiş kardeş , müptelası oldum. Böyle Türk dizisi izlemedim, hem de show tv'de.
Bu son bölümünde dayının sadakatla ilgili şu cümleleri beni benden almıştır.
'' Sadakat ya birine doğru koşmaktır, ya birinden kaçmaktır .Sadakat erdem değildir aslında, sevgiden kör olmaktır. Hep kaçtığın şeye, eninde sonunda yakalanmaktır sadakat. Yemin etmeden bir daha düşün, çünkü sadakatle başlayan her şey ihanetle biter.''
Ne sözler ama...
Dayının o düğümleri çözüp adamlarını da yanına aldığı sahnede yani bir bakıma da Ali'nin göt gibi kalıp arka arkaya ne oluyo lan repliğine geçişinde sevinçten evde bir başıma el çırpıp çığlık attım.
Benim de dayım olur musun Ramiz?

Ezel'in tuvalette Ali'ye verdiği ayar çok iyiydi. Ali'nin -Kimsin sen?- sorusuna -Ben her şeyi olan ama kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adamım.- lafıyla ayar vermesi ve Cengiz'in Eyşan'ı aldatma görüntülerinde Eyşanla birlikte şahit olurken o aradan Cengiz'e intikam dolu pis pis bakışı harikaydı.
Ömer'in babasının sofranın başında Ömer için ağlaması ve atölyede Ömer'in eşyalarını Can'a verdikten sonra hafiff pişmanlık içeren konuşmaları hüzünlendiriciydi.
Eyşan'ın aldatılan kadın profolinde o anda yani aldatıldığını öğrendiği anda neler hissedebileceğini çok iyi anladığımdan sonraki merdiven başında ağlaması başarılı ve inandırıcıydı.
ve son olarak;

Dayı yigenin olmak istiyorummmm...

1 yorum:

ENERJİ dedi ki...

Aynen o söz beni çok etkiledi ya:)

Biten ve Bitmeye Ramak Kalan Dostluklar

40'lı yaşlara dayandık be yavrular. Arkadaşlık, dostluk kavramlarına hep  önem vermişimdir hala da veriyorum. Bu zamana kadar çok...